T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/590
KARAR NO : 2024/201
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/09/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ----- plakalı ticari araç 26.09.2022 tarihinde kazaya karışmış ve tamir için yetkili davalı Firmanın ------ şubesine aynı tarihte teslim edildiğini, araç teslim edilirken hasar bölümünde görevli ve yetkili ------ile yapılan görüşmede aracın ticari araç olduğu, birçok firmayla anlaşmalı olarak iş yaptığı, serviste uzun süre kalması halinde sıkıntı yaşanacağı, bu nedenle mümkün olan en kısa sürede tamirin yapılıp teslim edilmesi talep edildiğini , bu kişi de aracın tamiratının yapılacağı ve en kısa sürede teslim edileceğini beyan ettiğini, araç tesliminden yaklaşık 2 hafta geçmesine rağmen herhangi bir geri dönüş olmayınca müvekkil servise yeniden gitmiş ve aracın halen otoparkta beklediğini görünc. bunun sebebini sorduğunu ve cevap olarak 2 haftadır parça beklendiği söylendiğini sorunun kendilerinden kaynaklı olmadığı anlatıldığını, müvekkilinin durumu yeniden anlattığını, -----bey isterse otopark parasını ödeyip aracı alabileceğini başka bir yerde yaptırabileceğini isterse de bekleyebileceğini belirttiğini, Müvekkil de zaten yeterinde zaman kaybettiğinden mecburen beklemeye devam ettiğini, bu süreçte müvekkil sürekli parça gelecek denilerek bekletilmiş nihayet 26.09.2022 tarihinden itibaren 40 Gün süre boyunca halen mekanik tamiri tam olarak yapılmayıp yalnızca yan sac takılınca, müvekkil aracını bu haliyle 04.11.2022 tarihinde teslim almak zorunda kaldığını, 04:11:2022 tarihine kadar devam eden bu süreçte müvekkil aracını çalıştıramadığı için büyük maddi zarara uğradığını, ayrıca araçtaki sorun davalı şirketçe giderilmediği halde araca 80.000 TL üzerinde hasar kaydı işlediğinden araçta ciddi değer kaybı yaşanmasına neden olunduğunu, araçtaki arızanın davalı şirketçe giderilmeden teslim edildiğinden, doğal olarak arıza devam ettiğinden müvekkil tekrar ----- yetkilisi ------ beyle konuşmuş, arabada kasma olduğunu, aracın şeritte durmadığını beyan edince, kendisine "bizim yapabilecemiz bişey yok deyip kendisini ----- yönlendirdiklerini, Sorun çözülmeyince Sigorta şirketini arayan müvekkile aracı başka bir yetkili servise göstermesi tavsiye edilmiş, bunun üzerine müvekkil de ------- firmasına aracı götürmüş, burada yapılan incelemede ----tespit edemediği ve arıza yok dediği halde arabanın akis kovan şaftı ve makaslar ile Amortisörlerde sorun olduğu tespit edildiğini, Toplam 3 günde aracı tamir edip müvekkile teslim ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile müvekkiline ait----- plakalı ticari aracında kaza sonrası meydana gelen arızanın giderilmesi için başvurulan davalı şirkete ait serviste aracın makul olmayan süre bekletilerek gelir kaybına sebep olunması ve neticede tamir edilemeyerek teslim edilmesine rağmen araca yaklaşık 80.000TL tramer hasar kaydı işlenmek suretiyle aracın değer kaybına sebep olunması nedeniyle uğranılan bu zararlardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 kapsamında Belirsiz alacak olarak aracın tamir edilemediği halde işlenen hasar kaydı sebebiyle uğradığı değer kaybından bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplamadan sonra dava değeri artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ile aracın serviste kaldığı süre boyunca ticari aracın çalıştırılamamasından kaynaklı müvekkilin uğradığı gelir kaybı sebebiyle bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplamadan sonra dava değeri artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkil şirket yetkili servisine giriş yapan aracın işlemleri (aracın kazaya karışmış olması nedeniyle), sigorta şirketi ve eksperinin inceleme ve onayına tabi olduğunu, yetkili servisler yapılacak işleme doğrudan karar ve onay veremeyeceklerini davacının tercih ettiği sigorta şirketinin atadığı eksper kontrolü onayıyla işlem yapılacağını, sigorta şirketinin onayı ve bilgisi dahilinde, araca yapılan işlemlerin, araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında görülmesi aracın ikinci el piyasasında değer kaybı yaşamasına neden olabileceğini Ancak, bu değer kaybı davacı tarafın iddiasının aksine müvekkil şirket yetkili servisin araca tramer hasar kaydı düşülmesi ile meydana gelmemiş, aracın bizatihi davacının kullanımındayken yaşanan kaza neticesinde olduğu davacının iddialarının kabulü mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve ----- sayılı----- yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. ----- Ticaret Sicil müdürlüğünün yazı cevabında; davacı ------ ortağı, yetkilisi ve gerçek kişi ya da tüzel kişi ortağı olduğu firma kaydına rastlanılmadığı, ----- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin yazı cevabında davacının esnaf kaydının bulunduğu, kaydının halen devam ettiği, ------ vergi dairesi müdürlüğünün yazı cevabında; davacının - İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, 2023 yılı hasılatının 521.610,00 TL olduğu, VUK. 177. Maddesindeki sınırı aşmadığı tespit edilerek mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu anlaşılmakla davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekiline ( (e-duruşma sistemi üzerinden) yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -----Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!