WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/576
KARAR NO : 2024/77

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2019
KARAR TARİHİ : 30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketten 16.03.2016, 19.04.2016 ve 02.05.2017 tarihli faturalar ile 94.790,72 TL bedelli, PVC kapı ve pencere kanatlarının bağlantı noktalarında kullanılan 97.150 adet menteşe satın aldığını, davalı tarafından düzenlenen faturalarda, -----kalite standartlarına uygun olduğuna dair amblem bulunmadığını, davalının, ağır kusurlu olup, ürün ayıplarını hile saklayarak menteşelerinin satışını gerçekleştirdiğini, davalının sorumluktan kaçındığının anlaşılması üzerine 04.09.2019 tarihinde ----.Noterliğinden -----yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, akabinde 12.09.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılarak, 21.10.2019 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, ticari satıma konu ürünlerde gizli ayıp olduğunu, menteşelerin montaj edilerek kullanılmasından bir süre sonra müşterilerden gelen şikayetler sonrası menteşelerin monte edildiği pencere ve kapı kanatlarında yamulduğu, tutturulduğu ve ---- profillerinin sarsarak düşecek pozisyona geldiğini, taraflarınca tespit edildiğini, davacının ticari itibar kaybına ve maddi zarara uğradığını beyan ederek; 19.850 adet gizli ayıp menteşelerinin bedel iadesi, mümkün olmuyor ise satış bedelinin indirimi ya da ayıpsız misli ile değimi, davacının gizli ayıplı ürünleri kullanmaktan doğan 10.000 TL'lik maddi zararının tazmini, davacının ticari itibarının sarsılması, iş, müşteri ve ödeme kaybı yaşamasından kaynaklanan 10.000 TL'lik manevi zararının tazmini, delil tespiti için açılan değişik iş dava dosyalarındaki yargılama giderleri dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konusu edilen ürünlerin fatura tarihleri dikkate alındığında TBK 231. maddesinde öngörülen zaman aşımının gerçekleştiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının kusuruna dayanmadığını, kusurlu olanın davacı olduğunu, davalı şirkete değişik uzunlukta ve ağırlıkta menteşe üretimi yapıldığını ve pazarlandığını, davacının, kendisine gösterilenlerden dava konusu ettiği faturalardaki ürünleri satın almak istediğini ve davalı şirkete de ürünlerin özelliklerini belirterek davacı firmaya satışını gerçekleştirdiğini, davacının iddia ettiği gibi faturalardaki ürünlerin ---- kalite standartlarında olmasının söz konusu olmadığını, davacı şirketin, -----kalite ürünleri değil faturaya konu ürünleri fiyatlarından dolayı tercih ettiğini, isteseydi iddia ettiği kalite ürünlerden alabileceğini, davalının bu ürünlerinde üretimini yaptığını, faturaların matbu basımı söz konusu olup, fatura içeriğine bakıldığında ürünlerin iddia edildiği şekilde olmadığının görüleceğini, davacı tarafından kullanmadığı bazı ürünlerin değiştirmek istediğini belirtildiğini ve davalının iyi niyetli olarak davacının taleplerini yerine getirdiğini ve ekte sunulan teklif formunda belirtilen ürünlerin değiştirildiğini ve 2019 üretiminden ürünlerin verildiğini, ticari satıma konu olan ürünlerde gizli ayıp olmadığını beyan ederek, davanın----- ihbar edilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davanın ihbar edilmesi talebinde bulunulmuş, ihbar olunana HMK 61 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

İhbar olunan----- cevap dilekçesinde özetle; Davacının, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında hammadde alım satımın zaman zaman olduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın ihbar olunan şirketin satışından kaynaklanmadığını, ihbar olunan şirket tarafından verilen ürünlerin standartlara uygun olduğunu, ihbar olunan şirket tarafından verilen ürünle ile üretim yapılırken firmaların enjeksiyon makinelerinin potalarına her istedikleri hammaddeyi atabildiğini ve üretime devam ettiğini, bazı üretici firmalarda enjeksiyon başındaki ustanın ısıyı artırmasının bile yanlış üretim yapmasına sebep olabildiğini, bu kadar değişken bir üretim sürecinin olduğu durumda ihbar olunan şirketin standart ve analizlerine uygun olarak verdiği hammaddede herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 19.06.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 10.000,00 TL manevi tazminat ve toplam 448.665,90 TL tutarındaki maddi tazminat alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Güncel değerler üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava açıldığı tarihteki hukuki ve fiili duruma göre karar verilebileceğini, dava tarihindeki ayıplı ürünlerin değerinin esas alınması gerektiğini, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin yerinde olmadığını, ayıplı ürünlerin güncel değeri alınırsa faiz uygulaması ancak karar tarihinden itibaren istenebileceğini, menteşe bedeline %18 KDV eklenmesini haklı ve yasal bir dayanağı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
-----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyaları dosya arasına alınmıştır.----- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. İnşaat mühendisi, kimya mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davaya konu menteşe ürünlerde gizli ayıp olup olmadığı, bunun sonucunda satış bedelinde indirim yapılıp yapılmayacağı/ayıpsız misli ile değişim yapılıp yapılmayacağına dair maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalının zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.

Dosya, defter inceleme günü belirlenerek, gerekli ihtaratlar yapılarak ve ayrıca, gerekirse yerinde inceleme yetkisi, ilgili numuneleri inceleme ve fotoğraflama yetkisi ile ilgili bilgi ve belgelerden onaylı suret alma yetkisi verilerek, inşaat mühendisi, kimya mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 08.07.2021 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belgeler ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu ayıplı mallara ilişkin 3 adet 80.182,00 TL tutarlı faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ------ analiz sonuçlarına göre, sağlam olan menteşelerin alaşımlarında magnezyum kullanımından dolayı sağlam oldukları, buna mukabil magnezyum kullanılmayan menteşelerde ise kamburlaşmalar görüldüğü, ayıplı bu malzemenin dökümünün kolay ama yumuşak olduğu, sertleştirmek ve mukavemeti arttırmak için magnezyum ilave edildiği, magnezyumun pahalı bir madde olduğu, Avrupa Birliği Kritik Ham Maddeler Listesinde yer alan magnezyumun başta Avrupa olmak üzere Dünya'nın birçok yerinde stratejik ürün olarak kabul edildiği, davalı şirketin ürettiği bu menteşeler ile ilgili gerektiğinde ----- kurumundan belgeleri istenirse aradaki farkın daha iyi anlaşılacağını, bu da, ayıplı menteşelerin dökümü esnasında pahalı bir malzeme olan magnezyum kullanılmamasından kaynaklandığını gösterdiğini, davacı tarafından 19.850 adet gizli ayıplı menteşelerin bedel iadesi talep edilmiş ise de, 3 adet faturaya konu 97.150 adet KDV hariç 80.182,00 TL tutarlı menteşelerin hangilerinin, davalı tarafından iade alındığı ve menteşelerin birim fiyatları dosya kapsamında tespit edilemediğinden maddi zararın hesaplanamadığı rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora karşı itirazların değerlendirilerek ek rapor sunulması amacıyla, özellikle inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmasının uygun ve gerekli olduğuna karar verilerek dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 01.01.2023 tarihli ek rapora göre, inşaat mühendisi bilirkişi ile taraf vekillerinin hazır bulunduğu ve imzalarının bulunduğu 14.12.2022 tarihli yerinde yapılan inceleme tutanağında, tarafların tartım yolu ile sayım yapılmaması konusunda, sayım yapılmaksızın 18.000 adet menteşe takımının ayıplı olduğu konusunda mutabık kaldıkları, üç adet varil içerisinde bulunan menteşelerin, davalı tarafa teslim ve tesellüm edildiği, bu hususların fotoğraflanarak ek raporda ibraz edildiği, gizli ayıplı olan 18.000 adet menteşenin serbest piyasa rayiçleri göz önüne alınarak yapılan araştırmada güncel iade bedelinin 174.015,00 TL+KDV hesap edildiği, davacı firma tarafından gizli ayıplı menteşelerin kullanılması neticesinde sağlam menteşeler ile değişiminin sağlanmak zorunda kalmasından dolayı davacı firmanın ayıplı menteşeleri sökerek yenilerinin takılması için harcanan işçilik maliyeti ile ulaşım maliyeti toplamı (210.000,00 TL+30.000,00 TL)=240.000,00 TL hesap edildiği rapor edilmiş olup, itirazlar neticesinde aynı bilirkişi heyetinden 2.ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan 11.04.2023 tarihli ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile diğer raporlardaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, sunulan raporların, KDV hesaplaması yönünden yapılan tespitler hariç olmak üzere, diğer tespitler yönünden hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, dosya kapsamından, satın alınan dava konusu menteşelerde ayıp bulunduğu, bahse konu ayıbın ise ilk bakışta/muayenede anlaşılabilecek bir ayıp olmaması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, ayıplı olan menteşe adedi konusunda da taraflarca mutabakata varıldığı, yasal mevzuata göre ayıbı gidermekle yükümlü olan davalının, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, sunulan noter ihtarına göre davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının ayıplı mal nedeniyle seçimlik hakkını kullanabileceği, seçimlik hak olarak uğranılan zararın tazmini hakkının kullanıldığı anlaşıldığı, davacı tarafça ıslah hakkı kullanılarak davanın bedel yönünden 438.665,90 TL olarak ıslah edildiği, her ne kadar davacı tarafça %18 KDV bedeli olan 31.322,00 TL de talep edilmiş ise de, bu hususa ilişkin dosyaya herhangi bir yasal dayanak sunulmamasına bağlı olarak bahse konu talebin Mahkememizce uygun bulunmadığı, yine her ne kadar davacı tarafça D.İş dosyalarında yapılan yargılama giderlerinin toplamı olan 3.328,90 TL de maddi tazminat kalemi içinde talep edilmiş ise de, bahse konu giderlerin yargılama giderinin içinde ayrı bir madde olarak değerlendirilmesi gerektiğinden buna ilişkin tazminat talebinin Mahkememizce uygun bulunmadığı, taraflar arasındaki işin tarihi, paranın alım gücü ve yerleşik içtihatlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, menteşelerin güncel rayiç değeri baz alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, ayrıca, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede, ihtaratın 64.500,00 TL bedel için yapıldığı, temerrüdün oluşması için davalıya tebliğden itibaren 3 iş günü süre verildiği, ihtarnamenin 06.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süreye bağlı olarak 64.500,00 TL yönünden temerrüdün 12.09.2019 tarihinde oluştuğu, kısmen kabule konu olan geri kalan 349.515,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 19.06.2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davacı tarafça talep dilekçelerinde faiz türü açıkça belirtilmediğinden yasal faize hükmedilebileceği tespitiyle beraber, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, toplam 414.015,00 TL'den; 64.500,00 TL'sinin 12.09.2019 temerrüt tarihinden itibaren, 349.515,00 TL'sinin 19.06.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.
Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır.
Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(-----.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(------) Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: ---- saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(-----).
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün ----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: ----- saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, davalının, davacı tarafa ayıplı ürün satmış olması, buna bağlı olarak davacının iş çevresinde ticari itibarının zedelenmiş olması bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde davacının makul manevi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat yönünden dava tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğuna ve yasal faize hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, toplam 414.015,00 TL'den; 64.500,00 TL'sinin 12.09.2019 temerrüt tarihinden itibaren, 349.515,00 TL'sinin 19.06.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile, toplam 10.000,00 TL'nin 04.11.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.281,36 TL harçtan, peşin alınan 341,55 TL harç ile 7.500,00 TL ıslah harcının toplamı olan 7.841,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.439,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 341,55 TL harç ile 7.500,00 TL ıslah harcının toplamı olan 7.841,55 TL harç gideri, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti, 193,85 TL posta masrafı, 3.328,90 TL delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 14.614,30 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 13.737,44 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.240,80 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 79,20 TL'sinin alan davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 63.962,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat davası bakımından davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin temlik alan davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.