T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/392 Esas
KARAR NO: 2023/708
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 25/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 638 ve 245.maddesi kapsamında haklı nedenle müvekkilinin davalı ... ortaklığından çıkartılması taleplerinin kabulüne, şirket ortaklığının güncel gerçek değerinin hesaplanarak ayrılma akçesi olarak ödenmesi ve ayrılma akçesi olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki davada arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, zira dosyada mübrez olan arabuluculuk son tutanağında açık bir biçimde yazılı olduğu üzere arabuluculuk başvurusunun ''şirket hissedarı/ortağı olan başvurucu tarafın şirkete yatırmış olduğu anaparanın iadesi ve ortaklıktan itibaren şirketin elde ettiği ve fakat dağıtılmayan şirket karının başvurucu tarafın hissesine düşen kısmın ödenmesi.'' talepli olarak yapıldığını, oysa dava dilekçesinin konu kısmında açıkça yazılı olduğu üzere huzurdaki davada talep ''Ortaklıktan çıkartılma ve ayrılma akçesi, ödenmesi'' talepli olduğunu, bu durumda davacının Arabuluculuk başvurusunu buna uygun olarak yapması ve akabinde arabuluculuk başvurusu ile aynı talebe haiz dava ikame etmesi gerekmekte olduğunu, arabuluculuk başvurusu ile huzurdaki davanın konuları aynı olmadığını, taleplerin bambaşka olduğunu, bu durumda esasa girmeden evvel davanın HMK uyarınca usulden reddi gerektiğini tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın usulden reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, TTK 638 vd. m. uyarınca limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ve 28/03/2023 tarihli, 7445 sayılı Kanun'un 31. Maddesiyle değiştirilen maddeye göre;"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Öte yandan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 1/2 m. uyarınca, arabuluculuk, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Somut olaya döndüğümüzde, dava, limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkin olup, çıkma payının ödenmesi istemi nedeniyle ticari bir alacak davası niteliğini haiz olduğu, ayrıca uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkin olduğu, dolayısıyla bu davada arabuluculuğa başvurmuş olmanın bir dava şartı olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak 2023/5637 Sayılı Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Başvuru Dosyası ve dosya kapsamında yer alan 14/04/2023 tarihli arabuluculuk başvuru formu incelendiğinde; uyuşmazlık türünün Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan (Nisbi) olarak belirtildiği, dosyaya da ibraz edilen 18/05/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde ise; uyuşmazlık türünün ticari dava şartı arabuluculuk dosyası kapsamında karşı taraf şirket hissedarı/ortağı olan başvurucu tarafın şirkete yatırmış olduğu anaparanın iadesi ve ortaklıktan itibaren şirketin elde ettiği ve fakat dağıtılmayan şirket karının başvurucu tarafın hissesine/payına düşen kısmın ödenmesi olarak belirtildiği, dolasıyla davacının işbu dava dosyasındaki çıkma payının ödenmesi talebine ilişkin arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ------------- sayılı ve ---------- sayılı benzer mahiyetteki hükümleri de nazara alınarak, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin yatırılan toplam 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!