T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/427
KARAR NO : 2024/115
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2020
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- , Davalı ------ile ticari bir ilişki olduğunu, 05.12.2019 tarih ve ------ nolu Kdv dahil 57.820.-TL tutarlı faturaya istinaden davacının alacaklı olduğunu ve buna istinaden 09.12.2019 tarihinde ------Noterliğinden ------ yevmiye numarasıyla ihtarname çektiği ve ----- İcra Müdürlüğü'nün------ esas sayılı ilamsız icra takibine geçildiği davalı tarafın borcunun bulunmadığı beyan edilerek itiraz durdurulduğunu, devamında arabuluculuk hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk müessesine başvurulduğunu ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle; davalı tarafından-----. İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davacı arasında stüdyo çekimlerinin sağlanması amacıyla geçmişte bir takım iş birlikleri yapılmış olduğunu, almış olduğu hizmetlerin tamamına ilişkin ücretleri davacıya eksiksiz ödendiğini, davacı haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı maç çekim ücreti, magazin noteri çekim ücreti (dış çekim ve stüdyo) aktüel kamera çekimler olmak üzere belirtilen hizmetler aldığını ve hizmet bedelleri ödendiğini, hem ihtarnamede belirtilen hem de icra takibine konu olan 05.12.2019 tarih ve ------ nolu KDV dahil 57.820.-TL tutarlı faturaya istinaden herhangi bir hizmet alınmadığını, davacı tarafça delil olarak ileri sürülen faturanın kesinleşmiş olduğundan ve alacağı ispat etme gücü bulunduğundan bahsetmek mümkün olmadığını, zira davalı şirket kanuni süresi içerisinde ilgili faturaya itiraz ederek davacıya fatura aslını iade ettiğini, bütün bu hususlardan sonra davacı tarafından haksız ve dayanaksız iddialarından dolayı davanın reddine, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı yönündeki açıklamalarının kabulü, davacı tarafın alacağı olmadığı bilmesine rağmen kötü niyetli icra takibi başlattığı, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatı ödenmesine, her iki tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-----İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, tanık beyanları, bilirkişi raporları.
----- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklının ----- Borçlunun ise ----. Olduğu, Cari hesap bakiye alacak tutarı ve işlemiş faiz talebi ile toplam 54.249,79 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, -----. İcra Müdürlüğü’nün -----Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında ----- Spor Kulübü Derneği ve Bağlı Ortaklıkları maç yayınları ile ilgili anlaşma sağlandığı, huzurdaki dava ile işbu anlaşmaya istinaden yapıldığı iddia edilen -----Tesisleri'nde 3 kere yapılan maç yayınlarının çekim hizmeti, Dış mekanda 2 kere yapılan Magazin Noteri çekim hizmeti, Stüdyoda 23 kere yapılan Magazin Noteri çekim hizmeti, Aktüel olarak 1 kere yapılan tek kameralı çekim hizmeti bedeline ilişkin düzenlenen KDV dahil 57.820,00 TL fatura bedeline ilişkin davalı şirketçe davacı şirkete ödenen 07/03/2019 tarihinde 5.000,00 TL, 05/04/2019 tarihinde 5.000,00 TL ve 500,00 TL nin mahsubu ile bakiye 47.320,00 TL ve işlemiş faiz toplamı olan 54.249,79 TL nin tahsili talebi ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça dava konusu alacağa dayanak hizmetin yerine getirilmediği savunması ile davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2018 tarihli------sayılı ilamında; "...Taraflar arasında adi yazılı sözleşme mevcuttur. Davacı, davalı tarafından hizmetin verildiği hususu inkâr edildiğinden, hizmetin verildiği hususunu alacağın miktarına göre yazılı belge ile ispatlamalıdır. Tanık dinlenmesini mümkün kılan haller söz konusu değildir. Ancak, HMKnın 202. maddesine göre, senetle ispatı gereken hallerde delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu işlemin tamamen ispatına yetmemekle beraber, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Görüldüğü gibi bir belgenin delil başlangıcı sayılabilmesi için diğer şartlar yanında aleyhine ileri sürülen taraftan sadır olmuş (onun tarafından verilmiş) bulunması da gerekir. Diğer bir ifade ile, delil başlangıcı niteliğindeki belgenin sözleşmenin tarafı ya da onun temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olması gerekir. Somut olayda, davacı vekilinin, danışmanlık hizmeti kapsamında yapılan işe ilişkin e-mail yoluyla iletişim kurulduğunu, bilgilerin bu yolla bildirildiğini, hatta davalının, 24.12.2012 tarihli e-mailinde, danışmanlık hizmeti verilen projeden bahsedilerek, sözleşmede davacının ücretine ilişkin belirlenen oranın yüksek olduğu ve düşürülmesinin talep edildiğini belirttiği, mahkemece, davacı tarafın tanık dinletme talebinin ise reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı vekilince sunulan e-maillerin yazılı delil başlangıcı olduğu gözetilerek, davacı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..."----- BAM -----. HD'nin ------ Esas----- Karar sayılı ilamında; "Takibe konu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davacı tarafça sunulan faturalarda teslim alan bölümlerinde isim ve imza bulunmamaktadır. Davacı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağını da usulüne uygun olduğunu ispatlamalıdır. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına teslimin kanıtı olamaz. Davacının diğer iddiası ise e-maile ilişkin olmakla birlikte, Elektronik postalar ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği gibi mail içerikleri incelendiğinde, maillerin ödemeye ilişkin beyan içerdiği ancak ilgili fatura ile bağlantısına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, fatura ve teslimat bilgisinin yer almadığı görülmüştür. Bu durumda maillerin ödemeye ilişkin ispat vasıtası olarak değerlendirilse dahi teslimin ispatlandığından söz edilemeyecektir."
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; SMMM bilirkişi tarafından taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile dava konusu edilen ve davacı şirket kayıtlarında ve beyannamelerinde yer alan 05.12.2019 tarih ve 49.000 TL+KDV (57.820.-TL) tutarlı faturanın davalı şirket kayıtlarında ve beyannamelerinde yer almadığı, yine bilirkişi heyeti tarafından dosyada yer alan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ile yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan e-mail ve ------ yazışmalarının incelenmesinde dosyada mübrez e-posta yazışmalarından davacı tarafın futbol maçlarının yayını için teknik ekipman sağladığı, bu teknik ekipman ile de davalının dava dışı spor kulübüne canlı yayın hizmeti verdiği, bununla birlikte dava dışı spor kulübünün davacının ekipmanlarının kullanılmak suretiyle yapılan canlı yayın ödemeleri için davalı adına fatura kestiği, ayrıca e-posta yazışmalarının yapıldığı tarihte davalının en üst düzey müdürü (CEO) olan kişi davacının alacağını kabul etmiş gözüktüğü, bu haliyle davacı tarafça dava konusu faturaya dayanak hizmete ilişkin taraflar arasında anlaşma sağlandığı ve hizmetin yerine getirildiği iddiasının ispat edildiği, TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla davacının asıl alacak ve bir kısım işlemiş faiz talebine ilişkin davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun-----. İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 47.320,00 TL asıl alacak ve 267,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.587,39 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 47.587,39 TL'nin % 20 si olan 9.517,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.250,69 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 655,21 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 2.595,48 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 655,21 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.200,00 TL'nin kısmen kabul red oranına göre 1.929,4 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 6.662,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11),(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin kısmen kabul red oranına göre 1.157,64 TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11),(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin kısmen kabul red oranına göre 162,36 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!