T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/189
KARAR NO : 2024/410
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2020
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 11.02.2013 tarihinde kurulduğunu, şirketin iştigal konularının metal işleme takım tezgahlarının ve parçalarının toptan ticareti, ---- makineleri plastik enjeksiyon makineleri, hidrolik makineler, sistemler ve hidrolik silindirleri, makineleri ile bunlara ait teçhizat ve ekipmanları ve yedek parçalarının alımı satımı pazarlaması ve dahili ticareti olduğunu, Davalı ...---müvekkili şirketinde 31.08.2018 tarihinde pazarlamacı olarak işe başlayıp, 31.05.2019 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, müvekkili şirket ile davalı çalışan arasında akdedilen 31.08.2018 tarihli İş sözleşmesinin Rekabet Yasağı başlıklı 12. Maddesinin, davalı işçinin işverenin ticari sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu sebebiyle; yer bakımından; ---- İli, süre bakımından; İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile ve konu bakımından; işverenin faaliyet sahası ile sınırlandırılarak, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde işveren ile rekabet etmemeyi, kendi hesabına veya bağlantılı olmak üzere rakip bir işletme açamayacağı, başkaca rakip bir işletmede çalışmayacağı, rakip işletmeler veya müşteriler ile başkaca türden bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiş ve rekabet yasağı hükmüne aykırı hareket etmesi durumunda işçinin işverene 500.000,00-TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının işten ayrıldıktan 11 gün sonra sonra,11.06.2019 tarihinde, 14.03.2019 tarihinde kurulan ve müvekkili şirketi ile unvan benzerliği olan dava dışı ----- çalışmaya başladığının öğrenildiğini ve böylece rekabet yasağını ihlal ettiğini, davadışı ----- ünvanlı şirketin ortaklarının, müvekkili şirketinin gümrük islerini yürüten firmanın çalışanları ve müvekkili şirketin kayıtlı olmayarak dışarıdan destek sağlayan ortağı dava dışı ---- olduğunu, söz konusu dava dışı şirketin müvekkili şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalının, söz konusu dava dışı şirketin ortakları ile iş birliği yaparak, dava dışı şirkette çalışmaya başladığını ve dava dışı şirket adına müvekkilinin müşterilerini ziyaret etmeye başladığının öğrenildiğini, dava dışı --- ünvanlı şirketin ortak ve çalışanlarının neredeyse tamamının müvekkili şirketinin ve müvekkili şirketin grup şirketi olan dava dışı --- eski çalışanları ve gümrük işlerini yürüten firmanın çalışanlarından oluştuğunu, davacının da aralarında bulunduğu şahısların, müvekkili şirketin Türkiye de ki yetkili satıcısı olduğu ----- ürünlerinin tek yetkili satıcısı iken, söz konusu firmaya yanıltıcı bilgi vererek sözleşmenin feshini sağladıklarını ve satışların dava dışı ---- ünvanlı yeni firma üzerinden yapılmasına aracılık ettiklerini, davalı işçinin müvekkili şirkette pazarlama ve satış personeli olarak 2018-2019 yılları arasında görev almış olması sebebi ile müvekkili şirketin tüm stratejik satış politikalarına ve gizli kalması gereken kâr marjı, müşteri portföyü, teknik verilere haiz olduğunu, bu bilgileri çalıştığı dava dışı şirkette kullanacağının açık olduğunu bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve dava safahatında artırılmak üzere şimdilik) 500,00 TL cezai şart bedelinin işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, TBK'nın 446. Maddesi gereği dava safahatında yaptırılacak bilirkişi incelemesini müteakip müvekkilinin bu miktarı aşan bir zararının mevcut olduğunun anlaşılması ihtimaline binaen (HMK 107 gereği dava safahatında yaptırılacak bilirkişi incelemesine müteakip artırılmak üzere) şimdilik 500,00 TL zarar tazminat bedelinin işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, yasağa aykırı davranışa son verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davanın usul ve esas yönünden reddine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin alacak davasıdır.Somut olayda; davalı tarafın davacı şirkette 31.08.2018 tarihinde pazarlamacı pozisyonunda işe başladığı, 31.05.2019 tarihinde kendi isteği ve istifa mektubu ile işten ayrıldığı, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin Rekabet Yasağı başlıklı 12. Maddesinin, davalı işçinin işverenin ticari sırlarına ve Müşteri çevresine nüfuz eden konumu sebebiyle; Yer bakımından; --- İli, süre bakımından; İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile ve konu bakımından; işverenin faaliyet sahası ile sınırlandırılarak, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde işveren ile rekabet etmemeyi, kendi hesabına veya bağlantılı olmak üzere rakip bir işletme açamayacağı, başkaca rakip bir işletmede çalışmayacağı, rakip işletmeler veya müşteriler ile başkaca türden bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, rekabet yasağı hükmüne aykırı hareket etmesi durumunda işçinin işverene 500.000,00-TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının 11.06.2019 tarihinde ve işten ayrıldıktan 11 gün sonra sonra,14.03.2019 tarihinde kurulmuş olan dava dışı ----Şirketi'nde satış görevlisi olarak çalışmaya başladığının davacı tarafça öğrenilmesi üzerine işçinin sözleşmeyle kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalının dava dışı ----- firmasında 11.06.2019 tarihinde satış görevlisi olarak işe başladığı, 23.09.2019 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığı, davacının, davalı ...pazarlama görevinde bulunduğu yurt dışı ürünlerle ilgili Türkiye'deki temsil yetkisinin 12.04.2019 tarihinde sona erdiği, davalı ... bu temsil yetkisinin sona ermesinden sonra 31.05.2019 tarihinde davacı nezdinde çalıştığı işten ayrıldığı, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede şirketin 2019 ve 2020 yıllarında satış gelirlerinde ve şirket karında önemli düşüşler yaşandığı, ancak şirketin satış ve gelir kaybının davalı ile illiyet bağının dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği, davacı şirketin satış gelir ve karındaki düşüşlerin kuvvetle muhtemel sebebinin yurt dışından aldığı Türkiye temsilciliğinin sona ermesi olduğu, bununla birlikte davalı ... davacı şirkete ait şirket sırlarını, satış politikalarını ve müşteri portföyünü işe başladığı dava dışı -----ile paylaştığına dair somut bir delilin davacı tarafça dosyaya ibraz edilemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 373,20 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!