T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/189
KARAR NO : 2024/420
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2022
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ----- İcra Dairesinin -----sayılı dosyasıyla müvekkil ... icraya verdiğini, icra takibine konu çek üzerindeki imza müvekkili ...ait olmadığını, ... ...bir borcu da bulunmadığını, icra takibi sırasında haciz baskısıyla 21.000 TL tahsil edildiğini, müvekkilin kalan ödemesi 7.000 TL olduğunu, söz konusu konuyla ilgili arabuluculuğa başvurulduğunu ve arabuluculuk sonunda anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilin ilgili icra dosyasından kalan 7.000,00 TL için borcunun olmadığının tespitine, menfi tespit ve istirdat rakamları üzerinden davalının % 20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Yargıtay ----- HD ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." şeklindedir.----BAM ----. HD ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "Davacı, takibe konu çekteki imzanın şirket yetkisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı taraf ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı şirketin takibe konu 30/11/2016 keşide tarihli, 100.000 TL TL tutarlı çekin keşidecisi göründüğü, davacının çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle işbu davayı açtığı, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ile, "Çekteki davacı şirket adına atılı keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı" sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. " şeklindedir.
---- BAM ----. HD ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "Takibe konu çekin lehdarı ve ilk cirantasının davacı ------ bilebilecek konumda olduğu, icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir ." şeklindedir.
---- BAM ---- HD --- Esas ---- Karar sayılı ilamı; "Kötüniyet tazminatına gelince; dava konusu çekte keşideciye atfen atılı imzalar ile aval verenlere atfen atılı imzaların görünürde benzer olduğu, davalının da çekte lehtar konumunda olup bu durumu bilebilecek durumda olduğu dikkate alınarak kötüniyet tazminatına hükmolunması yerinde ise de; kötüniyet tazminat tutarının da harçlandırılmayan değer üzerinden hesaplanması hatalı olmakla..." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasında ----- İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı icra dosyasına konu dava konusu senede istinaden 21.10.2021 tarihinde davacının abisi olan ---- tarafından 10.000 TL, 26.10.2021 tarihinde 5.000 tl ve 29.12.2021 tarihinde 3.000 tl, 24.02.2022 tarihinde yine ----- tarafından kardeşi davacı ... adına 3.000 tl ödeme olmak üzere toplam 21.000 TL ödeme yapıldığı ve bakiye 7.000 TL nin ödenmediği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, ATK Fizik İhtisas Dairesinin 02/04/2024 tarihli raporunda "...İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ile ... mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği.." yönünde kanaat bildirildiği, bu haliyle dava konusu çekten kaynaklı olarak davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafça davalıya ödenen 21.000 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren tarafların tacir olmaması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan istirdadına, davalının dava konusu çekte keşideciye atfen atılı imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek konumda olduğu, bu haliyle icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının -----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosyasında ve takibe konu ----- çek numaralı 30/06/2020 Keşide tarihli 20.000,00 TL Bedelli çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, toplam 21.000 TL'nin 10.000 TL'lik kısmı bakımından 21.10.2021 tarihinden, 5000 TL'lik kısmı bakımından 26.10.2021 tarihinden, 3.000 TL'lik kısmı bakımından 29.12.2021 tarihinden, 3.000 TL'lik kısmı bakımından 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,-Davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile 20 000 TL'nin %20'si olan 4.000 TL kötü niyet tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.434,51 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 478,17 TL peşin harcın mahsubuyla 956,34 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 478,17 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 309,75 TL ve 4.775,00 TL ATK fatura bedelinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!