WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/148
KARAR NO : 2024/366

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, ------.İcra Müdürlüğü’nün ----- Sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini, müvekkilinin, hak kaybına sebebiyet veren bu mağduriyetinin giderilmesi için 12.01.2022 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, ---- arabuluculuk numarası ile Arabulucu ------ nezaretinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde tarafların anlaşamaması üzerine arabuluculuk faaliyeti 31.01.2022 tarihinde son bulmuş olup iş bu davanın 1 yıllık süre içerisinde açılması zorunluluğu doğduğunu, davalı şirketin borcu olmadığına dair beyanları kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında satın alma sözleşmesine dayanan bir ticari ilişki olduğunu, davalıya farklı tarihlerde satılan ve sevk irsaliye ile de teslim edilen malların bedelinin ödenmediğini, icra takibinin başlatıldığı tarihten bir gün sonra davalı şirketin 150.000,00 TL ödeme yaptığını, bu tutar düşüldükten sonra 225.083,80 TL alacağının muaccel olduğu yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit olunacağını, işbu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulüne, davalı----İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takibin 225.83,80-TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve kötü niyetli iddialarının kabulü mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisinin olmadığını, faturaya sekiz günde itiraz etmememizin kendilerini borç altına sokamayacağını, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında temel borç ilişkisinin (bir sözleşme) bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmayacağını, davacı tarafından gerek sözleşme gerekse de cari ilişki nedeniyle teslim ve ifa edilmiş bir mal bulunmadığını, teslim ve ifa edilmeyen ve var olmayan ticari ilişki mesnet gösterilerek talep edilecek bir alacağın da olmadığını, davacı tarafından sunulan faturalardaki malların teslim edildiğini ispatlanamadığını, davaya konu takipteki borçların ödenmiş olduğunu, davacının takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:
----. İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, ---- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir."Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşma bulunması veya taraflar arasında bu konuda bir uygulama ve teamülün oluştuğunun belirlenmesi bulunması gerekir.Davacı tarafça daha evvel vade farkı faturası düzenlenip davalı tarafından ödendiğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Davacının protokol sonrasında ödemeleri aldıktan sonra davalı şirkete 109.826-TL tutarında vade farkı faturası düzenlediği,bu fatura davalının ticari defterlerine fatura kayıt edilmiş ise de faturaya itiraz süresi içinde iade faturası düzenlenerek iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle alacağın davalının kabulünde olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Esasen vade farkı talep edilebileceğine ilişkin bir anlaşma veya teamül bulunmadığı belirlendiğinden ayrıca tarafların arasındaki ticari ilişki ibraname ile sonlandığından davanın reddine ilişklin karara yönelik olarak davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." ---- BAM---- HD.---- Esas ------ Karar.Vade farkı, ancak taraflar arasında vade farkı ödeneceğine dair bir sözleşme olması veya vade farkı ödenmesine ilişkin bir teamül oluşması halinde istenebilir (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2013 tarih ve -----. Sayılı, Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin 28/01/2016 tarihli ---- sayılı ilamı).
Somut olayda; davacı tarafça davalıya farklı tarihlerde satıldığı ve sevk irsaliyesi ile de teslim edildiği iddia edilen mallara ilişkin 11 adet fatura aşağıdaki şekildedir.
04.01.2021 Tarihli ---- Fatura Numaralı, 28.061,82 TL bedelli Fatura, 26.03.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 54.090,81 TL bedelli fatura, 07.04.2021 Tarihli ---- Fatura Numaralı 14.019,67 TL bedelli fatura. 16.04.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 4.363,52TL bedelli fatura, 10.06.2021 Tarihli, ----- Fatura numaralı, 42.281,65 TL bedelli fatura, 01.05.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 56.568,63 TL bedelli fatura, 01.05.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 42.426,48 TL bedelli fatura, 20.04.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 12.606,44 TL bedelli fatura, 30.06.2021 Tarihli ---- Fatura Numaralı, 36.566,34 TL bedelli fatura, 19.05.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı 25.276,34 TL bedelli fatura, 16.10.2021 Tarihli ----- Fatura Numaralı, 28.851,00 TL bedelli Fatura.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafça takibe konu edilen toplam 11 adet 345.112,70 TL bedelli faturadan 16.10.2021 Tarihli 28.851,00 TL bedelli Fatura haricindeki toplam 316.261,70 TL bedelli 10 adet faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 01.06.2021 tarihinde 4.363,53 TL ve 24.12.2021 tarihinde 150.000,00 TL olmak üzere 154.363,53 TL lik ödeme yapıldığı, icra takibine konu edilen faturalar arasında yer alan 16.10.2021 Tarihli 28.851,00 TL bedelli vade farkı faturasına ilişkin alacak talebinde bulunulabilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde hüküm bulunması ya da 2'den fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmiş olması gerektiği ancak somut olay bakımından her iki durum bakımından aranan şartların gerçekleşmediği, bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinde bulunulmuşsa da TTK 18/3 maddesine göre usulüne uygun olarak davalı tarafın ihtar ile temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir yazılı delil bulunmadığı anlaşılmakla; icra takibine konu ve davalı taraf defterlerinde yer alan 10 adet fatura bedeli toplamından davalı tarafça davacı tarafa yapılan 154.363,53 TL lik ödeme mahsup edildiğinde (316.261,70 TL-154.363,53 TL) davacı tarafın davalı taraftan olan alacağının 161.898,17 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla davacı tarafın fazlaya ilişkin alacağı ve takip öncesi işlemiş faiz alacağı taleplerinin reddi ile davanın 161.898,17 TL asıl alacak bakımından kabulüne, alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından--- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 161.898,17 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 161.898,17 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 161.898,17 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere 32.379,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.059,26 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.968,45 TL peşin harcın mahsubuyla fazladan yatıralan bakiye 9.090,81 TL nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 1.968,45 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.557,50 TL nin kabul red oranına göre 1.839,55 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 25.903,71 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.122,07 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 437,93 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.