T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/617
KARAR NO : 2024/486
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli evraktan kaynaklanan)(Nisbi)
DAVA TARİHİ : 17/03/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şahsa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı ... ----- tarafından bir kaç kez araç kiraladığını, 26/12/2022 tarihinde ---- plaka sayılı ----- marka modeldeki araç kiraladığını, aynı gün ---- Mahallesi, ---- Caddesi ile ------ Caddesi kesişiminde bulunan kavşak noktasında maddi ağır hasarlı kaza yaptığını, aracın kullanılmaz hale geldiğini, tutulan tutanakları doğrultusunda davacının olaydan dolayı herhangi bir kusurunun olmadığını, aracın kaskolu olduğunu kasko şirketinin tüm maddi zararları karşılayacağını maddi olarak davacıdan talepte bulunmadıklarını, davaya konu kazadan 1 ay sonra davalı ... davacıyı arayarak 45.000,00 TL kaskodan eksik ödediğini iddia ettiği parayı istediğini, iyi niyetli olarak 20.000,00 TL ödediğini, davalı bu parayı kabul etmediğini, ------. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalı haksız ve usulsüz olarak araç kiralama işlemleri sırasında imza atılan evrakları arasında davalının düzenlediği seneti tarafına imzalattığını, kötü niyetle seneti icraya verdiğini usulsüzce icra takibi yapıldığını----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinin iptali talep ettiğini, yargılama harç ve giderleri ile aleyhe vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, dava dilekçesini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde yer alan unsurları barındıran şekilde hazırlamadığını, davacı taraf arabuluculuk şartı gerçekleşmeksizin işbu davayı açtığını, ispat yükü kendisine ait olan davacının iddialarını destekleyecek yönde herhangi bir somut veri ve/veya belge sunamamasından görüleceğini, davaya konu uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, kural olarak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğunu, davacı tarafından kambiyo senedinin, kıymetli evrak vasfına ilişkin yazılı ve mesnetli olmaksızın ileri sürdüğü iddialarını tümüyle ret ettiklerini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya arasına alınmıştır.-----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ------ karar sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (----- ). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (------).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----).
Somut olayda davacı taraf senet altındaki imzasını inkar etmemekte olup davalı tarafından kira sözleşmesi imzalanır iken sözleşmesinin altında senedin imzalatıldığını yani hile ile senedin imzalatıldığını iddia etmektedir. Davalı ise, davacı iddialarının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Somut olayda davacı tarafından senedin hile ile alındığı iddiasını ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!