WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/443
KARAR NO : 2024/451

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket nezdinde ----- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı Sigortalı -----maliki olduğu----- plakalı aracın, 22/12/2021 tarihinde ---- İli ---- İlçesi ----- içerisinde park halinde iken aynı alanda park halinde olan -----nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ----- maliki olduğu -----plakalı aracın çalıştırılması esnasında araç elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sebebiyle yangın çıktığını, çıkan yangının müvekkili şirket nezdinde sigortalı ----- plakalı araca da sirayet etmesi neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden -----plakalı sigortalı araçta meydana gelen hasar 435.000,00-TL olarak belirlendiğini, ödenen tazminat miktar olan 435.000,00-TL' den SOVTAJ bedeli olan 95.447,00-TL kısmı mahsup edildikten sonra kalan hasar tazminatı olan 349.553,00-TL 19.01.2022 tarihinde ödendiğini, ödenen 349.553,00-TL için müvekkili sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, olay sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan, tanzim ettirilen bilirkişi raporundan ve yangın raporundan da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu ---- meydana gelen motor tamir/bakımı sonrasında motorda çıkan yangın kaynaklı maddi zarardan Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davalı/borçlu ----- meydana gelen yangın hasarından doğan zarardan asli kusurlu olarak sorumlu olduğunu, Davalı/borçlu -----sorumluluğu söz konusu olduğunu, kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarardan davalı/borçlu ----- plakalı aracın ----- poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle kaza tarihindeki poliçe limiti olan 43.000,00-TL tutarla sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacağımız olan 349.553,00-TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 19.01.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalılar/borçlular ( davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla ) aleyhine ------ İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar/borçlular yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini beyan ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ----İcra Mdr. -----. Sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline atfedilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketine başvuruda bulunması gerekirken işbu şart sağlanmadığından davacının davasının usulden reddi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarı fahiş tutarda olup işbu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sunulan ekspertiz raporunun hükme esas alınması mümkün olmadığından yeni rapor alınarak karar verilmesini talep ettiklerini, davacı her ne kadar sigortalının kusuru bulunması sebebi ile icra takibinin başlatıldığını iddia etmiş ise de işbu beyanlar gerçeği yansıtmadığından davacının icra takibinin devamı taleplerinin reddi gerektiğini, haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalının ve müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle beraber, müvekkilin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu, tazminat istemi ile müvekkili şirkete müracaat edildiğini ve başvuru konusu hakkında hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili sigorta şirketi başvuruyu reddetmiş olup müvekkili şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyan ile, haksız davanın sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması sebebi ile usulden reddine, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddini, zamanaşımı sebebi ile davanın reddini, takibin iptalini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
Diğer davalı -----, kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
Dosyamız arasına celp edilen ---- İcra Müdürlüğünün----- sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçlu sigorta şirketine 22/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigortanın 18/08/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, davalı/borçlu ----- ödeme emirinin 13/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ------- 21/09/2021 tarihinde süresinden sonra borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda da bahsedildiği üzere davalı/borçlu ----- tarafından usulüne uygun bir itiraz yapılmamış olması sebebiyle bu borçlu yönünden takip kesinleşmiş olacağından davacının davalı------ yönünden davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; " Mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; 22/12/2021 tarihinde meydana gelen olayda; Davacı tarafa Kasko Sigortalı -----plaka sayılı ----- marka, ----- model aracında 22/12/2021 tarihinde meydana gelen yangın hasarı sonucunda (Olay yeri fotoğrafları-görüntüler-hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli niteliği ve eksper tespitlerine göre) aracın Aracın hasar durumu, onarılması durumunda hesaplanan toplam hasar tutarı (KDV hariç 464.016,73 TL, KDV dahil 547.539,81 TL), mevcut hasarlı değeri dikkate alındığında yukarıda detaylıca açıklanan gerekçelere göre onarımının ekonomik olmadığı, pert-total kabul edilebileceği, söz konusu aracın olay tarihi itibariyle rayiç değerinin serbest piyasa koşullarında 445.000,00 TL, hasarlı değerinin 95.447,00TL olabileceği, söz konusu aracın toplam hasarlzarar tutarının 349.553,00 TL olabileceği, davacı sigorta şirketinin ödeme belgesini ibraz etmesi gerektiği, ibraz edilmesi halinde, davalı sigorta şirketinin 43.000, TL poliçe teminatından (İcra takibinden önce başvuru yapıldığına dair bir belge mevcut olmadığından )icra takibinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olacağı, diğer davalının 349.553 TL asıl alacak ile icra takibine kadar işleyen 18.013,95 TL yasal faizden sorumlu olacağı," şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----).Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay----. HD'nin----.sayılı kararı). Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesine göre deoluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğundan kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, ZMSS Genel Şartlarına ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Davacı, davalıya ait araçta çıkan yangın sonucu zarar gören-----plakalı aracın genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında sigortacısı olup yangın nedeniyle dava dışı sigortalısı ------meydana gelen zarar bedelini 19/01/2022 tarihinde ödemiş sigortalısının haklarına halef olarak eldeki davayı yasal süresi içerisinde 04/07/2023 tarihinde açmıştır. Bu sebeple davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. davalının Davalı ---- Davalı ----ait----- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. ZMMS poliçesi 02/04/2021-02/04/2022 tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 22/12/2021 tarihinde gerçekleşmiş olup sigorta poliçesi teminatı içerisindedir.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davacının sigortalısına ait ---- plakalı araçta davalının aracında çıkan yangın sebebiyle 349.553,00 TL'lik hasar meydana geldiği, aracın pert total kabul edileceği tespit edilmiştir. Davalı sigorta nezdindeki sigorta poliçesinin limitinin 43.000 TL olduğu, hasar dosyasından yangın sebebiyle dava dışı ----- plakalı aracın da zarar gördüğü ve davalı sigorta ile bu aracın maliki arasında ibraname düzenlendiği anlaşıldığından garame hesabı için davalı sigorta şirketinden dava dışı araç malikine ödenen bedel sorulmuş ise de davalı sigorta tarafından ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapılmadığı bildirildiğinden garame hesabı yapılmaksızın davalı sigorta yönünden itirazın poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ----- yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davalı ----. İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 43.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, işlemiş fazlaya ilişkin istemin ve işlemiş faiz talebinin reddine,
3-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Karar harcı 2.937,33-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.442,31-TL harcın mahsubu ile artan 1.504,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, karar harcının hazine adına irad kaydı yapılmasına
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 2.937,33-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 3.117,23 TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 345,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.345,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.149,66 TL sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak, alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 47.982,95 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 383,80-TL.sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 2.736,20 TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.