WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/410
KARAR NO : 2024/448

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın borcunu ödememiş olup, müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine icra takibinden önce 03.04.2023 tarihinde, ----. Noterliği'nce düzenlenen ------ yevmiye numaralı ihtarname ile borçlu tarafa 258.841,55 TL cari hesap bakiye borcunun bulunduğunu, söz konusu faturaların 30 günlük ödeme vadesinin geçmiş olduğunu, vadesi geçmiş olan borcunu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, iş bu ihtarnamenin 03.04.2023 tarihinde muhataba elektronik tebligat yoluyla gönderildiğini, ancak davalı tarafça müvekkili şirkete her hangi bir ödeme yapılmayıp, cevap da verilmediğini, davalı aleyhine 17.04.2023 tarihinde ----. İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak toplam 258.841,55 TL alacağın tahsili amacı ile takip başlatıldığını, davalı şirketin itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; On yılı aşkın süredir devam eden ticari ilişki neticesinde müvekkili şirket ile davacı arasında ticaretin olağan akışına göre güven ilişkisinin kurulduğunu, yargılamaya konu fatura muhteviyatı ürünlerin her ne kadar müvekkili şirkete teslim edildiği söylense de, hiçbir şekilde bu ürünlerin teslim edilmediğini, müvekkilinin ürünlerin teslimi için davacı ile görüşme yaptığını, görüşmeler sonucunda davacı her ne kadar ürünlerin teslim edileceğini belirtse de, ürünlerin teslim edilmediğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin tarafına gönderilen faturaları iade etmediği ve ticari defterlerine işlediğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ,"davacı ve davalı tarafın 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelendiğini, defterlerin yasalara uygun olarak tutulduğunu ve sahipleri lehine delil teşkil ettiğini, davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; davalı şirketten 17.04.2023 takip tarihi itibariyle 258.841,55 TL tutarınca alacağının raporlandığı ve davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; davacı şirkete 17.04.2023 takip tarihi itibariyle davacıya 526.863,69 TL tutarınca borcunun raporlandığı görüldüğünden ve ayrıca tarafların incelenen BA / BS bildirimlerinin birbirini teyit ettiği görüldüğünden ve davalı taraf her ne kadar huzurdaki davaya cevap dilekçesinde takip konusu malları teslim almadığını beyan etmesine rağmen, takip konusu faturaları resmi defterlere işlediği ve ayrıca BA / BS bildiriminde bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği ve bu durumda resmi kurumlara yapılan bildirimlerin tarafları bağlayacağı ve malın teslim edildiğine karine teşkil edeceği ile ilgili bir çok İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay kararları bulunduğundan, davacı tarafın davalıdan 17.04.2023 takip tarihi itibariyle 258.841,55 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacının 17.04.2023 takip tarihinden itibaren takipte ve sonraki dönemde talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda reeskont faiz ( davacı taraf takipte ilk önce reeskont faiz isteminde bulunduğundan ) isteminin mümkün bulunduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelendiği, davacı ve davalı defterlerine göre davacının davalıdan 258.841,55 TL alacaklı olduğunun, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğunun, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından da BA formu ile vergi dairesine bildirildiğinin tespit edildiği görülmüştür. Davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır.Somut olaya emsal olan Yargıtay ----- HD nin --- esas ,----- karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. Her ne kadar davalı taraf mal teslimi yapılmadığını iddia etmekte ise de ilgili Yargıtay ilamı doğrultusunda davalının malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir.Davalının mal teslimi yapılmadığı hususunu kanıtlayalmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 17.681,46 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.126,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.555,3‬0-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 3.126,16-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 3.306,06‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 183,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.183,25-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 40.826,23-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.