WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/593
KARAR NO : 2024/335

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/09/2021
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket arasında 12.01.2021 tarihinde e-irsaliye düzenlenerek sipariş edilen malların, davalı taraf ---- unvanına sahip ... ile taşınması ve teslimi için sözleşme kurulduğunu, davacı şirketten talep edilen malların, ----- Taşımacılık tarafından sipariş edene teslim edildiğinde bazı malların hiç ulaşmamış olduğunu, bazı malların ise eksik ulaştığının tespit edildiğini, davacı şirkete yapılan bir bildirim doğrultusunda taşımacı (taşıyıcı) konumunda olan davalı tarafa ait firmaya başvurulduğunu ancak, müvekkilinin uğradığı zararın karşılamadığını; nakliyeci firmanın, teslim aldığı ürünlerden ekte bulunan cins ve adetleri kaybederek ---- şirketine teslim etmediğini, TTK Madde 850/2 hükmüne göre davacı şirketin borcunu ifa etmiş olmasına rağmen nakliyeci firmanın kanunda düzenlenmiş olan borcunu gereği gibi ifa etmediğini, yine TTK Madde 875 hükmünde de açıkça izere taşıyıcının teslim edilmeyen mal ve ürünlerden sorumlu olduğunun sabit olduğunu, bu sorumluluktan kurtulmak için taşıyıcının gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin ispatı gerektiğini, izahatı yapılan ticari ilişki çerçevesinde davacı şirket ile davalı arasında ürünlerin sipariş edene teslimi için anlaşma yapıldığını ve iş bu anlaşma sonucunda nakliye firmasının edimini gereği gibi ifa etmediğini, davacı şirketin uğradığı zararın giderilmesi için davalı tarafa başvurmuşsa da zararının giderilmediğini ve davalı aleyhine 1824 Euro'nun 18.02.2021 tarihi ---- kuru üzerinden TL Karşılığı olan 15.328,00TL'lik icra takibi başlatmak zaruretinin hasıl olduğunu; dilekçe ekinde sundukları belgelerden de anlaşılacağı üzere alacaklı davacı şirket ile borçlu arasında taşımadan kaynaklı ticari ilişkinin kurulduğunun açık olduğunu, gerekçeden yoksun itirazların kabulünün ise hukuk düzeninde mümkün olmadığını, davacı şirket ile borçlu davalı arasındaki anlaşmaya göre ürün ve malların taşınması sırasında teslim edilmesi gereken ürünlerin hiç olmaması veya eksik olması, taşıyıcının kusurlu olduğunun göstergesi olduğunu ve kusurlu olan taşıyıcının sorumluluğuna gidilmesinin de davacı şirket bakımından en doğal hak olduğunu, bu hakkın kullanılmasının önüne geçilmeye çalışılsa da ekte sunulan fatura ve belgelerle birlikte yapılan borca itirazın haksız ve kötü niyetli yapıldığının anlaşıldığını, teslim edilmesi gerekirken, teslim edilmeyen ürünlerin cins ve adetlerini gösteren ve ekte sunulmuş olan belge doğrultusunda davacı şirketin uğramış olduğu toplam zararın 1.227,50 Euro olarak tespit edildiğini, İş bu 1.227,50 Euronun 18.02.2021 tarihli ---- kuru üzerinden TL karşı 10.294,67 TL olduğunu, bu zararın giderilmesi için taşıyıcı borçluya başvurmanın kanunen hakları olmakla birlikte borçlu tarafından yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın taşıma işine ilişkin olduğu beyanı ile dosyaya sunduğu davacı şirket tarafından ----- düzenlenen 12.01.2021 tarihli e-irsaliye incelendiğinde görüleceği üzere taşıyıcı bilgileri şoför ---- , olduğunu, söz konusu kişinin ... çalışanı olduğunu, davalı ile hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, bu hususta ----- tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, söz konusu taşıma işini yapan davalı olmadığından davalıdan herhangi bir alacak talep edilmesi mümkün olmadığını, davalı tarafından yapılan taşımalarda herhangi bir hasar oluşmadığını, bu yönde bir hasar ihbarı yapılmadığını, davalı tarafından kesilen faturaya itiraz edilmediğini, herhangi bir iade faturası kesilmediğini, ticari defterler incelendiğinde görüleceği üzere davacı tarafından işbu faturaya itiraz edilmediğini, faturanın kesinleştiğini, yapılan taşımaya ilişkin hiçbir hasar/ziyan/ayıp ihbarında bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; bir an için söz konusu taşıma işinin davalı tarafından yapılmış olması halinde dahi dilekçenin ekinde yer alan tabloda "kayıp malların navlun bedeli" açıklaması ile yer alan mallar ve fiyatlarının bu hali ile iddia edilen alacağı ispata yeterli olmadığı açık olduğunu, alacaklı taraf neden olduğunu anlayamadıkları bir şekilde EURO cinsinden bir alacak iddiasında bulunduğunu, alacaklı tarafa verilen hizmet karşılığı TL bazında fatura kesildiğini, faturanın kesinleştiğini, haksız ve mesnetsiz olarak olmayan bir borca istinaden yapılan icra takibine müvekkilimin itirazı haklı olup, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu aşikar olan alacaklı-davacının mesnetsiz davasının reddi ile % 20 kötüniyet tazminatı istemek zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle itirazın iptali davasının reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine giriştiği açık olan alacaklı-davacınınİİK uyarınca borç miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin alacaklı davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: ------- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kaydı, ----- Esnaf ve Sanatkarlar Odası Kayıtları, ---- Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Vergi Dairesi Kayıtları, Faturalar, Bilirkişi Raporu, Tanık, Yemin, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'Ben davacı şirkette 2017 yılından bu yana ve halen işçi olarak çalışıyorum, ----şirket ---- bir sipariş almıştı, yanılmıyorsam 2021 yılının başlarında biz bu siparişe konu malları forklifle büyük bir kamyona yükleyip sevkini sağlamıştık. Bu mallar----adli şirkete aitti. Bu şirket bildiğim kadarıyla ---- faaliyet göseren bir şirkettir. Bizim kamyona yüklediğimiz mallar yurt dışında üretilip şirket tarafından satılan havalandırma sistemlerinde kullanılan boru ve bunların kurulum ve kullanımına ilişkin yedek parça aparatlarından oluşan emtiyalardır. Ben yükleme yaptığımız aracın plakasını ve kime ait olduğunu hatırlamıyorum. Biz daha sonra malların fabrikada eksik teslim alındığını duyduk ancak biz fabrikada sipariş edilen malları irsaliyeli faturada yazılı olduğu üzere tastamam yüklemiştik. Ben taşıma esnasında malların ne olduğunu veya eksik veya tam teslim edilip edilmediği hakkında bilgim yoktur, Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, dedi tanıklık ücreti istemiyorum dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) -----; ' Ben----isimli şirkette 2009 yılından 2019 yılına kadar çalıştım, 2019 yılında bir süre ara verdim, ancak 2020 yılı Ocak ayında tekrar aynı şirkette işe başladım, 2021 yılı Nisan ayında çalıştığım bu şirket iflas etti ve bende işten ayrıldım, ben şirkette depo yöneticisi olarak çalışıyordum, bana sormuş olduğunuz olayı hatırlıyorum, bu ürünleri bizim şirkette şoför olarak çalışan ----- isimli kişi davacı şirketin deposundan yükleyerek bizim depomuza getirdi, bu bizim şirketin aracı ----- diye tabir edilen bir kamyondu, yük ise; 6 metre uzunluğunda bir sandık tipi maliyet nedeniyle bu yüke uygun başka bir araca sandık aktarıldığı ve bu şekilde hatırladığım kadarıyla ---- ilinde bir yere gönderdik, biz sadece bizim depoda bizim araçtan doğrudan ----- taşıyan araçtan sandığı aktardık, bu malı biz depomuza indirmedik ve üzerinde hiçbir işlem yapmadık, daha doğrusu ---- taşlardan bizim araca yüklendiği şekliyle başka bir araca yüklenip ---- gönderimi sağlanmıştır, sonradan duyduğuma göre bizim yükleme yaptığımız orta boy bir kamyon sürücüsü malları teslim etmiş, teslim ettiği yerden bir saat sonra soför aranarak malların eksik olduğu ifade edilmiş ve geri çağırmışlar ve teslim tesellüm kağıdının üzerine malların eksik olduğuna dair not düşmüşler, ben bu sandığın içerisinde nasıl bir ürün olduğunu bilmiyorum, görmedim, çünkü dediğim gibi sandığı biz açıp bakmadık, bu sandık bildiğim kadarıyla tahta bir sandıktı ve kapatılmıştı, ben sandığı ----- gönderen şoförün ismini hatırlamıyorum, görsem de tanımam dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) ...; 'ben şoför olarak çalışır ve geçimimi sağlarım. Yaklaşık 2-3 yıl önce ben ----- isimli şirketin şoförü olarak çalışıyordum. Ben ---- Lojistiğin yönlendirmesiyle davacı şirketin yerine gittim ve ürünleri teslim aldım ve ---- Lojistiğin merkezine teslim ettim. Benim kullandığım araç o dönem ---- marka ve model bir araçtı benim yüklediğim yükü tam hatırlamamakla birlikte makine tarzı bazı ürün olduğunu hatırlıyorum. Ben ... isimli kişiyi hiç tanımıyorum. Böyle bir kişiyi hiç görmedim. Bana göstermiş olduğunuz faturadaki imza bana aittir. Ben faturada gösterilen ürünleri yukarıda anlattığım gibi teslim aldım ve o dönemde çalıştığım---- isimli şirketin --- veya ----- bulunan deposuna teslim etmiştim. Malları teslim alırken şirket çalışanları kontrolünü de yapmışlardı ve bana herhangi bir şey de söylememişlerdi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi.
Davacı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: ben yüklenen malzemenin araca sığmadığı derken malzemenin boyutundan bahsetmiştim. Yüklenen malzeme uzun olduğu için araca sığmamıştı. Daha sonra parça halinde araca yükleyip sorunu halletmişlerdi. Ben o dönem zaten ----- bünyesinde çalıştığım için malzemeyi teslim ettiğim sırada bir belge almadım. Böyle bir durum ve gereklilik yoktu. tanıklık ücreti istemiyorum 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK'NİN 144.MADDESİ KAPSAMINDA DAVALI ...; 'Ben 6 yıl önce yatırım amaçlı 2 adet kamyonet almıştım, ben aslında ev hanımıyım, ben bu araçları şirketlere kiralıyorum, hatta araçlarımdan bir tanesi----- kargoda sürekli kiralık olarak çalışmaktadır, diğer aracım da arızalıdır şuan da çalışmamaktadır, ben ----- isimli kişiyi tanımıyorum, ben davacı şirketin sahibi olduğunu bildiğim ---- bey isimli kişiyi tanıyorum, ben kendisine taşıma hizmeti vermiş ve ödemelerini de almıştım, bu nedenle kendisini tanıyorum, ben bana sormuş olduğunuz 15/01/2021 tarihli 1829 TL miktarlı faturanın hangi taşımaya ait olduğunu hatırlamıyorum ancak dediğim gibi davacı şirketle birkaç kez taşıma işi yapmıştık, benim ---- isimli şirketle bir ilgim de yoktur, ben bu şirketle hiç iş yapmadım, ben ---- herhangi bir mal da taşımadım zaten benim araçlarımın şehir dışına çıkma durumu da yoktur, benim araçlarım ---- içinde çalışan araçlardır, benim araçlarım küçük araçlardır, bana sormuş olduğunuz---- plakalı araç bana ait değildir, benim araçlarım ---- niteliğinde değildir, benim araçlarım şehir içinde taşıma yapan küçük araçladır, benim araçlarımla ----- dışına mal taşınması da mümkün değildir, başkaca bir diyeceğim yoktur, dedi. Beyanı okundu imzası alındı. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince İtirazın İptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklana )
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi başta dava şartı arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, harç, sıfat, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ----.İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyala eklenmek ve bir örneği çıkartılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları, konusu ve miktarı ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ancak davacının 15.328,00 TL üzerinden takibe geçtiği halde işbu itirazın iptali davasında 10.294,67 TL üzerinden talepte bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK'nin 61 vd maddeleri gereğince davalı vekili tarafından davanın -------... unvanlı şirkete ihbarı istenmiş ve bu kapsamda gerekli işlem yapılmıştır.Davanın ilk yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Davaya konu uyuşmazlık yurt içi karayolu eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup maddi olaya uygulanması gereken mevzuat ise genel olarak şu şekildedir. 6102 sayılı TTK'nin A) Taşıyıcı başlıklı 850.maddesinde - (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.
(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.
(3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir.
6102 sayılı TTK'nin 875/1 maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş, sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir. Sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 876 Maddesinde;'' (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur '' hükmü düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 886 Maddesinde;''(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz,'' hükmü düzenlenmiştir.
Tazminatta esas alınacak değer 6102 Sayılı TTK'nin 880. maddesinde düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 880. maddesine göre;
(1)Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.
(2)Eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.
(3)Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.
Sorumluluk sınırları 6102 Sayılı TTK'nun 882. maddesinde düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 882. maddesine göre;
(1)Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı halinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(2)Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu;
a)Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,
b)Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(3)Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.
(4)Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, ----- Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. Düzenlemeleri bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nin 888. maddesinde; "1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir.(2) Fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar." hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı şirket tarafından----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak geçerli bir ilamsız icra takibi başlatıldığı ,ödeme emrine karşı davalı tarafından süresi içinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. İtirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösteriler deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi, belge ve deliller dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde öncelikle uyuşmazlığın niteliği gereği taşıma işinin fiilen davalı tarafından yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak tanıklar dinlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen alanında yetkin bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi --- tarafından hazırlanan 10/01/2024 tarihli raporda özetle ;Dosya kapsamına sunulan belge, bilgi ve tanık ifadeleri bir bütün olarak incelendiğinde; davaya konu sevkiyatın Davalı ... ve/veya ---- Taşımacılık ticari ünvanı ile kabul edildiğini /taşındığını gösteren bir bilgi tespit edilemediği; İfade beyanına istinaden Sürücü ... davaya konu sevkiyatı ihbar olunan ----- adına teslim aldığının anlaşılmakta olduğu; Tüm belgelerle tanık ifade beyanları incelendiğinde, Davalı ... / ---- ile ihbar olunan ----- arasında Asıl Taşıyıcı- Fiili taşıyıcı yönünden bir bağ bir ilişki tespit edilemediği; Davalı ... / ---- ile sevkiyatı gerçekleştiren araç sürücüsü ... arasında taşıyıcı yardımcısı olduğunu gösteren bir bağ/ilişki tespit edilemediği; Dosya kapsamına sunulan Davalı ve Davacı arasında düzenlenen 15.01.2021 tarihli nakliye faturasında “Nakliye Bedeli” açıklaması ile 1.829 TL tutarında bir fatura düzenlenmiş olduğu görülmekle birlikte, açıklamada belirtilen nakliye bedelinin hangi nakliyeye ait olduğu yönünde bir açıklama/bilgi tespit edilemediği, ilgili faturanın davaya konu sevkıyata istinaden düzenlenmiş olduğunun Davacı tarafından ispatı gerekmekte olduğu kanaatine ulaşıldığı; Davacı tarafından davalıya ilgili fatura tutarı olan 1.829 TL kadar 18.01.2021tarihinde “Cari Hesaba Mahsuben” açıklamasıyla ----- Bankasından ödeme yapıldığı görülmekle birlikte, yine bu ödemenin hangi sevkiyata istinaden olduğu yönünde bir bilgi tespit edilemediği; Hem dosya kapsamına sunulan e-irsaliye, hem taraflar arasında düzenlenen Nakliye Faturası ve hem de Taraflar arasındaki ödeme dekontu incelendiğinde ve ayrıca tanık ifade beyanları da dikkate alındığında, Davalı ...---- davaya konu sevkiyatı gerçekleştirdiğine yönelik bir tespit bulunmadığı; ilgili sevkiyatın ihbar olunan ----tarafından yapıldığının tespit edildiği, İlgili sevkiyatın Davalı tarafından yapıldığının ve ayrıca İhbar Olunan ---- ile Davalı arasında Asıl Taşıyıcı- Fiili Taşıyıcı ilişkisinin bulunduğunun Davacı tarafından ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğu; Davalı ... / ------ tarafından davaya konu ilgili sevkiyatın yapılmadığı kanaatine ulaşıldığına ilişkin görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Buna göre uyuşmazlığın çözümünün doğrudan sözleşme ilişkisinin ispatının gerekmesi karşısında davalının da HMK'nin 144.maddesi kapsamında dinlenmesine karar verilmiştir. Davalının mahkememizce gözlemlenen sosyal ve psikolojik hallerine göre olaya ilişkin samimi bulunan açıklamaları, özellikle taşımayı fiilen yapan tanık ... ve onun beyanlarını da doğrulayan ... beyanları ile karşılaştırıldığında, her bir beyanının diğer beyanı sıralı olarak doğruladığı tespit edilmekle davaya konu alacağa ilişkin taşımanın davalı tarafından gerçekleştirilmediği, davalının taşımayı yapan aracın sahibi de olmadığı, davacı ile davalı arasında başka taşıma işlerinden dolayı ticari ilişki bulunmasına karşın işbu taşıma işiyle davalının hiçbir ilgisinin bulunmadığı, davaya konu hadisenin doğduğu taşıma işinin tarafının kuvvetle muhtemel ki hakkında ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı Konkordato dosyasının tarafı ---- isimli şirket olduğu, böylece dosyaya mübrez gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilen bilirkişi raporu ile davacının davalının karşı ispat kapsamında gösterdiği deliller de değerlendirildiğinde evvelde ispatı gereken sözleşme ilişkisini ispat edemediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (HMK,190,191) Mahkememizce toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre davacı taraf taşıma sözleşmesi ve buna bağlı olarak takibe konu alacağın varlığını ve miktarını yazılı deliler, bilirkişi raporu ve eylemsel olarak da karşı tanık beyanları ile TMK'nin 6 ile HMK'nin 190.maddeleri nazarında ispat edememiştir. Bunun üzerine davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla vekaletnamedeki özel yetkiye binaen davacı vekiline davalıya alacağın varlığına ve miktarına ilişkin yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve bu kapsamda yapılan usulü işlemlere müteakip davalı tarafından savunma ve dosya içeriği doğrultusunda yemin eda ve yeminde sebat edilmiştir. Binaenaleyh; davacının takipte / davada gösterilen alacak yönünden davasını son olarak başvurulan yemin delili nazarında da ispat edemediğinden davanın esastan reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 ,TBK, 1 vd, 117/1, İİK, 67, TTK,16/1, 18/2, 850, 875 vd. HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 61 vd, 144 vd, 240 vd, 266 vd, 187/1, 190, 191, 198, 282, )2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 maddesinin 2.fıkrasına göre; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. ”düzenlemesi bulunmaktadır. Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi için açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Bu ilkeler uyarınca somut olaya bakıldığında hüküm sonucuna yapılan yargılama, hukuki yorum ve ispat kurallana göre ulaşılması yanında, davacının davalıyı ızrar kastıyla ve kötü niyetle takip yaptığına yönelik davalı tarafın vaki soyut beyan ve talebi dışında hukuki bir tespit ve beyyine bulunmadığı anlaşıldığından davalının tazminat isteğinin ise reddine karar verilmiştir. (Ay,36, İİK,67/2)Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden dava değeri gözetilmek suretiyle aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen davacı sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Davalının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin reddine,
3-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 175,81 TL harcın mahsubuyla bakiye 251,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davalı tarafından yapılan 224,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir olunan 10.294,67 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı asılın yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın miktar itibariyle (10.294,67 TL<28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.