WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/191
KARAR NO : 2024/130

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/08/2021
KARAR TARİHİ : 15/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan ), davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- ait ---- İli---- İlçesi ---- Bulvarı -----Nolu binanın önünde park halinde bulunan ----- plakalı ----marka aracına16.11.2020 tarihinde daha sonra ismini öğrendikleri ---- adlı kişi --- plakalı ---- renkli ----- marka motorsikleti ile çarptığını, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış-----plakalı aracın davacının----- plakalı aracına çarparak davacıya ait sigortalı aracın hasara uğramasına neden olduğunu, olay yerinde tutanakların düzenlenmesi sırasında kendisi kaçmış olup daha sonrasında olay yerine çağrılan trafik denetleme şube müdü polis memurlarınca olay tutanak altına alındığını, tutanaklardan da görüleceği üzere çarpma sonrasında ----- plakalı aracın sol ön kapı kısımlarında maddi hasar gerçekleşmiş olup bu hasar müvekkil tarafından giderildiğini, kaza sonrasında araçta meydana gelen hasar 2.360,00TL olup buna ilişkin faturayı ekte sunduklarını, söz konusu kaza, aracın ekonomik değerinde önemli bir kayba yol açtığı gibi, aracın tamiri süresince de araçtan yararlanılamadığını, bu da fiili zararlar yanında belirli bir kardan yoksun kalınmasına da yol açtığını, söz konusu araçta meydana gelen tramer kaydına göre tespit edilecek değer kaybının ve aracın tamiri sürecince yararlanılamadığı için meydan gelen günlük zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ile sigorta kapsamında davalı yanca tazminini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 2.360,00 TL 'nin olay tarihi olan 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı şirkete başvuru şartı zorunluluğu yerine getirilmediğinin davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ----- İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, davacı tarafından araçlarda meydana geldiği iddia edilen maddi zarara ilişkin işbu dava ikame edildiğini, Mahkeme tarafından davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemek adına Sigorta Bilgi Merkezine müzekkere yazılarak kaza tarihi itibariyle davacının belirttiği araçlarının kasko şirketinin öğrenilip bu kasko şirketine ayrıca müzekkere yazılarak uyuşmazlık konusu olaya ilişkin açılan hasar dosyasını ve eksper raporunu, davacıya bir ödeme yapmış ise bu ödemelere ilişkin dekontların talep edilmesi gerekmektedir. Bu husus bu yargılamanın esasına etki edecek olup bu durum değerlendirilmeden bir karar verilmesi durumunda davacı sebepsiz zenginleşmiş olacağını, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan haklarımız saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazların karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ----- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, ZMMS Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Fatura, Beyan Tutanağı, İsticvap, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd, 1483 vd maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında davacı vekilinin beyanı gereği kendisi mazeretli kabul edilerek yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay-----HD'ni 15/03/2018 T. ------sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 16/11/2020 tarihinde davacı adına tescilli ----- plakalı park halinde buluna hususi otomobiline dava dışı ----- sevk ve idaresindeki -----Plakalı motosikletin çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacının aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği , kazada kusurun kusurun davalı sigorta şirketinin müteselsil olarak sorumluluğunda bulunan motosiklet sürücüsünde olduğu iddiasıyla meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan onarım bedeli ve değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinden tahsili istenmektedir. Davaya konu kazada davacı tarafça sürücüsü ve maliki ----- kusurlu olduğu öne sürülen ------ plakalı motosikletin kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine 02/08/2020-02/08/2021 başlanğıç - bitiş tarihli maddi hasar halinde araç başına 41.000,00 TL limitli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda ----- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davacının beyanına göre ----- plakalı motosiklet sürücüsünün davacının aracının sol ön kapı kısımlarına çarparak kaçtığı ve buna göre kusur dağılımı yapılamadığı yazılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak ortaya çıkan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti esasına göre hasara bağlı onarım bedelinin ve değer kaybı miktarının gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle tespiti halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağını ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur ve hasara göre onarım bedeli ve değer kaybı konusunda teknik bilgi gerektiğinden HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 15.10.2023 tarihli raporda özetle ;-----plakalı aracın firari sürücüsünün meydana gelen kasada asli ve % 100 kusurlu olduğu------ plakalı aracın sürücüsünün herhangi bir kusuru olmadığı, davaya konu aracın hasar bedelinin KDV hariç 2.360 TL olduğu, değer kaybının 500 TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin 413 TL olduğu, talep edilebilecek tazminat miktarının toplamda 3.273 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bu rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememizce yapılan değerlendirmede kaza tutanağı ve isticvap beyanı esasında öncelikle davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/l maddesi gereğince park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün araç nizamlara uygun park halinde bulunduğundan kusurunun bulunmadığı şeklinde yapılan kusur tespitine havi bilirkişi raporu gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmekle aynen benimsenmiştir. (TBK, 74, HMK 266, Yargıtay ----.HD.------.) Hasar onarım ve değer kaybı bedeline gelince bilirikiş raporuna göre hasar onarım ve değer kaybı bedeli için belirlenen miktarların da günün ekonomik koşullarına ve piyasa rayiçlerine göre kadri maruf ve yerinde bulunmuş ve işbu rapor da hasar onarım ve değer kaybı bedeli olarak belirlenen miktarlar gerçek zarar ilkesinden hareketle olaya uygun olduğu kabul edilmiştir. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara göre davalıya sigortalı motosiklet sürücüsünün tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği ve bu ilkeden hareketle davacının davalıdan halihazırda 2.360 TL hasar onarım bedeli ve 500 TL değer kaybı alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından tahkikat tamamlanmadan dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266 vd. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, davalıya sigortalı aracın hususi/motosiklet niteliğine göre işlemiş ve işleyecek yasal faizi tür ve oranı ve poliçe teminat limiti de gözetilmek ve gösterilmek suretiyle davanın kabulü ile; 2.360.00 TL hasar onarım tazminatı ve 500,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 2.860.00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 06.02.2021 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6, TBK, 49, 50,51/1, 74, 117/1, TTK, 1401 vd, 1409, 1459, 1461, 1463, 1483, KTK. 85, 86, 88, 91, 97, 99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, HMK, 169 vd. 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 2.360.00 TL hasar onarım tazminatı ve 500,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 2.860.00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 06.02.2021 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcına 59,30 TL peşin harcın ve tamamlanma harcı olarak yatırılan 35,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 333,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı 59,30 TL peşin harç, 35,00 TL ıslah harcı ve 8,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti , 256,45 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.418,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 2.860,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 2.860,00 TL< 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.