WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/22 Esas
KARAR NO:2024/194
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:10/01/2023
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, ------- dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, ---- tarafından ----- ekranı cinsi satılan emtianın, ---- alıcı deposuna olan karayolu nakliyesi işi için ise sigortalı-------- anlaşıldığını, sigortalı firmanın, konu taşıma işi için ------ taşere ettiğini emtia, sürücü ---sorumluluğunda -----plakalı araca yüklendiğini, konu taşımaya ilişkin ------- tarih ve ------ no’lu sevk irsaliyesi
düzenlendiğini, söz konusu aracın sürücüsü-----------tarihinde saat 07:30 sıralarında --- istikametinden---- istikametinde seyri esnasında ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı araç ile çarpışması sonucunda çift taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü -------plakalı araç yola devam edemeyecek durumda olduğundan, konu emtia -------- plakalı başka bir araca yüklenerek 24.12.2020 tarihinde alıcının ----- fabrikasına teslim edildiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre, hasarın meydana gelişindeki kusur eşit olarak ------- plakalı karşı araç sürücüsü ---- sigortalı alt taşıyıcısı ve ----- plakalı araç sürücüsü ---paylaştırıldığını, trafik kazasında karşı araç sürücüsüne (karşı araç plaka ----, araç sürücüsü ve maliki ---- %75 kusur verildiğinden karşı araca rücu edilen tutar: 75.758,75-TL (hasar tutarı: 101.011,67)-----plakanın trafik sigortacısı ---- ödeme yaptığını, bu nedenle, davalı---- talep edildiğini, diğer borçlulardan ise fiili taşımayı yapan ----- dava tutarının tamamından sorumlu olduğunu, borçluların------ sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazların iptaline, asıl alacağa faiz işletilmesine ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle;
usul yönünden, davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibine hem yetki hem de borca itirazlarını sunduklarını, yetkili icra dairesinin ---, davanın ise ---Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak; bahsedilen kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen zararın, değer kaybının ve ikame araç bedeli zararının tazmini için araç sürücüsü davalı ----- ve sigortacısı -----aleyhine --- Sayılı dosyası ile tazminat davası ikame edilmiş olup davanın derdest olduğunu, kazanın oluşumunda kusuru bulunmayan müvekkilinin kaza sebebiyle ortaya çıkan zarar konusunda herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespiti için ------ rapor aldırılması gerektiğini, davacının gerçek zararının da tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan fatura ve ödeme dekontları üzerinden yapılan zarar tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça ödemeye dayanak poliçede hasar gören emtianın istisna edilerek sigorta teminatı altındaolmadığını beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddini, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılardan------ tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden, davada ------Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak;
müvekkili kooperatifin hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasından kaynaklı
maddi zararlardan kazaya sebebiyet veren araç malikleri (davalı--------) sorumlu olduğunu,----- sadece müvekkil kooperatifin üyelerinden birisi olduğunu beyan ederek, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ----vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Usul yönünden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik ile, sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğu getirildiğini, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, başvuru şartı yokluğu sebebiyle haksız davanın reddi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin tebliğ edilmediğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ------ gönderilmesi gerektiğini, talep edilen tazminatı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğin beyanla davanın usulden v esastan reddini talep etmiştir. Davalılardan ---- gönderilen dava tebligatının, 24.01.2023 tarihinde tebellüğ edildiği, ancak davalı tarafından dosya sunulan bir cevap dilekçesi bulunmadığı tespit edilmiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, -------icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu,-----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava konusu takibe dayanak olan olayda, taraflar arasındaki mevcut olan Taşıma Sözleşmesinin (taşıma irsaliyesi) varlığı, eşyanın sevki ile başlayan süreçte emtianın fiili/alt taşıyıcısı olan davalının ve akdi/üst taşıyıcı olan davacının sigortalısının sorumluluğunda hasarın meydana geldiği,meydana gelen gerçek zarar tutarının TTK 880’inci maddesi kapsamında davacının muafiyet tenzili düşüldükten sonra 91.932,07TL olduğu, ancak TTK 882’nci maddesi kapsamında taşıyıcıların sorumlu olacağı üst sınırın ise 20.912,41TL olarak tespit edildiği, taşıyıcıların ancak hesap edilen üst sınır kadar zarardan sorumlu olacağı, davacı sigorta şirketinin, ancak taşıyıcının sorumlu olduğu tutar kadar, zararın meydana gelmesinde sorumlu olan fiili/alt taşıyıcıya ve trafik kazasına karışan davalılardan---- kazadaki kusur oranına isabet eden tutar kadar rücu edebileceği, davacının rücu edebileceği 20.912,41TL tutarı fazlasıyla davalılardan -- sigortacısından tahsil ettiği, davacının rücuen talep edebileceği bir tutarın kalmadığı, davacının -------icra dosyası ile başlatılan takibe davalıların vaki itirazlarının yerinde olacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar yurtiçinde eşya taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; 6102 sayılı TTK’nın 4. Kitabı olan Taşıma Kitabı hükümlerinin uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gerekmektedir. Poliçe genel ya da özel şartları cevaz verse de taşıyıcının TTK md.882/4 hükmünce belirlenen sorumluluk sınır üstünde ödenen tazminatların (sırf ödeme yapıldığı için ki bu tür ödeme “lütuf ödemesi” niteliğini taşır) halefiyet ilkesinden istifade edilerek 6102 Sayılı TTK. Md.1472/1`e göre rücu konusu yapılması mümkün değil ise de; sigortalının aynı hasar için taşıyıcıya rücu hakkı bulunması durumunda halefiyetin Yasal şartları bir arada oluşmasa bile sigortacının sigortalısına ödediği tazminatı “alacağın temliki hükümlerine” göre talep edebilmesi de mümkün olduğundan; dava dışı sigortalısının mesuliyetine güvence sağlayan davacı tarafın bu yöndeki talebinin irdelenmesi bakımından davalı fiili taşıyıcıdan derdest davada tartışılan hasarı gerekçe gösterip talep edebileceği bir tazminat alacağı olup olmadığı da incelenmiştir. Sigortacının alacağı yazılı temlik açısından da benzer durum söz konusudur. Temlik verenin temlik tutarına dayanak oluşturacağı alacak/borç sorumluluğu ile sınırlı olacaktır. Bir diğer ifadeyle temlik ancak TTK md.882/4 hükmünce belirlenen yasal sorumluluk sınırlarında kadar geçerli olacaktır. Dosya kapsamında davacının almış olduğu yazılı bir temlik mevcut değildir. Sonuç itibarıyla, davacı sigorta şirketinin halefiyet elde ettiği tutar, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken TTK md.882/4 hükmünce belirlenen 20.912,41TL kadar olup, davacı bu tutarı davalılardan ---- tahsil ettiğini beyan ettiğinden, davalıların sorumluluğunda kalan bir alacağının kalmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının başlatmış olduğu takibe davalıların vaki itirazının yerinde olacağı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 470,42 TL harçtan karşılanarak bakiye 42,82 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar ------ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ----------verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------duruşma vasıtası yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/03/2024