WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/65 Esas
KARAR NO:2024/193
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :24/08/2017
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

----maddesine göre --- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.06.2016 tarihinde sürücü ----, sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında,---- plaka sayılı araç sürücüsü ------ 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacının, söz konusu kazada ----- plaka sayılı araç içerisinde yolcu konumunda bulunmkata olup yaralandığını, -------- Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, davacının %4,2 asgari beden çalışma gücü azalma oranını gösterir -------- düzenlenen ------ mevcut olduğunu, söz konusu trafik kazası -------- Numaralı dosyasına konu olduğunu, kazaya sebebiyet veren ---- plaka sayılı araç, davalı ------ kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ---- karşılanması amacıyla, kazaya sebebiyet veren----- plaka sayılı araç için doğrudan davalı ----- tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ödeme yapılabilmesi için tüm evraklar davalı şirkete teslim edildiğini, davalı ----- içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtar olunduğunu, davalı ----- yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından taleplerini karşılayacak cevap verilmemesi ve davcının mağduriyetinin giderilmemesi nedeni ile işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü; davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan 3.200,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100,00-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 3.300,00 TL tazminatının davalı ---- başvuru tarihi olan 23.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----plakalı aracın sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, ---- poliçe no’lu ------ ile sigortalı olduğunu, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme, davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir. HMK m.16'ya göre ise, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğunu, bu maddeler uyarınca davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın ortak ve kesin yetkili ------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın --------------- sevk edilmesini talep ettiklerini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için ---------- sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair ----- uyarınca değerlendirilmesini talep ettiklerini, bu itibarla taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırılması gerektiğini, bu araştırma neticesi tazminat, hakkaniyete uygun bir oranda indirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini, ancak önemle belirtelim ki aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, ------açıkça belirtildiği üzere, her yıl için hesaplanan gelir önce %10 arttırılmalı; daha sonra %10 iskontoya tabi tutulması gerektiğini, avukat-bilirkişiler tarafından yapılan hesaplarda gerçek anlamda iskonto uygulanmamakta; hatalı katsayılar kullanılarak yıllık gelir ve iskontolu gelir aynı tutarı vermekte, bunun sonucunda tazminat olması gerekenin çok üzerinde çıktığını, bu durumda ---- kararlarında ifade edilen %10 arttırım ve %10 indirim yapılmadığını, ----- uygun iskontolu hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davacılar-------- ölüm/cenaze masrafı, geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu ----- kendi özel kanunlarına göre davalı şirket ---- rücu imkanı doğduğunu, ---- davacıların dışında, ------- da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresi, delillerin tamamlanmış olması halinde tümünün davalı şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, ------ maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleşmediğini, arz ve izah edilen nedenler ve Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle; esasına girildiği takdirde, yukarıda sırasıyla sayılan ve açıklanan nedenlerle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER :Nüfus Kayıt Örneği, ----- dosyası, Maddi Hasarlı ve Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Poliçesi, Trafik Tescil Kayıtları, ---- Üniversitesi-------Raporları, Bilirkişi Hesap Kök ve Ek Raporu, Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması, Dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMAKAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIPDEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, Trafik Kazasına bağlı olarak 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince bedensel zararlar (kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan) nedeniyle açılan Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.Dosya Mahkememize ------tarafından verilen ---tarih ve --- sayılı yetkisizlik kararının ----- tarihinde kesinleşmesi üzerine sehven ---- Mahkemesine gönderilmesi ve işbu mahkeme tarafından verilen ---- Sayılı dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi kararı üzerine dosyanın------- Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek için gönderilmesine müteakip mahkememize tevzi edildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesindeki yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek son duruşmaya katılan davacı vekilinin tahkikata ve son sözlerine ilişkin beyanları dinlenip tutanağa yazılmış ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve yargısal uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince dosyada bulunan belge ve kayıtlara 15/06/2016 tarihinde dava dışı ----- adına kayıtlı/işleten , yine dava dışı ----- sevk ve idaresindeki -----plakalı hususi -------- meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacı da yaralanmıştır. Dosyada bulunan sigorta poliçesine göre kaza tarihi olan 15.06.2016 tarihini kapsar şekilde -------başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı ------ sigortalıdır. Dolayısıyla davalının sorumluluğu yukarıda açıklanan yasal hükümler çerçevesinde araştırılıp somutlaştırılmalıdır. Bu durumda kusur, davacı kişideki maddi hasar ve zarar ile hesap üzerinde durulması gerekmiştir. Mahkememizce vekille temsil edilen tarafların gösterdikleri deliller toplanmış ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Öncelikle olayın gerçekleşme biçimi ve dosya kapsamına göre davacı araçta yolcu olarak bulunduğundan kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası içeriğine göre davacı yolcuya atfedilecek bir kusur bulunmadığından ve aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağında belirlenen kusur sebep, durum ve oranı yerinde görüldüğünden (sürücünün emniyet kemerlerinin takılı olmasının kendilerini ölümden kurtardığı beyanı ve sürücü ve davacının ters dönen araçtan yardıma gelen vatandaşlar tarafından kurtarılmış olmalarına göre ) tak taraflı işbu kazada kusurun % 100 oranında dava dışı sürücüde olduğu kabul edilerek davalı ------ poliçe gereğince doğması muhtemel zarardan işleten ve sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tespit ve kabul edilmiştir. Kuşkusus davacı müşterek ve müteselsil borçlulardan olayda olduğu gibi birine , bir kaçına veya tamamına yönelmekte serbesttir. Bu tespitlerden sonra tahkikat işlemi olarak davacının malluliyet durumunun tespiti için dosya ------ gönderilmiş ve rapor alındığı belirtilmelidir. Daire tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliği hükümlerine göre en son düzenlenen 31.05.2023 tarihli raporda özetle; davacının vücut engellilik oranını % 0 olduğu ve iyileşme ( iş göremezlik) süresinin ise kazadan itibaren üç aya kadar uzayabileceği mütala edilmiştir. Mahkememizce anılan rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş vaki beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilen işbu maluliyet raporu esas alınarak tazminata ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye işbu maluliyet raporuna göre hesap yapılması için yeniden verilmiştir. ------ resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ------- tarafından düzenlenen 02.02.2024 tarihli ek raporda özetle ;davacının geçici iş göremezlik alacağının 3.902,97 TL olduğu, bundan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılamsı halinde alacağın 3.122.38 TL olduğu yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce alınan işbu rapor da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve beyanları değerlendirilmiştir. Mahkememizce maddi tazminat talebi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede , kusur durumunun dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı şirket aleyhinde olduğu ve bundan mütevellit diğer şartların varlığı halinde davalının zarardan müteselsil sorumlu tutulabileceği, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığı halde ödeme yapılmadığı, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırtması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetinin ve bu maluliyete göre maddi tazminat alacağının tespit edildiği anlaşılmakla, denetlenen ve benimsenen bilirkişi raporları , taleple bağlılık ilkesi, --------- soruşturma dosyası içeriğinden ve ifadelerden davacının hatır taşıması sırasında kazaya maruz kaldığı açık olup davalının savunması ve de resen uygulanması gerektiğinden -------- gereği tazminattan % 20 oranında indirim yapılmıştır. Davacı vekili dava HMK'nin 107.maddesi gereğince dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından dosyaya sunulan ilk hesap raporuna göre talep artırım dilekçesi verilmiş ise de, belirsiz alacak davasının niteliği gereği davacı vekili tarafından ilk bilirkişi hesap raporuna göre mahkememizce süre verilmediği halde işlem yapıldığı için dikkate alınmamıştır. Zira bilirkişi kök raporunda geçici iş göremezlik tazminatı hesabının, pasif devre olarak kabulü ile işbu dönemdeki --------- dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması gerekirken kök rapor tarihindeki net asgari ücret üzerinden hesap yapılmış ve dolayısıyla hatalı bir sonuç bulunmuştur. Filhakika, HMK'nin 107/2 maddesi gereğince tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebileceğinden ve mahkememizce alınan ek hesap raporunda alacak tam ve kesin olarak belirlendiğinden verilen süre içinde yapılan ikinci talep artırım dilekçesi esas alınarak sonuca gidilmesinin doğru olacağı düşünülmüştür. Burada yeri gelmişken, vekil tarafından yapılan hatalı hukuki işlemlerin, mahkemenin yargılama faaliyetini, uyuşmazlığın çözümünü ve hukuk kurallarının tam ve doğru olarak uygulanması suretiyle maddi gerçeği bulma amacını ve görevini zorlaştırdığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 2/1,2 maddelerine aykırılık teşkil ettiği de belirtilmelidir. Binaenaleyh; davacının mahkememizce gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen 31.05.2023 tarihli son --------- maluliyet raporu ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ek raporuna göre davasını sadece geçici iş göremezlik alacağı yönünden ispat ettiği , davacının kalıcı maluliyetinin ise bulunmadığından çalışma gücünün azalmasından dolayı maddi zararının bulunmadığı tespit ve tayin edilmekle, taleple bağlılık ilkesi nazarında faiz tür ve oranı, temerrüt olgusuna göre faiz başlangıç tarihi, sigorta poliçesi ve limiti gibi hususlar da gözetilmek suretiyle davacının kazanç kaybı ( geçici iş göremezlik) yönünden esastan ispat edilen maddi tazminat davasının hatır taşıması indirimi yapıldığından kısmen kabulü ile ; 3.122,38 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı olarak 290.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ------ şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( 780,59 TL hatır taşıması ) reddine karar verilmiştir. Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin davasının ise benimsenen ------- raporuna göre zararın ispat edilmediği anlaşıldığından (3.200 TL) reddine karar verilmesi gerekmiştir. -------------Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın Kısmen Kabul; Kısmen Reddine,
2-)Davanın geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulü ile; 3.122,38 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ----- kişi başına sağlık giderleri teminatı olarak 290.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ----alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( 780,59 TL) reddine,
3-)Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin davasının (3.200 TL) reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 396,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı 31,40 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 67,40 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan 523,65 TL posta ücreti ve 1.950,00 TL bilirkişi ücreti, 3.363,00 TL ----- Fatura ücreti olmak üzere toplam 5.836,65‬ TL yargılama giderinden davanın kabul (%44) ve red (%56) oranına göre 2.565,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.122,38 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca reddedilen toplam miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.980,59 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve reddedilen miktarlar itibarıyla ( 3.122,38 TL- 780,50 TL- 3.200,00 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024