T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/185
KARAR NO : 2024/142
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12/07/2021 tarihli dilekçesi ile; davalının müvekkili olan şirketin tüm iş ve işlemlerinin yürütülmesi yönetim ve idaresi ile üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzamı münferiden davalı tarafından yerine getirildiğini, davalıyı denetleyen herhangi bir ütü veya amirinin bulunmadığını, davalının bu nedenle kendisine ticari iş için kullanılmak üzere teslimi gerçekleşen kredi kartından şahsi harcamalarda bulunduğunu, davalının müvekkiline ait bu kartlardan şahsi harcamalar yaptığını, bu durumun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, müvekkili olan şirketin masraf formlarında gösterilmeyen yahut belgelendirilemeyen her harcamayı şahsi harcama olarak değerlendirdiğini, davalının ani ve beklenmeyen istifasının ardından ihbar üzerine yapılan incelemede şirket kredi kartından formlarla beyan ettiğinden çok daha fazla harcama yaptığının tespit edildiğini, davalının bu harcamaları şahsi amaçla yaptığının anlaşıldığını, davalının yurt dışına kaçmış olduğunu ve hakkında yakalama kararı bulunduğunu, davalının ülkeyi terk etmesi ve Türkiye'de bulunan tüm mal varlığını elden çıkarabilmesi riski bulunduğundan müvekkil aleyhine sakınca yahut ciddi bir zarar doğurmaması adına dava değeri ile sınırlı olmak üzere davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına, sorca yeter tutarda ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haciz talebi yönünden 30/03/2021 tarihinde yapılan irdelemeye bağlı olarak yakın ispat koşulları yeterli görülmediği için ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, daha sonra davacı vekilinin 12/07/2021 tarihli talebi üzerine 13/07/2021 tarihinde yeniden yapılan irdeleme, ceza dosyası kapsamı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek takdiren 50.000 TL teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, süresinde teminat yatırılarak ihtiyati haciz kararı uygulanmış ve davacı vekili tarafından bu konuda ibraz edilen 26/07/2021 tarihli dilekçe ve eklerine göre ihtiyati haciz kararının ----- İcra Dairesinin ----Esas sayılı dosyası üzerinden uygulandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine TK. Madde 21/2 gereğince gönderilen davetiye usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış ise de davalı adına gelen olmamış ve cevap verilmemiştir.
İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası -----ve arabuluculuk numarası ----- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, davalının davete mazeretsiz olarak uymadığı ve görüşme yapılamadığından 24/03/2021 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.Ön inceleme duruşması yapılarak engel bir durum olmadığı belirlendikten sonra tahkikata geçilerek tanıklar dinlenip deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temini yoluna gidilmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen 10/10/2023 tarihli dilekçe ve ekindeki 27/09/2023 tarih ve ---- nolu genel kurul kararına göre davalı aleyhine şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası açılmasına ve buna göre Mahkememizin ----- Esas sayılı bu davanın görülmesinin devamına yönelik karar alındığı belirlenmiş olup, şirket tarafından açılan böyle bir davada gerekli olan genel kurul kararına yönelik bu şart da yerine getirilmiştir.Gerekli ve yeterli UYAP içeriği celbedilen ----- Asliye Ceza Mahkemesinin----- Esas sayılı davanın davacı şirket tarafından davalı yönetici hakkında yapılan şikayete ilişkin olup, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına ilişkin olduğu ve yargılamanın devam ettiği, sanık hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazının beklendiği anlaşılmış olup, temin edilen rapor ve tanık beyanlarının da yer aldığı UYAP içeriği de değerlendirilmiştir.Dinlenen tanıklar iddiayı doğrular nitelikte beyanlarda bulunmuşlardır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/02/2023 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
4 ) TİCARİ DEFTER BİLGİLERİ:
................
Davacı şirketin ibraz ettiği 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
5) İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME
Dava konusu olayda ihtilaf limited şirket müdürünün sorumluluğu açısından tetkik edilecektir.Müdürün Sorumluluğu
Ticaret Hukuku Mevzuatımızda, limited şirket müdürlerin sorumlulukları anonim ortaklık hükümlerine atıf yapılmak suretiyle düzenlenmiş olmakla birlikte, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, şirket ile müdür arasındaki sözleşmeden çok kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan, organa ilişkin bir sorumluluk olarak kabul edilmektedir.Meri Ticaret Kanunumuzda da, müdürlerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal edip ortaklığın zarar görmesine sebep olmaları hallerinde sorumlu olacakları belirtilmiştir.Meri ve Mülga Ticaret Kanunumuza göre, müdürün limited şirketin zararından sorumluluk halinin doğması için sözleşmesel hukuk hallerinde de uygulanabilen haksız fiil sorumluluğuna ilişkin şartların gerçekleşmesi, bu bakımdan dava konusu taleplerde hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının bulunması gerekmektedir.
Hukuka Aykırılık
Müdürlerinin, şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olabilmesi için, yapmış oldukları fiil veya işlemlerin, kanun veya şirket ana sözleşmesindeki yükümlülüklerine aykırı olması gerekmektedir.
Dava konusu talep bakımından davalının hukuka aykırı bir fiil veya işlemi olup olmadığı, limited şirketlerdeki müdürlerin sadakat yükümlülüğü açısından tetkik edilmesi gerekmektedir.
Sadakat YükümlülüğüMüdürlerin sadakat yükümlülüğü, şirketin amacına ulaşabilmesi için elinden gelen tüm gayreti göstermeyi, şirket amacını engelleyici olumsuz davranışlardan kaçınmayı ve çıkarları ile ortaklık çıkarlarının çatıştığı durumlarda şirketin menfaatlerini üstün tutmayı ifade etmektedir.
Bu tanımdan hareketle, şirket sırlarının açıklanması, şirket menfaatine aykırı davranışlarda bulunulması, özellikle kendilerine haksız menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapılması sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Kusur
Mülga Ticaret Kanunumuza göre, limited şirket müdürleri, kasıt ve ihmallerinden sorumlu olup; hafif ihmalleri dahi kusurlu olduklarının kabulü için yeterlidir. Bu bakımdan kusura esas alınan ölçüt, "tedbirli yöneticinin" özen borcu olarak kabul edilmektedir.
Ayrıca mevzuatımızda ispat yükü de, müdüre bırakılmış olup, müdürün, tedbirli bir yönetici gibi davrandığını ve özen borcunu yerine getirdiğinin ortaya koyması gerekmektedir.
Zarar
Sorumluluk davalarında limited şirketlerin müspet veya menfi,uğramış oldukları doğrudan zararları talep etmeleri mümkündür. Bunun için, hukuka aykırı fiil sonucunda bir zararın ortaya çıkması gerekmektedir.
Bu bakımdan, müdürün hukuka aykırı bir fiili bulunsa dahi, herhangi bir zarar ortaya çıkmamışsa sorumluluk hükümlerine başvurulamayacağı kabul edilmektedir. Fakat bir zarar varsa, eylem neticesinde müdür, kendisine çıkar sağlamasa dahi sorumlu kabul edilmektedir.İlliyet BağıMüdürlerin sorumluluğundan söz edebilmek için gerekli olan bir diğer şart, işlenen fiil ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Uygun illiyet bağı da, hayatın olağan akışı içinde işlenen filin ortaya çıkan zarara yol açabilecek nitelikte olması gerekliliğidir.Müdürlerin fiilinin, tek başına zararlı sonucu doğurmaya yeterli olmaması, birden fazla sebep veya kişinin bir fiillerinin bir araya gelerek zararlı sonucu doğurması halinde ise ortak illiyet bağı olduğu kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davalının davacı şirketin finans müdürü olduğu, kendisine verilen kredi kartından toplam 3.418465,86 TL harcama yaptığı, yapılan bu harcamaların 95.057,05 TL' nin davacı şirkete masraf olarak bildirildiği ve davacı şirketin kabulünde olduğu, kredi kartından kalan bakiye 3.323.408,81 TL için dosya içerisinde bir masraf bildirim formu veya davacı kabulü olmadığı,Mevcut durumda, davalı müdürün kendine şirket harcamaları için verilen kredi kartını sadakat yükümlülüğü çerçevesinde kullanması gerektiği, kredi kartından yapılan harcamaların davacı şirketin pasif malvarlığını arttırdığını ve belgelenmeyen masrafların şirketin zararını oluşturacağı, ilgili kredi kartı davalıya şirket adına tahsis edildiği görüldüğünden meydana gelen zarar ile davalının harcamaları arasında illiyet bağı olduğu, bu sebeple, davacının davalıdan belgelendirilmemiş veya davacının kabulünde olmayan 3.323.408,81 TL' yi davalıdan talep edebileceği, düşünülmektedir.
................
6) S O N U Ç:
Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde,
1 - Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin ibraz ettiği 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,
2 - Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu Yönünden; davalı müdürün kendine şirket harcamaları için verilen kredi kartını sadakat yükümlülüğü çerçevesinde kullanması gerektiği, kredi kartından yapılan harcamaların davacı şirketin pasif malvarlığını arttırdığını ve belgelenmeyen masrafların şirketin zararını oluşturacağı, ilgili kredi kartı davalıya şirket adına tahsis edildiği görüldüğünden meydana gelen zarar ile davalının harcamaları arasında illiyet bağı olduğu, bu sebeple, davacının davalıdan belgelendirilmemiş veya davacının kabulünde olmayan 3.323.408,81 TL' yi davalıdan talep edebileceği,
Sonuç ve Kanaatine varılmıştır.08.02.2023..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Rapora karşı itiraz edilmemiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen 10/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı da yatırılmak suretiyle dava söz konusu rapor doğrultusunda ıslah edilerek 500.000 TL'lik talep 2.823.408,81 TL arttırılarak dava değeri 3.323.408,81 TL'ye yükseltilmek suretiyle 3.323.408,81 TL'lik tazminat bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.Yargılama sırasında davalı adına dosyaya vekaletname sunulmuş olması nedeniyle bu konudaki dilekçe ve dosyaya sunulan vekaletnamenin etkisi yönünden 08/11/2023 tarihli duruşmada gerekli irdeleme yapılarak davanın niteliğine, ceza yargılamasının mahiyetine ve dosyaların kapsamına nazaran ceza davasının bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına, bekletici meseleye ilişkin ara karardan dönülmesine, dava şartına yönelik genel kurul kararının ibraz edilmesi karşısında ek rapor alınmasına yönelik ara karardan da dönülmesine karar verilerek taraf teşkilinin denetimi yönünden araştırma yapmaya yönelik gerekli ara kararlar oluşturularak dosyaya yansıyan şekilde yazışmalar yapılarak sonuçları değerlendirilmiş olup, buna ilişkin 21/02/2024 tarihli duruşmada alınan beyanlar ve oluşturulan kararların mahiyeti gözetilerek bu duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görüldüğünden söz konusu 21/02/2024 tarihli duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:
"...
Belirli gün ve saatte celse açıldı.
Davacı Vekili Av. ----- duruşmaya katıldı. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.Adresle ilgili yapılan araştırma sonuçlarının meselenin aydınlanması yönünden yeterli olduğu anlaşılmakla soruldu:
Davacı vekili: önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, bize göre daha önce yapılmış olan tebligatlar geçerlidir, dedi.
Dosya incelendi:
GGD:
1-Araştırma sonuçlarına ve dosya kapsamına göre davetiyenin bila tebliğ iade edildiği 20/04/2021 tarihi itibariyle ------ adresinin geçerli mernis adresi olduğu sonucuna varıldığından buna göre daha önce yapılan tebligatların geçerli olduğuna, taraf teşkilinde bir sorun bulunmadığına,
2-Yukarıdaki ara karara bağlı olarak önceki duruşmada alınan ve yukarıdaki kararla uyumlu olmayan sair ara kararlardan dönülmesine,
3-Bundan sonra yapılacak tebligatların Tebligat Kanunu Madde 35/2'ye göre yapılması gereğinin gözetilmesine,oy birliği ile karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu.
Dosya incelendi. Davanın aydınlandığı, tahkikatı gerektirir bir husus kalmadığı anlaşıldığından tahkikatın bittiği bildirilerek son beyanlar soruldu:
Davacı vekili: talebimiz gibi karar verilsin, dedi.
Dosya incelendi. Yargılamanın bittiği bildirildi.
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Sonuç olarak ticaret sicil kayıtları, iddiayı doğrular nitelikteki tanık beyanları, davalı hakkında açılan kamu davasına ilişkin davanın niteliği ve UYAP içeriği, ceza davasında dinlenen tanık beyanı ve temin edilen rapor; gerekli-yeterli kısımları yukarıya aynen aktarılan dosya kapsamına, ceza dosyası kapsamına, ceza dosyasında temin edilen raporlara uyumlu olup, Mahkememizce de yeterli görülen bilirkişi heyeti raporu, rapor doğrultusunda harcı da yatırılmak suretiyle yapılan ıslah ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ıslahlı davanın sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile;İlk davaya konu 500.000 TL'nin 25/03/2021 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Islah talebine konu 2.823.408,81 TL'nin 10/07/2023 ıslah tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Kabule konu toplam değer üzerinden hesaplanan 227.022,06 TL nispi karar harcından 8.538,75 TL peşin harç ile 48.217 TL ıslah harcının toplamı olan 56.755,75 TL'nin mahsubu ile eksik 170.266,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak Arabulucuk Bürosu tarafından yapılan ve Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL zaruri giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 60.760 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,Davacı vekili için kabule konu toplam değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 301.703 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!