T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/79
KARAR NO : 2024/321
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2021
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalı ... tarafından----- İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, takiple alakalı ----.İcra Hukuk Mahkemesine ------Sayılı şikayet başvurunun kabul edildiğini ancak davalının istinaf etmesi üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- HD nin ------. Sayılı kararıyla icra mahkemesi kararı kaldırıldığından takibin sürdüğünü, hacizler yapıldığını, müvekkili olmayan bir borçtan dolayı mağdur olduğunu, müvekkili bahse konu senetle ilgili olarak dolandırıldığını, kendisine sahte senet teslim edildiğini, müvekkilinin anılan dosyadan ve takip konusu senetten ötürü davalıya borcu olmadığını,-Öncelikle ----.İcra Dairesinin -----. Sayılı dosyasıyla yürütülen icra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini , davacının -----.İcra Dairesinin ----- Sayılı dosya borcundan 34225,07 TL takip çıkışı ve ferilerinden takibe konu senetten ötürü borçlu bulunmadığının tespitini, takibin iptalini , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu, dava şartı arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı taraf arabuluculuk prosedürüne başvurmaksızın davayı açtığını, dava konusu zamanaşımına uğradığını, kendisine sahte senet verildiğini ileri süren davacı tarafın, bu sahte senet verme eylemine davalının aracılık ettiği iddiası külliyen gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkili orijinal bir bononun sahtesini tanzim ederek davacıya vermediği gibi, üçüncü bir kişinin düzenlediği sahte bir bonoyu da davacıya vermediğini, davacının keşide ettiği 06.05.2015 tanzim tarihli ve 30.000 TL bedelli bir adet bono taraflarınca ---- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyası kapsamında takibe konulduğunu, takip dosyasının borçlusu olan davacı, takibin iptali için ----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyası kasamında açtığı davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyası, ------ CBS-----soruşturma sayılı dosyası, ------. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası, Davacı asılın kurum ve kuruluşlardan celp edilen imza örnekleri, ----- Fizik İhtisas Dairesi raporu.
----- Fizik İhtisas Dairesinin 09/10/2023 tarihli raporunun sonuç kısmının, "İnceleme konusu senetlerden "Borçlu İmza" bölümü yırtık olan senette imzaya ait başlangıç bölümü görüldüğü, ve bu bölümünde üzerinden farklı fiziki evsafta bir kalem ile gidilmiş olduğu, inceleme konusu diğer senette atılı borçlu imzalarının da üzerinden farklı fiziki evsafta bir kalem ile gidilmiş olduğu, gerek yırtık senetteki imzanın sadece başlangıç bölümünün olması gerekse de her iki senetteki imzaların üzerinden gidilmiş olması ve tanı unsurları kayba uğramış olması nedeniyle aidiyetlerinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde olduğu görüldü.Mahkememizce isticvap olunan davacı ... beyanı; "Ben inşaatın yapılması konusunda anahtar teslimi olarak ---- ile anlaştım ----- inşaat devam ederken parasının bittiğini ve geri kalan işi yapamayacağını bana söyledi bende bu işin anahtar teslimi olduğunu söyledim aramızda anlaşmazlıklar çıktı araya birileri girerek davalık olmamızı engellemek açısında kendi aramızda anlaştık. Ben ---- 2 adet 30.000 'er TL lik senet verme konusunda anlaştık. Ben senetleri benim inşaattan dolayı kira gelirlerimi elde eden ---- bıraktım. Senetlerden birinin tarihi yanlış hatırlamıyorsam 2015 in 10. Ayının 27 si idi. Diğeri de 2016'nın 2. Ayıydı. ----- beni 10. Ayın 27 sinde aradı ve senedin alacaklısının geldiğini ödeme yapıp yapamayacağımı sordu bende ödemeyi yap senedi de al dedim. O da ödemeyi yapıp senedi alıp dosyaya koydu. Daha sonra 2. Senet için de bankadan beni aradılar bende bankaya ödeme yaparak senet borcumu kapattım ancak yaklaşık 2 yıl sonra beni ... beni aradı senedi olduğunu söyledi senedin nalbura verildiğini ancak nalburun senedi tahsil etmediğini söyledi ve senet borcunu benden istedi bende senetten dolayı borcun olmadığını her iki senedin de borcunu ödeyerek kapattığımı söyledim ve konuşma bu şekilde gerçekleşti ben daha sonra avukatıma gittim ve avukatım benden senetleri istedi bende senetleri getirttiğimde 27/10/2015 tarihli benden tahsil edilmeye çalışılan senetteki yazıların ve imzaların da bana ait olmadığını anladım. Ve uyuşmazlık bu şekilde ortaya çıktı. Ben ... tanımıyorum ona karşı da herhangi bir alacak verecek ilişkimiz de olmamıştır senedin arkasında kimin tahsil ettiği yazmaktadır. Kimlik numarası ve telefonda bulunmaktadır." şeklindedir.
Mahkememizce isticvap olunan davalı ... beyanı; "Ben davacı ... Sorguluyu tanıyorum. ------ inşaat işleri yaptım. İnşaatın çatı tamiratlarını, tavan izolasyonlarını ve diğer işlerini yaptım bu işin karşılığında 35.000 TL alacağım vardı. 5.000 TLyi de kesti bana 30.000 TL lik senet verdi. Ben de bu senedi icraya koyup tahsil ettim. Davacının iddialarını kabul etmiyorum. Savcılıkta benim imza örneklerimi de aldılar. Davacı ------ yaşadığı için işlerini ----- Bey takip ediyor bana da senedi ---- Bey verdi. İki senetten biri ---- alacağına ilişkindir, diğeri de benim alacağıma ilişkindir. Benim dediğim gibi ben senedi icra yoluyla tahsil ettim. ---- herhangi bir tahsilat yapmadım. ------ söylediklerini kabul etmiyorum, davacının ödemelerinde sıkıntı olduğu için bu şekilde senet yoluyla tahsilat yapılması yoluna gidildi. Gerekirse imza incelemesi yapılsın----- davacının müteahiti olduğu için senetler onun adına düzenleniyordu bizde davacıdan olan alacağımızı ----- ciro ettiği senetten tahsil etmiş olduk." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Menfi tespit talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı taraf ile dava dışı senet borçlusu ----- arasında ---- inşaat işleri üzerine anlaşma yapıldığı, yapılan işlere ilişkin bakiye 60.000 TL borcun 30.000 er TL lik senetlere bağlandığı, senetlerden birinin banka aracılığı ile ödendiği, diğerinin ise elden ------ ödendiği, ödenen senet aslının imza kısmı koparılarak davacıya verildiği, ancak davacıya verilen senedin aslında sahte senet olduğu ödemesi yapılan senet aslının ise -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, işbu senet ve dayanak icra takibine ilişkin alacaktan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği, davalı tarafça dava konusu senedin davacının ------inşaat işleri nedeniyle verildiğini,----- davacının müteahhidi olduğu, senedin onun adına düzenlendiği ve kendisine ciro edildiği, senede ilişkin elden ödeme almadığı savunmalarında bulunulduğu görülmüştür.YGHK'nun -----Esas----- Karar sayılı ilamında; "21. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır -----. Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.22. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir." ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu senette davacının keşideci dava dışı ----- lehtar ve davalı tarafın ciranta olduğu, davacı tarafça davaya dayanak icra takibine konu senetteki imzaya ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, dava dışı lehtar ---- ödeme yaptığı iddiası dikkate alındığında, şahsi defi niteliğinde olan bedelsizlik iddiasının ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceği, davacı tarafça dava konusu senedin davalı tarafça kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap edildiğinde dair somut bir delilin dosyaya ibraz edilemediği, her ne kadar davacı taraf dava konusu senet yerine kendisine sahte bir senet verildiğini iddia etmiş ise de işbu senedin imza kısmı koparılmış olarak kendisine verildiğini kabul ettiği, bununla birlikte gerçekten dava konusu senet yerine kendisine verilmiş olduğunu da ispat edemediği, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 584,48 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 120,88 TL nin davacıya iadesine,
4- Taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine ve bu konuda Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!