T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/662
KARAR NO : 2024/344
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle----İcra Müdürlüğü -----, sayılı dosyası ile 72.679,32 TL lik icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak takibi durdurduğunu arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını ve bu sebeple huzurdaki davanın açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek alacağın likit olduğunu 2020-2023 dönemlerine ilişkin BA — BS formları ve tarafların ticari defterleri incelendiğinde haklılıklarının görüleceğini belirterek, davanın kabulüne, takibin devamına, davalının aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı şirketin 2023 yıllına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin tebliğ edilmesine rağmen ilgili tarih te defter ve belgelerini sunmadığı için inceleme yapılamadığı, davacı E-Arşiv Fatura İçeriği Malın Tesliminin İspatı Yönünden: davacı şirketin takip konusu asıl alacağını oluşturan faturaların kendi defterinde kayıtlı olduğu, davalının delter ve belge sunmadığından icra takip tarihi olan 05.07.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 72.646,00 TL alacaklı gözüktüğü, (takipteki talep: 72.645,98 TL. takip konusu e-arşiv faturaların gönderim merkezinin GİB bünyesinde olmaması sebebiyle online olarak değil, kapalı devre sistemiyle alıcıya ulaştırılabildiği, Red / İptal işleminin sistem üzerinden yapılmadığı, kendisine e-arşiv faturası keşide edilen alıcının ancak sorgulama ile faturanın varlığından haberdar olabildiği, temel ve ticari senaryo ile düzenlenen E-Fatura'dan farklı olarak E-Arşiv faturasının kağıt faturalar gibi içeriği malın alıcısına tesliminin usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında malin teslimine ilişkin davalının onayını/imzasını taşıyan somul bir belge bulunmadığından teslim tesellüm ediminin dosyadaki delil durumuna göre ispata muhtaç kaldığı, 2021 yılı Temmuz ayından itibaren (Temmuz dahil) elektronik belgelere ilişkin Ba-Bs bildiriminde bulunulmayacağı yönünde Tebliğ yayınlanmış olduğundan, Ba-Bs formunda görünen kayıtların GİB sisteminde arka planda sanal ortamda kendiliğinden oluşan kayıtlardan ibaret olduğu, eş deyişle davalının mal alımına dair ayrıca bir Ba beyanında bulunmadan--- programında arka planda ----- oluştuğu, E-Fatura (temel veya ticari senaryoda düzenlen) kabul /Red şartlarına tabi olmadığından huzurdaki somut olayda Ba formu analiz raporunun tek başına teslim tesellümün ispatında kullanılamayacağı, mahkemenin e-arşiv fatura içeriği malın tesliminin somut olarak ispatlanmadığı, HMK m.222/3 kapsamında kendi defterlerinin kesin delile dönüştüğü konusunu mahkemeye ait olmak üzerc, davacı tarafın dava dilekçesinde ticari defterlere ve sair delillere de dayandığı, KDV beyannamelerinin de defterlerin dayanak belgesi niteliğinde olması yanında davalı tarafını defter &belgelerini verilen kesin süreye rağmen ibraz elmediğinden incelenememesi de gözetilerek, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, teslim & tesellüm karinesinin ispat edilmesi yönünde dayanak belge niteliğinde olan KDV beyanları bakımından, davalı -----bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, ----- Vergi Kimlik Numarası tarh dosyasından, raporun 4.d kısmında listelenen e-arşiv faturalarının 2023 Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı KDV beyannamelerinde indirim konusu yapıp yapmadığına ilişkin olarak “191-İndirilecek KDV Hareketlerinin müzekkere yoluyla istenebileceği, takdirin Mahkemede olduğu, faiz: TBK.117.md.'de belirtilen şekilde temerrüdün oluştuğuna dair dosyada tebliğ şerhine havi herhangi bir delile rastlanılmadığından takip öncesinde muaccel olmayan alacağı için davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, Mahkemenin kismen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması hülinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkeme takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 72.646,00 TL alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, davalı tarafından malın teslim edilmediğine yönelik bir itirazının olmadığı, davalı tarafından iade fatura düzenlemediği,davalının bilirkişi raporuna itiraz etmediği, HMK 222/3. Maddesinde hüküm doğrultusun da davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilerek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile
1-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın 72.645,98 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 4.962,45 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 877,22 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4.088,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 877,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.147,07 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 416,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.416,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!