WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/555 Esas
KARAR NO:2024/336
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 31/10/2019
KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.05.2019 tarihinde saat 14:15 sıralarında ------Kavşağında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracıyla -------- sürücü ----------sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacı ----- yaralandığını, davacının ayak kemiğinin kırıldığını ve ardından hastaneye kaldırıldığını, kaza sonrası davacıya ilk müdahale --------------- yapıldığını, ardından davacının aynı hastanede ortopedi bölümünde ameliyat olduğunu, yapılan tedavilerin ardından müvekkilin ayağına platin takıldığını, davacının şu an uzun süre ayakta kalamamakta, hareket etmesi sırasında da ayağında ağrı ve şişme meydana geldiğini, davacının aynı zamanda kaza hadisesi nedeniyle --------psikiyatri bölümünde de ilaç tedavisi gördüğünü, davacının ayağının kırılması nedeniyle ayağında fonksiyon kaybı meydana geldiğini, sağlıklı bir bireye göre davacının çalışma ve kazanç elde etme imkanı önemli ölçüde ortadan kalktığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının hayatının geri kalanında acı hissedecek ve maluliyetten dolayı sağlıklı bir bireyin elde edeceği kazancı elde edemeyeceğini, kazaya karışan ------ plakalı araç, davalı sigorta şirketi tarafından ------- poliçe numarası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun yasal süresi içerisinde sonuçlandırılmadığını, tazminat talepleri tam olarak karşılanmadığını ve uzlaşma sağlanamadığını, bu konuda arabuluculuk başvuru yapılmasına rağmen anlaşmaya varılamadığını, kaza olayı ile ilgili adli süreç devam etmekte olup davacının şikayetçi olduğunu, arz ve izah edilen ve yargılamada ortaya çıkacak nedenlere binaen, davalı --- müzekkere yazılarak ----------numaralı sigorta poliçesinin tensiple beraber istenmesine, davalı sigorta şirketine yazılacak müzekkerede taraflarınca bir başvurunun olup olmadığının, var ise başvuru dosyasının tasdikli suretinin istenmesini, ayrıca davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının yapılmış ise miktarının sorulmasına tensiple beraber karar verilmesini, kusur ve maluliyet oranının tespitine, sonrasında tazminat hesabı için aktüerya bilirkişiden rapor aldırılmasına, ----- meslek gurup numarası ile ----hizmet dökümünün tensiple beraber istenmesine---------tedavi evraklarının tensiple beraber istenmesine, yaralamalı trafik kazası nedeniyle 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca belirlenecek maddi tazminatının davalı ----- yönünden başvuru tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle davalıdan alınarak davacıya ödetilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- sevk ve idaresindeki kazaya karışan-----plakalı araç için; davalı şirketçe, ---- tarihleri arasında, ---- no’lu poliçe numarası ile --------düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti azami 360.000,00 TL ile sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, davalı şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, davalı şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti azami 360.000,00 TL ile sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, davalı şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda davalı şirketin sorumluluğunda bir bedel ortaya çıktığı takdirde sorumluluk limitinin esas alınması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, ve varsa oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacının --------- sevkine karar verilmesini, talep ettiklerini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınacağını, tazminat ödemesinde, ilgili sağlık hizmet sunucularınca tanzim edilecek trafik kazasına ilişkin belgelerde illiyet bağı ile ilgili tespitin yer alması durumunda bu tespitin aksini ispat sigorta şirketine ait olduğunu, sigortacı söz konusu rapor hakkında ilgili mevzuat uyarınca itiraz usulüne başvurduğunda mağdurun itiraz üzerine yaptığı belgelenmiş harcamaları bu teminat kapsamında karşılamakla yükümlü olduğunu, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konuları belirlenmesi gerektiğini, ayrıca, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusu da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bir tazminat ödemesinin söz konusu olabilmesi için; maluliyet oranının yanında, davacının çalışabilecek durumda olup olmadığı, mesleği, maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediği konuları tespit edilmesi gerektiğini, davacı, maluliyetine rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa, kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa, maluliyet tazminatına hükmedilmemeli ya da somut durum tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafça herhangi bir gelir belgesi sunulamamış olduğundan, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını talep ettiklerini, dava dilekçesi incelendiğinde, sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde yaralanan davacı tarafın 500,00 TL daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiği görüldüğünü, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, yine gerçek zarar miktarının da Mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, yine gerçek zarar miktarının da Mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, kazaya karışan sigortalı aracın, ticari araç olmaması sebebi ile, hükmedilecek faiz yasal faiz olması gerektiğini, bu konu ------------- kararında irdelendiğini ve sigortalı aracın özel araç olması durumunda sigorta şirketinin yasal faizle sorumlu olması gerektiği içtihat edildiğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda; sair hususlar hakkında cevap ve itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda; sair hususlar hakkında cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulü ile; haksız ve mesnetsiz açılan davanın tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine, yargılama neticesinde, sigortalı araç sürücüsünün idaresinde olan aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespiti için --------- gönderilmesine Mahkemece bilirkişi atanmasına, maluliyet oranının tespiti için -------- veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerine sevkine, tazminat hesabının sigortalımızın kusur oranınca, hatır taşıması ve istiap haddi araştırılması neticesinde yapılmasına, davalı şirketin temerrütü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine, karar verilmesini davalı şirket adına beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk -------Tutanağı, Davacının -------Kaydı, ----Tescil Kayıtları, ------ Kazası Tespit Tutanağı, -----Poliçesi, Hasar Dosyası, ------- Kayıtları, ---- Dökümü ve Kayıtları, ----- Bordrosu, ----- Kusur Raporu, -------Maluliyet Raporu, Bilirkişi Hesap Kök ve Ek Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, Trafik Kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince Kazanç kaybı ve Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar kapsamında açılan Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesindeki yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ve hak düşürücü süre incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluna gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller toplanıp incelenerek tahkikat tamamlanmış ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki eden yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören , zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi, sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesi olup aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. 1483 - (1) maddesinde de, Sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar hükmü vardır.---------- ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden,----- Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------------------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.
2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ise “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir. Bunlar doktrin ve ---------- uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; 07/05/2019 tarihinde ----- kavşağında davacı ---- sevk ve idaresindeki ve adına tescilli ----- Plakalı motosiklet ile dava dışı ------ sevk ve idaresindeki yine dava dışı ----------plaka sayılı kamyonet niteliğindeki motorlu araçların karıştığı maddi hasarlı ve yarlanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazası nedeniyle ----------tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve kazada asli kusurun davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde; tali kusurun ise davacıda olduğu tespitine yer verilmiştir. Trafik kazasına karışan sigortalı araç dosyada bulunan tescil kayıtlarına göre kaza tarihinde dava dışı ---------- başlangıç ve bitiş tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve kişi başına sağlık giderleri olarak 360.000,00 TL , sakatlanma ve ölüm halinde ise 360.000,00 TL olarak teminat verildiği tespit edilmiştir. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığın sonuçlandırılması için esaslı üç unsur üzerinde durulmuştur. Bunlar kusur tespiti , maluliyet oranı ve süresi ve ile tazminat hesabından ibarettir. Buna göre mahkememizce taraf vekillerince gösterilen tüm deliller ve resen getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde öncelikle kazara kusuru ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan kusur durum ve oranının tespiti için dosya ---------- Dairesine gönderilmiş ve rapor alınmıştır. Daire tarafından düzenlenen 15.05.2023 tarihli raporda özetle, sürücü -------- ilk geçiş hakkını vermediğinden % 80, davacı sürücünün ise hızını kavşağa uygun olarak düşürmediğinden % 20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. ------ raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Ancak aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan kaza tespit tutanağındaki asli ve tali kusura gere ----- tarafından oransal kusur dağılımı yapıldığı, böylece ------ raporunun kaza tespit tutanağını teyit ettiği anlaşıldığından gerekçeli ve yeterli görülen ------- raporu gözetilerek kusur konusunun aydınlandığı ve kazada kusurun % 80 oranında davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Bu sırada davacının geçici ve kalıcı maluliyet durumunun ve tedavi gideri kapsamında bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kazadan itibaren tüm tedavi ve tetkiklere ilişkin sağlık kuruluşlarından bilgi ve belgeler celbedilmiş ve-----------tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak rapor düzenlenmesi istenmiştir. Anılan kurum tarafından düzenlenen --------- tarihli raporda davacının tüm vücut engellilik oranını % 6 olduğu, iyileşme süresinin olaydan itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği yönünde tespitlere yer verilmiştir. Bu rapor da kuşkusuz taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, rapora karşı davacı vekili tarafından yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Buna bağlı olarak dosya tazminat hesabı konusunda -------- Kurulu listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiş ve belirlenen kusur ve maluliyet durumlarına göre davacının kaza tarihi itibarıyla gelir durumuna göre tazminat hesabı yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi Aktüerya uzmanı -------- tarafından hazırlanan 16.10.2023 tarihli raporda özetle ;Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 18.651,44 TL hesaplandığı ancak------- tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise; davalının % 80 kusura isabet eden tutarının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzilinin gerekeceği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 303.498,94 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 31.10.2019 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu mütalaa olunmuştur. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ olunmuştur. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulması üzerine ----------- kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı da sorularak sonucuna göre bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/02/2024 tarihli ek raporda ise özetle; davacının sürekli iş göremezlik zararının % 20 kusur indirimi yapıldıktan sonra 444,096,07 TL geçici iş göremezlik zararının 18.651,44 TL olduğu yönünde görüş ve hesap bildirilmiştir. Anılan ek rapora karşı taraf vekillerince herhangi bir itiraz öne sürülmemiş; davacı vekili tarafından dava HMKnin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırım dilekçesi verilerek harç tamamlanmıştır. Davacı vekili tarafından sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının toplamı 360.000,00 TL kişi başı ölüm ve sakatlanma poliçe limiti esas alınarak artırım yapıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki yapılan artırımın bilirkişi raporunda belirlenen miktarları kapsadığı tespit edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği işbu miktarlar esas alınarak hüküm kurulması gerekmiştir. Zira bilirkişi raporunun ----- güncel uygulamasına uygun olarak --------- yaşam tablosu esasında davacının aylık gelirine göre ,davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançlar her yıl için % 10 artırılıp tazminatın peşin ödeneceği kabul edilerek her yıl için % 10 indirilmesine bağlı progresif rant yöntemine göre hesaplandığı, yapılan hesabın maddi olaya, dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olduğu anlaşılmıştır. Hülasa; yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler kapsamında haksız fiil niteliğindeki trafik kazası ile malüliyet arasında illiyet bağı bulunduğu, ortaya çıkan maluliyet nedeniyle hesap ve talep olunan tazminat alacaklarından (geçici ve kalıcı iş göremezlik) davalı sigorta şirketinin zmms poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceği sarihtir. Binaenaleyh; mahkememizce taleple bağlılık ilkesi, talep arttırım dilekçesi, sigorta poliçesinin türü, tarih ve kapsamı ile limiti, davalı yönünden KTK'nin 97.maddesine göre yapılan başvuruya bağlı olarak hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, özellikle kusur, bedeni hasar (maluliyet) ve hesaba (tazminat) ilişkin genel olarak denetimi yapılan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen ----------- Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenip ibraz edilen raporlar da gözetildiğinde; davacının davasını TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile; a-) 341.348,56 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın tamamı için dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/07/2019 tarihinden itibaren ------ uygulaması gereğince faizin seçimlik hak kapsamında kalması ve seçim hakkı ile bu hakkın sona ereceği, dava dilekçesinde yer alan faiz ibaresinin yasal faiz olarak kabul edilmesinin gerekmesi ve de faiz türünün sonradan ıslah ile dahi değiştirilmesinin de mümkün olmaması nedeniyle işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, b-) 18.651,44 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın faize ilişkin yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.----------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile;
a-) 341.348,56 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,
b-) 18.651,44 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 24.591,60 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 44,40 TL peşin harç ve 1.227,88 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 23.319,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-) Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı 44,40 TL peşin harç, 1.227,88 TL tamamlama harcı, 551,60 TL posta masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.938,00 TL ----------- fatura ücreti olmak üzere toplam 7.306,28‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 56.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024