T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/725
KARAR NO : 2024/434
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket gerek mağaza gerek online alışveriş sitesi -----, çanta, giyim, aksesuar olmak üzere pek çok farklı kategoride dünyaca ünlü markalara ait ürünlerin satışını gerçekleştiren, sektöründe öncü bir firma olduğunu, davacı şirket tarafından satımı gerçekleştirilen ürünlerin olası hasar ve risklere karşı korunması adına davalı şirketten, davacı şirketin depolarındaki ürünler için işyeri paket sigorta poliçesi yaptırıldığını, davacı şirkette 2018 yılı Mayıs ayı ve 2020 yılı Haziran ayı tarihleri arasında davacı şirket çalışanı ---- tarafından gerçekleştirilen eylemler neticesinde davacı şirketin farklı depolarında bulunan satış fiyatıyla 1.321.720,00 TL, maliyet fiyatıyla 543.461,00 TL tutarında ürünün çalışan tarafından bünyesine geçirildiği/çalındığı tespit edildiğini, bu kapsamda -- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık incelemesinin devam ettiğini, Savcılık incelemesi devam ederken dosyada davacı şirketin eski çalışanı ---- Savcılığa verdiği ifadesinde soruşturma konusu olaya ilişkin suç eylemlerini gerçekleştirdiğini kabul ettiğini, meydana gelen olay nedeniyle davacı şirketin eski çalışanı tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle davacı şirket depolarından ürünlerin haksız kazanç elde edilerek eksiltilmesi nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını, meydana gelen olay neticesinde davacı şirkete ait yaklaşık 45 depodan ürün çalındığını, davacı şirket tarafından her depoya ayrı ayrı sigorta poliçesi yapıldığından sigorta poliçelerinden toplam 23 poliçeye, poliçe teminatı kapsamında %10 muafiyeti hariç 134.809,64 TL hasar tutarı denk oluştuğunu, açıklanan olayların davalı tarafından yapılan sigorta poliçe teminatı kapsamında girmesine rağmen, hasar bedelinin tahsili için davalı şirket ile yazışmalar/görüşmeler yapılmışsa da davalı tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı şirkete ------ Noterliğinin 30.07.2021 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zarar ödemesinin yapılması yönünde ihtarname gönderildiğini, ancak tanınan süre içerisinde de davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, 19.10.2021 tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah olunan sebeplerle, fazlaya ve faize dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile 134.809,64 TL tutarlı alacaklarının haksız fiillerin işlendiği tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde de açıkça belirttiği üzere, davacının iddia ettiği usulsüz işlemlerin bir kısmı 2018 yılının Mayıs Ayından itibaren yapılmaya başlandığını, davalı şirket tarafından düzenlenen poliçelerin vadesi 06-12-2019-31-07-2020 olduğunu, yani davalı şirketin aleyhine sadece bu tarihlerde meydana gelen zararlar için dava açılabileceğini, poliçe vadesinde oluşmayan zararlar yönünden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığından, poliçe vadesine girmeyen zarar talepleri yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu emniyet-i susitimal fiili için Şüpheli ---- hakkında davacı tarafça şikayet yoluna gidildiğini, şüpheli açılmış bir ceza olup olmadığının araştırılması, ceza davasının sonucuna göre dava konusu talebin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------Sor. No lu dosyasının ve açılmış ise ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı taraf, birden çok poliçeye dayanarak dava açtığını, fakat birbirinden bağımsız bu poliçelerden hangisinden ne tutarda talepte bulunduğunun belli olmadığını, ---- Sigorta Şirketi tarafından da farklı vadeli poliçe ya da poliçeler bulunduğunu, taleplerin mükerrer olup olmadığı belli olmadığını, davacı tarafın zararını somutlaştırarak hangi poliçeden, hangi tarihte meydana gelen hangi zararı istediğini açıkça tespit etmesi her bir poliçe için talebini ayrıştırması gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere, davacının iddiasına göre usulsüz işlemler 2018 yılının mayıs ayında yapılmaya başlandığını, öncelik bu tarihte yapılan usulsüz işlemlerin poliçe vadesinde gelmemiş olması nedeniyle itirazlarını tekrar ettiklerini, poliçe vadesinde meydana gelmeyen bu zararlar aynı zamanda zamanaşımına uğradığını, öncelikle dava konusu edilen tutar ve daha sonra bedel artırımı ya da ıslah ile talep edilebilecek tutar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin, davacı tarafın tüm ticari faaliyet adreslerini sigorta teminatı kapsamına alan "torba poliçe" yapmadığını, davacı tarafın çeşitli şubelerini teminat altına alan birbirinden ayrı, bağımsız poliçeler yaptığını, davalı şirket her bir şube için ayrı ayrı poliçeler düzenlediğini, her bir şubenin riziko adresini poliçe üzerinde açıkça belirttiğini, davalı tarafın tüm şubelerini kapsayan tek bir poliçe yapılmasının tercih edilmemesi tesadüfi değil, bilinçli bir risk değerlendirmesinden kaynaklandığını, davalı şirket her bir şubenin riskini ayrı ayrı değerlendirdiğini, şube bazında çalışan personel sayısını da dikkate alarak risk/teminat/poliçe primi değerlendirmesi yaptığını ve risk/teminat/ prim tutarını buna göre belirlediğini ve şube bazında sigorta yaptığını, davalı şirket tüm şubeleri kapsayan, ya da genel müdürlük büynesinde çalışan birinin yapacağı ya da organize bir "emniyet-i suistimal" suçu için teminat vermediğini, sigortalanan her bir şubede çalışan personel sayısına göre o şubede meydana gelebilecek "emniyet-i suistimal"den kaynaklanan riskler 20.000TL (%10 mufaiyet şartı ile) teminat tutarlı poliçeler düzenlediğini, birbirinden bağımsız poliçeler ile teminat verilen risk, riziko adresinde belirtilen şube personeli tarafından, riziko adresinde çalışan tarafından gerçekleştirilecek "emniyet-i suistimal" fiili sonucunda oluşabilecek zararlar için olduğunu, genel müdürlük personeli ya da herhangi bir personel tarafından yapılan usulsüz işlem ya da emniyeti-i suistimal fiili için teminat verildiğinin kabulü "riziko adresi", "her bir sigorta sözleşmesinin birbirinden bağımsız olduğu" ve benzeri temel sigorta hukuku kurallarına ve sigortacılık uygulamalarına aykırı olacağından kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın talebi ile şüphelinin beyanı arasında fahiş derecede fark bulunduğunu, davacı şirketin tüm stok açıklarının şüpheli ----eylemi sonucunda oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, davlı şirketin, davacı tarafın "stok açığı" için değil, poliçedeki riziko adreslerinde, riziko adresinde çalışanlar tarafından gerçekleştirilen "emniyet-i suistimal" fiili için teminat verdiğini, davacı tarafın stok açığı için talepte bulunmasının yasal bir dayanağı bulunmadığını, şüpheli ----- hakkında açılmış bir ceza olup olmadığının araştırılması, ceza davasının sonucuna göre dava konusu talebin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma nolu dosyasının ve açılmış ise ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; usule ilişkin itirazların kabulü ile davanın usulden reddine, esasa ilişkin itirazların kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve hükmedilecek avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Davacı Şirkete Ait Ticaret Sicil Kayıtları, --- CBS 'na Ait ----- Soruşturma Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, -------Noterliğinin 30/07/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname, Hasar Dosyası ve İşyeri Paket Sigorta Poliçeleri, Ticari Defter ve Belgeler , Bilirkişi Raporları, Tanık, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----; 'Ben yaklaşık 13 yıldır, davacı şirkette çalışırım halen --- bir ---- AVM'de mağaza müdürü olarak çalışıyorum, --- - isimli kişi de davacı şirkette web sitesinden sorumlu kişi olarak çalışıyordu, bu kişi internet üzerinden yapılan alışverişleri takip ediyor ve yapılan alışverişlere göre ürünleri alıcılara gönderme işini yapıyordu, bu kişi internet üzerinden yapılan alışverişlere göre davacı şirketin değişik AVM lerden bulunan mağazalardaki ürünleri tedarik edip alıcılara göndermesi gerekiyordu, ancak bir süre sonra bu kişinin mağazalardan ürünleri teslim aldığı halde alıcılara gönderimini yapmadığı ortaya çıktı, bu kişi hakkında tutanak tutuldu ve şikayet edildi, benim ne kadar ürün gönderilmediği veya toplam zarara ilişkin bilgim yoktur, bu konu bilgi işlem birimine bakan arkadaşın bilgisindedir dedi.
Davacı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: her mağazanın kendi stoğu bulunmaktadır, her mağazanın kendi stoğu farklıdır, ürünlerin genel takibini merkez yapmakla birlikte her mağazanın kendi deposunda stoğu ve ürünleri bulunmaktadır , işleyiş bu şekildedir, bize gelen ürünler doğrudan satın almaya bağlı olarak şubelere gönderilen ürünlerdir, ayrıca merkezi bir depo bulunmamaktadır, ürünler lojistik tarafından ihtiyaca göre doğrudan şubelere dağıtılmaktadır dedi.
Davalı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: ----- isimli çalışan işe 2018 yılında girmişti ve olaylar ortaya çıktıktan sonra 2020 yılının Haziran ya da Temmuz ayında işten çıkartıldı, bu kişinin anlattığım eylemleri daha çok pandemi döneminde meydana gelmiştir, zira pandemi döneminde alışverişler daha çok internet üzerinden yapılmaktaydı, ---- genel merkezde çalışıyordu, şirketin ---- ofis şeklinde merkezi bulunuyordu, kendisi de sürekli olarak burada bilgisayar başında iş yapıyordu, ancak ürünleri almak için kargoları da bahane ederek şubelere gelip ürünleri kendisi teslim alıyordu, sonradan öğrendik ki aldığı ürünleri alıcılara teslim etmiyormuş dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'Ben yaklaşık 4,5 yıldır davacı şirketin ---- AVM de bulunan mağazasında müdür olarak çalışırım, bana sormuş olduğunuz ------ kişi de 2018-2020 yılları arasında davacı şirketin ----- bulunan merkezinde e-ticaret sorumlusu olarak çalışmıştı, bu kişi yaklaşık 2 yıl boyunca benim mağazamdan da ürünler teslim almıştır, bu ürünleri özellikle kendisi gelip teslim alıyordu, bu kişi bize önceden telefon açarak ürünleri hazırlamamızı, ürünlerin kendisi tarafından alınacağını talep ediyor ve bir süre sonra ürünleri kendisi fiilen alıyordu ve gidiyordu, şirketin işleyişi bu şekildeydi, biz kendisi merkezde e-ticaret sorumlusu olarak çalıştığı için ona güveniyorduk ve istediği her ürünü teslim ediyorduk, bir süre sonra bu kişinin bizden ve başka mağazalardan teslim aldığı ürünleri aslında alıcılara teslim etmediği ortaya çıktı bu kişi bu ürünleri sanal olarak çıkışını yaptığı halde müşteriye teslim etmemiştir, bu şekilde şirketin zarara uğramasını sebebiyet vermiştir, bu olay ağırlıkla pandemi sürecinde meydana gelmiştir, pandemi sürecinde kargoların çalışmadığını söyleyerek ve gerçekten de kargo firmalarının yetersiz kalışından dolayı ürünleri elden teslim alıyordu, biz de bu gerekçeye inandığımız için teslim ediyorduk, bizim şirketin merkezi bir stoğu yoktur, her mağazanın kendi stoğu mevcuttur, ismi geçen kişinin mağazalardan istediği şekilde ürün alabilmesinin sebebi esasen benim işimin başında görülen kişi olması nedeniyledir, benim mağazamda yaklaşık 2 yıl boyunca tahmini en az 50 çift ayakkabı bu şekilde çıkarılmıştır, bu kişi hakkında bildiğim kadarıyla şirket tarafından işlem yapılmış ve şikayetçi olunmuştur dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'Ben yaklaşık 2003 yılından beri kısa bir süre ayrılmakla birlikte ve halen davacı şirkette bilgi işlem şefi olarak 2019 yılı sonuna kadar çalıştım, ancak ben işten ayrılmama rağmen pandemi sürecinde şirkete dışardan destek vermeye devam ettim, bana sormuş olduğunuz---- kişi de, davacı şirkette 2018-2020 yılları arasında sanal satış şefi olarak çalışmıştı, bu kişi şirketin merkezinde bilgisayar başında internet üzerinden yapılan alışverişleri koordine ediyordu, bizim merkezimizde herhangi bir stok yoktur, stok mağazalaramızda ve lojistik depomuzda bulunmaktadır, bu stoklar kullanılarak internet satışları yapılmaktadır, internet satışından yapılan sipariş hangi mağazaya düşmüş ise satışı oradan faturası kesilir ve müşteriye gönderilir, müşteriye gönderilme aşamasında ---- bey devreye girerek mağazalardan ürünleri fiilen toplayıp kendisi arabasına koyup götürmüştür, bu şekilde aldığı ürünleri müşteriye göndermemiştir, sanal mağazalarımız diye tabir ettiğimiz örneğin-----gibi sitelerde fiili olarak stok bulunmaması gerektiği halde bu tür mağazalarda stoğumuza ---- Bey tarafından irsayile girişi yapılmış ve kendisi bu tür internet ürünleri üzerinden ürünleri satışa koyduğunu tespit ettik, bu kişi fiili olarak transfer işlemini gerçek depodan sanal depoya çıkış yapmak suretiyle usulsüz işlemler yapmış ve şirketi büyük zarara uğratmıştır, biz patronun da olduğu ortamda bu durumu tespit ettik, kendisine de söylediğimizde ----- bu şekilde yaptığını itiraf etmiştir, bunun üzerine şirket tarafından ---- hakkında tutanak tutuldu ve işten çıkartıldı ve hakkında suç duyurusunda bulunuldu, ayrıca yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeniyle şirketin zararı çıkarıldı, hatırladığım kadarıyla 1 milyonun üzerinde bir zarar meydana gelmiştir. Genelde ---- bu usulsüz işlemleri pandemi döneminde yapmıştır, bu dönemde merkez ofis ve mağazalar kapalı olduğu için internet üzerinden bu şekilde sahte işlemler yapabilmiştir dedi.
Davalı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: biz sistemden tek tek yapılan usulsüz işlemleri çıkarttık ve tespit ettik, zira şirketin kullandığı ve her kullanıcının sadece kendi yetkisi ile girip işlem yapabildiği bir programdır, bu programda bilgiler çok net bir şekilde kayıtlıdır, dolayısıyla ------ yaptığı usulsüz işlemler de kolayca tespit edilmiştir, zira yaptığı bütün işlemler kendi kullanıcı ismi, kodu ve şifresi ile yapılan işlemlerdir, başkasının böyle bir işlem yapabilmesi mümkün değildir, bu tespite göre usulüz şekilde çıkarılan mallar da sayılmış, maliyet hesabı yapılmış ve zarar da tespit edilmiştir dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'Ben yaklaşık 10 yıldır davacı şirkette muhasebe ve personel sorumlusu olarak çalışırım, bana sorduğunuz ------ isimli kişi de, 2018-2020 yılları arasında davacı şirkette e-ticaret operasyon elemanı olarak çalışıyordu, bu kişi daha çok şirketin merkezinde duruyor ve stoklar üzerinden internetten yapılan alışverişleri takip ediyor ve buna göre ürünlerin gönderimini sağlıyordu, bu kişinin mağazalardan teslim aldığı bazı ürünleri müşterilere göndermediği ve kendisinin piyasada haricen sattığı ortaya çıktı, bunun üzerine kendisi hakkında tutanak tutuldu ve polise şikayette bulunuldu, kendisi sanırım bu durumu da ifadesinde kabul etmiştir, sözünü ettiğim kişinin ürünlerin satış bedeli ile 1.321.000,00 civarında maddi değere sahip 3060 civarında bir ürünü kendi nam ve hesabına kullandığı daha doğrusu mağaza stoklarından çıkardığı tespit edildi, bizim merkezde herhangi bir stoğumuz yoktur, ---- satışlarını mağaza stokları üzerinden yapıyordu, kendisi yakın bölgedeki AVM lerde kargoların çalışmadığını bahane ederek kendisi teslim alıp ürünleri gerçek alıcılara göndermiyor, bu kişi yaklaşık 2 yıl süre ile her gün mağazalardan 5'er 10'ar ürün çıkarmayı başarmıştır, bu kişi gerçekte internet üzerinden alışveriş yapılmadığı halde yapılmış gibi göstermiş ve mağazalardan ürünleri çekmişti, kendisi bu ürünleri dediğim gibi piyasada eritmiştir ve paraya çevirmiştir, bu eylemler daha çok 2019-2020 yıllarında özellikle pandemi döneminde yapılmıştır dedi.
Davalı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: biz bu ürün sayısının------bilgisayarında kendi kullanıcı kodu ile yaptığı işlemlerden tespit ettik, şirketin e-ticaret satışına ilişkin bir programı vardır, bu program stok ve sair tüm alışveriş ve işlemleri yapan kişiyi göstermektedir, dolayısıyla tespit bu teknik üzerinden yapılabilmiştir, bu kişi doğru ve gerçek satışlara fatura düzenlediği halde yasa dışı yapmış olduğu satışlara fatura kesemediği ve stoklarla oynayarak bu işlemi yaptığı için tespit edilebilmiştir, ilgili kişi olmayanı var gibi göstermek suretiyle stoklarla oynamış ve bu şekilde yaptığı işlemleri gizlemiştir, bu işlemlerin tamamını bilgisayar üzerinden yapmış ve yürütmüştür, bu kişi bildiğim kadarıyla herhangi bir eğitimi yoktur ancak yazılımlara ve internete ilişkin özel bir yeteneği vardı dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında rizikonun oluştuğu iddiasıyla oluşan maddi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar ile davalı tarafından süresinde usulüne uygun olarak öne sürüler zamanaşımı defi de 6102 Sayılı TTK'nin 1420.maddesi nezdinde incelenip değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığı değerlendirilerek bu kez takdiren sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek, mevcut ve toplanan tüm deliller incelenip değerlendirilerek davanın aydınlandığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada taraf vekillerinin son sözleri de dinlenerek tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında iş yeri paket sigorta poliçeleri bulunduğu ve işbu poliçelerin davacı şirketin Türkiye genelinde bulunan şubelerini kapsadığı, bir başka anlatımla şubelerde doğacak zararın teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Yine dosyada bulunan bilgi, belge ve soruşturma dosyasına göre davacı şirket çalışanı -----isimli işçinin davacı şirketin merkezinde çalıştığı ve emniyeti suiistimal niteliğinde eylemlerde bulunarak şirketi zarara uğrattığı sabittir. Bu anlamda adı geçen çalışan hakkındaki soruşturma sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmelerinde de, emniyeti suiistimal (güveni kötüye kullanma) hususunun teminat kapsamında olduğuna yer verilmiştir. Mahkememizce taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince davacının ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen üç kişiden oluşan bir bilirkişi heyetine verilmiştir. Bilirkişiler ---- , SMMM ----, ----- tarafından hazırlanan 21/06/2023 tarihli raporda özetle ; Davadışı ------ sistemde tanımlı olan ---- Kullanıcısı yetkilerini kullanarak, fiziki mağazanın (Örneğin ---- Mağazasının) deposunda olan gerçek ürüne ait kaydı, sistem üzerinden sanal mağaza deposuna sanal olarak taşıdığı (Örneğin gerçekte olmayan ---- sanal mağazasına) ürün transferlerini sistem üzerinden gerçekleştirdiği ancak kendisine “Mağaza Sayım Eşitleme Fişi” yetkisi tanımlı olmadığından, sanal mağazaların depolarındaki ürün sayılarını değiştirme, sıfırlama veya stok sayıları üzerinde oynama / müdahale yetkisi mevcut olmadığından, gerçekleştirilen şüpheli işlemlerin tespit edildiği, şüpheli işlemlere ait yapılan sorgulamalarda, Davacının dava dışı kişinin eylemleri nedeniyle 2.912 adet ürün bedelinin toplamda 543.461,00 TL tutarında zararın tespit edildiği, taraflar arasında akdedilen işyeri paket sigorta poliçesinde emniyeti suistimal sigortası teminat kapsamının işbu dava konusu emniyeti suistimalin, poliçenin vadesi içinde yapılmış olduğu ve poliçede belirtilen en az 3 ay aralıksız bordrolu olarak çalışmış ------ tarafından gerçekleştirildiği, ----haksız eylemi ile davacı şirkete ait şubelerde zarar meydana geldiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacı şirkete ait şubelere ilişkin ayrı ayrı yapılan poliçelerden zararın karşılanması gerektiği, davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında hem dönem hem de sorumluluğu bakımından tutar karşılığı olan 134.809,64 TL nin haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren ticari avans faiziyle talep edebileceği ve Davalı sigorta şirketinin taraflar arasında akdedilen poliçe/poliçeler kapsamında söz konusu tutarlardan sorumlu olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyet raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda özellikle davalı vekilinin itirazları ve talepleri doğrultusunda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden farklı bir bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Bu kez bilirkişi Dr. Öğretim Üyesi ---- - tarafından düzenlenen 14/02/2/024 tarihli raporda ise sonuç olarak; Davacı personeli ---- emniyeti suistimal ettiği zararları, Tablo 1.’de yer
alan 23 sigorta poliçesinin riziko adresi(Şirket Merkezi) dışında olan, ----şirket merkezi olan “----- adresinde gerçekleştirdiği kabul edilirse, sigorta içtihatları(Yargıtay Esas: ----- Karar: ------), “işyeri paket sigortası” genel şartları kapsamı dahilinde,dava konusu poliçelerdeki riziko adresi ile zararın meydana geldiği yerin aynı olmaması sebebiyle hasarın teminat kapsamı dışında kalacağı (davacının tazminat talebinin olamayacağı) yönünde görüş bildirilmiştir. Kuşkusuz anılan bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve bu sefer davacı tarafın itirazı söz konusu olmuştur. Görüldüğü üzere bilirkişi raporları ile uyuşmazlık hakkında farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Mahkememizce öncelikle bilirkişi heyet raporunda açıkça tespit edildiği ve gösterildiği üzere; davacı şirketin kurumsal bir şirket olmasına göre ayrı bir muhasebe birimi tarafından profesyonel olarak yönetildiği ve yürütüldüğü ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşılmakla davada gösterilen zarar miktarının tek tek gösterilmesi ve poliçelerle eşleştirilmesi karşısında net bir şekilde ispat edildiği kabul edilmiştir. Davacı şirket çalışanı----şirket merkezinin yetkili kullanıcısı olduğu, ancak İnternet üzerinden yapılan alış-verişler kapsamında davacı şirkete ait Türkiye ve ------ bulunan farklı mağazalardan ürün çekilmesi nedeniyle zararın doğduğu açıktır. Kaldı ki tanık beyanlarında ve işin niteliğinden de anlaşılacağı üzere şirket merkezinde her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Buna göre emniyeti suiistimal eyleminin günümüzün alış veriş alışkanlıkları ve özellikle olayda olduğu gibi birçoğunun ülkemizde Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanının açıklamasına göre COVİD 19 Pandemi sürecinin başladığı 11/03/2020 tarihinden sonra yapıldığı , pandemi sürecinde sokağa çıkma yasakları ve iş yerlerinin kapatıldığı da bilindiğine göre satışların nerede ve kim tarafından yapıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Sözün özü, somut olayda zarar herhalde ayrı ayrı mağazalar nezdinde doğduğundan ve mağazalar davaya konu zarar yönünden davalının poliçe/poliçeler teminatı altında bulunduğundan doğan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerekir. Aksi düşünce ve savunma; günün ekonomik ve sosyal hareketlerine aykırılık oluşturacağı gibi, sigorta kavramının ve sigorta hukukunun da içinin boşaltılması ve amacından uzaklaştırılması sonucunu doğuracaktır. Böyle bir durumun kuşkusuz uzun vadede sigorta şirketlerinin ve dolayısıyla ülke ekonomisinin zararına olacağı da ifade edilmelidir. Bu düşünce ve kabule göre davacının davasını mahkememizce gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edildiği için benimsenen 21/06/223 tarihli bilirkişi heyet raporu ve tanık beyanları da gözetildiğinoe TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri nezdinde ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle, tarafların tacir sıfatına göre faiz türü ve TTK 1427/2 ve 1446 maddeleri gereğince ihbardan/ihtarnameden (03/08/2021) itibaren kırk beş gün sonrasında oluşan temerrüt tarihi de denetlenerek davanın kabulü ile, 134.809,64 TL tazminatın 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 134.809,64 TL tazminatın 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.208,85 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 2.302,22 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.906,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.302,22 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 141,50 TL posta masrafı, 8.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.711,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 21.569,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!