T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/306
KARAR NO : 2024/463
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde 30.06.2021- 2022 tarih ve ----- Abonman Numaralı Nakliyat Emtia Taşıma
Sigorta Poliçesi kapsamında düzenlenen ----- numaralı Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortalı firma----- tarafından
üretilerek sevkiyata hazırlanan 7 kap / 673 adet Muhtelif Döner Makinesi ve ekipmanı, nakliyeci firma-----sorumluluğunda ----- taşındığını,
emtianın teslimi sırasında hasarlı olduğu tespit edilmiş olup bu konuda taşıyıcıya ve müvekkil şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, hasar nedeniyle aldırılan ekspertiz raporundaki tespit ve değerlendirmeler neticesinde
sigortalıya poliçe kapsamında 02.09.2022 tarihinde 42.442,02.-TL sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu,başvurulan arabuluculuk görüşmelerinden olumlu sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı
kalmak kaydı ile 42.442,02.-TL sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 02.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
usul yönünden; hasar bildirim sürelerine uyulmadığını, bunun aksini gösteren bir belgenin dosyaya sunulmadığını, sigortalanabilir menfaatin kimde olduğu ve talep hakkının yapılmış olan sözleşme gereği kimde olduğunun, sigorta poliçesinin geçerliliğinin incelenmesi gerektiğini, esas yönünden; hasarın taşıma sırasında olup olmadığı veya taşımanın hangi aşamasında, hangi
neden ile oluştuğunun dosya kapsamında sabit olmadığını, fiili taşımanın alt taşıyıcı ----- tarafından yapıldığını, davanın bu şirkete ihbarının gerektiğini, ilgili ziyanın yükleme-istifleme ve tahliye işlemleri neticesinde olmuş olabileceğini, bu durumda fiili taşıyıcının sorumlu olacağını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Davacı sigorta şirketi tarafından 6102 sayılı TTK 1472’nci maddesi gereği yasal halefiyet ve TBK 183’ üncü maddesi gereğince hak sahibinden almış olduğu yazılı temlik belgesi ile akdi halefiyete dayanarak rücuen tazminat talepli davadır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava konusu olayda, davalı---- akdi
taşımacı olduğu, taşıma işinde meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu
23’üncü ve 25’inci maddeleri kapsamında net 38.583,67TL olduğu, zararın davalı
taşımacının sorumluluğunda olan yükleme, istifleme ve sabitleme yetersizliği
sonucu oluştuğu,davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472’nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta eren yasal ve zarar gören emtia üzerinde hak sahibi olandan almış olduğu yazılı temlik belgesi ile TBK 183’üncü maddesi gereğince akdi halefiyete dayanarak, zararın meydana gelmesinde sorumlu olduğu tespit edilen akdi taşımacı davalı-----CMR 25’inci madde gereğince hesaplanan 38.583,67TL tutarında gerçek zarar
bedelini rücuen talep edebileceği,davacı sigorta şirketinin, rücuen talep edebileceği gerçek zarar tutarı olan 38.583,67TL’na, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi gereğince, dava tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davacı sigortacının, sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt sunabildiği takdirde bu ödeme ile dava dışı sigortalısının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara TTK 1472’nci madde uyarınca kanunen halef olabilmesi için sigorta tazminatının geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödenmiş olması şarttır. 6012 sayılı TTK 1472’nci maddesi gereğince “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vâkı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dâva hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.” maddesine yer verilmiştir.Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin (poliçe) mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve davadışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasında, sigortalı ve sigortacı dışında üçüncü bir kişinin varlığı/dava hakkının varlığı gereklidir.Dava dosyası incelendiğinde; dosya içeriğinde dava konusu taşımaya ilişkin yer alan poliçe örneği ile sabit olduğu üzere, davacı sigorta şirketi ile davadışı sigortalısı -----arasında ----- nolu sigorta poliçesi ile taşıma sırasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigorta sözleşmesi yapıldığı görülmektedir. Dosya da bulunan bilgilerden dava konusu taşıma, davacı ----Şirketi tarafından tanzim edilen ----- nolu poliçe kapsamında olup, zararın davalı nakliyeci sorumluluğunda olduğunun ispatı halinde davacının davalıdan rücuen tazminat talep hakkı doğacaktır. Sigortacının himaye ve teminat kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosya içeriğindeki belgeler arasında yer alan dekont incelendiğinde; davacı sigorta şirketinin 02.09.2022 tarihinde hak sahibinden alınan muvafakat ile davadışı sigortalısı -----42.442,02TL sigorta hasar tazminatını ----- kanalı ile ödediği anlaşılmış olup, halefiyetin ikinci şartının yerine getirildiği görüşüne varılmıştır. Söz konusu taşımada emtianın alıcıya teslim edildiğinde hasarlı olarak teslim edildiğine dair dosyaya sunulu olan teslim makbuzu üzerindeki hasar şerhinin yer alması ve bu makbuzun taşıyıcı tarafından düzenlendiği, davacı sigorta şirketince tayin edilen ekspertiz raporu ile de taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılan hasarın varlığı ve yukarıda 2. bölümünde de detaylı olarak açıklandığı üzere, taşıma sırasında hasarın meydana geldiği tespit olunmuştur. Tüm bu belge ve tespitler nedeniyle emtianın CMR üzerindeki teslim adresine hasarlı teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yani sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasında sigortalı dışında üçüncü bir kişi olan taşımacının sorumluluğuna dair dosyada ispat niteliğinde bulgunun mevcut olduğu görülmektedir. Bu durumda halefiyetin 3.koşulu da sağlanmış olmaktadır.Poliçenin incelenmesi sonucunda; emtianın CIF teslim şekli ile satıldığı ve bedelinin alıcıdan peşin olarak tahsil edildiği göz önüne alındığında, emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olanın, sigortalı -----. değil, davadışı ----- yerleşik -----firması olduğu, bu firmanın da dosya kapsamında orijinali ve tercümesi sunulan ve yukarıda İnceleme Bölümü 3.maddede detaylarına yer verilen muvaffakatname ile hasar tazmin bedelinin sigortalı ------ ödenmesine muvafakat ettiği, ayrıca ödeme sonrası, hasar nedeniyle üçüncü şahıslara karşı rücu haklarını davacı -----Şirketine devrettiği (temlik verdiği) tespit edilmiştir. Bu durumda, hak ve menfaat sahibinden alınan muvafakat ile sigortalısına, meydana gelen hasarı teminat altına alan geçerli sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı ------ Şirketi’nin, zarardan sorumlu olan sigortalı dışında üçüncü bir kişinin varlığı sübuta ermekle, TTK 1472’nci maddesi gereğince yasal ve hak sahibinden almış olduğu temlikle elde etmiş olduğu akdi halefiyet elde ettiği tespit olunmuştur. Somut olayda oluşan zararda davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı, hesaplanan gerçek zarar kısmı olan 38.583,67TL kadar akdi taşıyıcı konumunda olan davalı ------karşı TTK 1472’nci maddesi ve TBK 183’üncü maddesinde yer bulan halefiyet ilkesi gereğince rücu etme hakkı olacağı bilirkişi raporu uyarınca tespit edilmekle rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE
1-38.583,67 TL nin ödeme tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.635,65 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 724,81 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.910,84 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 724,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 904,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 66,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.066,25 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %90,91 oranında olmak üzere 3.696,63 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 3.858,35 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.836,39 TL tutarlı kısmının davalıdan, 283,61 TL tutarlı kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!