T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/670
KARAR NO : 2024/335
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı borçlu aleyhine başlatılan takibe haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiğinden önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığından işbu davayı ikame etme zarureti doğduğunu, öncelikle ---- .İcra Müdürlüğü’nün ----sayılı dosyasından önce takip ----.İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosya üzerinden başlatıldığını, -----.İcra Müdürlüğü dosyasında müvekkili alacaklı -----şirketi olduğunu, alacaklının 23.07.2019 tarihinde tüm alacağı-----şirketine temlik ettiğini, yani müvekkili şirket temlik alacaklısı olduğunu,müvekkili ile davalı arasında ----- sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda davalı şirket, -----projesi kapsamında ; ---- ili ---- ilçesi ----- Köyü ---- mevki ----- paftada 3384 Parsel, ---- ili ----- ilçesi ------ mevki ----- paftada 2975 Parsel, ----- ili ---- ilçesi ----- Köyü ---- mevki ----- paftada 2976 Parsel, ----- ili ---- ilçesi ----- Köyü ------ mevki ---- paftada 2977 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ---- Köyü ----- mevki ----- paftada 3381 Parsel, ----- ili ---- ilçesi ----- Köyü ---- mevki ---- paftada 3382 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ----- Köyü ----- mevki ----- paftada 3383 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ---- Köyü ---- mevki ----- paftada 3388 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ---- Köyü ---- mevki ---- paftada 3389 Parsel, ----- ili ---- ilçesi ---- Köyü ---- mevki ----- paftada 3386 Parsel, ----- ili ----- ilçesi ---- Köyü ----- mevki ----- paftada 3387 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ---- Köyü----mevki ----- paftada 3063 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ----- Köyü -----mevki ----- paftada 3064 Parsel, ----- ili ---- ilçesi ---- Köyü ----- mevki -----paftada 3390 Parsel, ---- ili ---- ilçesi ---- Köyü ----- mevki ----- paftada 3399 Parsel de kayıtlı gayrimenkulleri müvekkili şirkete teslim etmek üzere anlaşmaya varıldığını, bu sebeple de müvekkilinin karşı tarafa sözleşmede belirlenen tüm ödemeleri yaptığını ancak karşı taraf taahhüt ettiği "----- inşaatını tamamlamadığını ve müvekkili şirkete gayrimenkulleri teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından ödenen bedeller de iade edilmediğini, davalı borçlu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediği gibi müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeyi de iade etmediğini, bu sebeple taraflarınca icra takibi başlatılmışdığını ancak borçlunun kötüniyetle itiraz ettiğini, tüm bu sebeplerle işbu davayı ikame etme zarureti doğduğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından ------.İcra Müdürlüğü’nün -----. dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlunun, müvekkiline ödemek üzere takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın -----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından önce takibin ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya üzerinden başlatıldığını, ----- İcra Müdürlüğü dosyasında alacaklının -----şirketi olduğunu, alacaklının 23.07.2019 tarihinde tüm alacağı ----- şirketine temlik ettiğini" beyan ettiğini, davacı vekilinin sözünü ettiği 23.07.2019 tarihli söz konusu belge temlik sözleşmesi olmadığı gibi hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak icra dosyasına sunulan talebini davacı vekili imzaladığını, ancak davacı vekilinin her iki yabancı şirketin kendisine vermiş olduğu vekaletnamesinde temlik alma ve temlik etme yetkilerinin olmadığının açıkça görülmekte olduğunu, dolayısıyla ortada usul ve yasaya uygun bir temlik sözleşmesi de bulunmadığını, her ne kadar ---- -. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosya üzerinden davacı vekilinin hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak sunduğu talep üzerine davacı şirket dosyaya temlik alan sıfatıyla alacaklı olarak eklenmişse de bu durum davacının işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olduğu anlamına gelmemekte olduğunu, zira icra dairesinin davacı vekilinin vekaletnamesinde bu hususta yetkilendirilip yetkilendirilmediğine bakmadığını ve hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak sunulan talebi usul ve yasaya aykırı olarak kabul ederek davacıyı UYAP sisteminde alacaklı olarak kaydettiğini, yine sözde temlik işlemine dair alacaklı tarafından icra dairesine yatırılan temlik harcı da bulunmamakta olduğunu, bu yönüyle de temlik harcı alınmadan davacının alacaklı sıfatıyla UYAP sistemine kaydedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle hiçbir şekilde alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ortada geçerli bir temlik işlemi olmadığından davacı ---- şirketinin işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle işbu davanın aktif husumet ehliyet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve dava konusu edilen alacak iddiası da zamanaşımına uğradığını, alacaklı tarafın itirazın iptali davası açmadığı gibi 2 kez icra dosyasının esasının yenilenmesini talep ettiğini, arabulucuya başvurduğunu ve akabinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiğini, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesiyle yeniden ödeme emri düzenlenmesinin itirazın iptali davasının zamanaşımı süresini yeniden başlatmadığını, dolayısıyla şu aşamadan sonra itiraz üzerine duran icra takibine konu alacak bakımından alacaklı tarafça 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açılması gerekirken bu süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığüını, sadece dosyanın esası yenilendiğini, tüm bu sebeplerle davacının işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının sabit olduğunu, bu bakımdan da işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davaya konu icra takibinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu, zamanaşımının kesilmesinin, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması olduğunu, dava konusu alacağın, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, TBKnun 147/6. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmakta olduğunu, hiçbir şekilde alacak iddiasını kabul etmemekle beraber söz konusu alacak iddiasının da zamanaşımına uğradığını, zamanaşımının, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade ettiğini, bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımının, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu eksik bir borç haline dönüştürdüğünü, alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırdığını, davacı şirketin yabancı olduğunu, işbu davayı açmadan önce teminat yatırma yükümlülüğü bulunduğunu, bu sebeple öncelikle davacının mahkemece belirlenecek teminatı yatırması hususunda kesin süre verilmesi gerektiğini, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde ise davanın usulden reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davacıya Mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen sürede teminatın yatırılmaması durumunda ise işbu davanın usulden reddine, işbu davanın aktif husumet yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirketin ticaret sicil kaydı getirtilmiş, ---- Tapu Müdürlüğü'nden ---- ili ---- ilçesi ----- Köyü ----- mevki, 3384 Parsel, 2975 Parsel, 2976 Parsel, 2977 Parsel, 3381 Parsel, 3382 Parsel, 3383 Parsel, 3388 Parsel, 3389 Parsel, 3386 Parsel, 3387 Parsel, 3063 Parsel, 3064 Parsel, 3390 Parsel ve 3399 Parsel sayılı taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları, --- --- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyası ve ----. İcra Dairesi'nin------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiştir.
Dava; -----İcra Müdürlüğü’nün ----- esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için;
a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.Somut olayda dava dışı şirket tarafından borçlu davalı şirket hakkında ilk olarak ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyası ile 02/11/2015 tarihinde, toplam 2.762.252,37 TL alacağın tahsili için takibe girişildiği, işbu dosya alacaklısı davacının 23/07/2019 tarihinde icra dosyası alacağını temlik aldığı, borçlu davalı vekilinin yetkiye itirazı üzerine dosyanın 26/09/2022 tarihinde ----İcra Dairesine gönderildiği ve ---- İcra Müdürlüğünün -- Esas dosya numarasını aldığı, ----- İcra Müdürlüğünce 08/11/2022 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, incelenen icra dosyası kapsamı itibariyle ödeme emrinin davalı borçluya hiç tebliğe çıkarılmadığı, ancak davalı borçlu tarafından kendisine henüz ödeme emri tebliğ edilmeden 01/12/2022 tarihinde borca itiraz edildiği ve buna istinaden işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.İcra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ----- İcra Müdürlüğünce ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden ( ----- BAM -----. Sayılı Kararı, Yargıtay ------. HD'nin------. Sayılı kararı ) davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu sonucu kalan 46.744,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 md gereğince davalı vekili için tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!