WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/153
KARAR NO : 2024/495

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----isimli yazılım ve tasarım şirketinin sahibi olduğunu, bu şirkette, web sitesi, yazılım, sosyal medya hizmeti, logo tasarımı, broşür tasarımı, ---- tasarımı (modelleme), kurumsal kimlik tasarımı, marka kılavuzu, marka danışmanlığı gibi çalışmalar konusunda hizmet verildiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket ----Şirketi ile web sitesi, sosyal medya hizmeti, logo tasarımı, broşür tasarımı, render tasarımı (modelleme), kurumsal kimlik tasarımı, marka kılavuzu, marka danışmanlığı konularında hizmet vermek üzere anlaşmaya varıldığını, anlaşma uyarıca müvekkili şirketin, kendi borcunu siparişlere uygun şekilde, süresinde, tam ve kusursuz olarak ifa etmiş olmasına rağmen, davalı şirket hiçbir haklı neden olmaksızın sözleşmeden dönmüş ve müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, davalı şirketin sözleşmeden dönerek hiçbir ödeme yapmamış olması, müvekkili şirketin emek ve zaman kaybına uğrattığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; Müvekkil şirketin tarafı olduğu ticari hizmet sözleşmesi kapsamında ifa edilen hizmet bedeli olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000 TLnin davalıya ihtarname tebliğ tarihi olan 21.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili ile davacı arasında “Ticari Hizmet Sözleşmesi” adında bir sözleşme olmadığını, davacının da böyle bir sözleşme sunmadığını, huzurdaki dava açısından senetle ispat kuralının geçerli olduğunu, davacı yanın fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000.TL alacak iddiasında bulunduğunu, alacak iddiasına dayanak yapılan ihtarnamede ise farklı alacak kalemlerinde olmak üzere 141.000.TL + KDV talep edildiğini, davacı yanın verdiğini iddia ettiği hizmetten kendisi de emin olmadığından web sitesi, sosyal medya hizmeti, logo tasarımı, broşür tasarımı, ---tasarımı (modelleme), kurumsal kimlik tasarımı, marka kılavuzu, marka danışmanlığı konularında hizmet vermek üzere iddia ettiğini, dava dilekçesinde sanki Nisan ayından bu yana görüşmeler yapılıyormuş gibi açıklamada bulunulduğunu, ancak delil listesinde sadece davacı tarafından atıldığı iddia olunan sadece Temmuz ayına ait ----- mesajları ve e-postalara yer verildiğini, bunlara müvekkili tarafından verilen cevap yada onayın bulunmadığını, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsili amacı ile açılan alacak davasıdır.Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması gerekmektedir.Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı olan web site tasarım hizmeti TTK'da düzenlenen bir konu olmadığından dava mutlak ticari dava değildir. Dava, yukarıda sayılan ve TTK'nın 4/1-son cümlesinde yer alan ticari davalardan da değildir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta davanın üçüncü grup dava yani nispi ticari dava olup olmadığının tespiti gerekir TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.Öte yandan, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle başta TTK olmak üzere, 21.07.2007 tarihli, ---- sayılı ----- yayımlanan ------ sayılı "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin'' Bakanlar Kurulu kararı ve VUK'un ilgili maddeleri uyarınca davacının tacir mi yoksa esnaf mı olduğunun belirlenmesi gerekir.
TTK'nın 11. maddesinin ikinci fıkrası "(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. İlgili fıkrada her ne kadar ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ifade edilmişse de söz konusu fıkranın 2/7/2018 tarihli değişiklikten önceki halinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmekteydi. Nitekim 21.07.2007 tarihli, ---- sayılı ----- - yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, halen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.
Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nun 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Anılan ------- sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. VUK'nun 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir. Salt ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.
Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davacı yanın sicil kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.-----Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin müzekkere cevabında, davacının esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.-----Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.04.2024 tarihli müzekkere cevabında, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ gereğince Ba-BS bildirimi verme zorunluluğunun bulunmadığının bildirildiği ve 2022 yılında da 171.474,63 TL zarar ettiğinin bildirildiği dolayısıyla VUK 177. Maddesinde düzenelenen hadleri aşmadığı görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalını tacir sıfatının bulunmadığı, Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır. ---- BAM ----. HD. ------ Sayılı ilamları da aynı doğrultadır.,.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.