T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/275 Esas
KARAR NO:2024/229
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/04/2023
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- numaralı ----günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ---- adına kayıtlı ---- plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta nezdinde ----- plakalı araç %100 oranında kusurlu bulunduğunu, kazaya istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zararı sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu 45.000,00 TL'den daha fazla olduğunu, hazırlanan eksper raporu afaki olup eksper adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, yapılacak yargılama da müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik kazanacağını, eksper tutanağından da anlaşılacağı şekilde -------müvekkilin aracında meydana gelen hasarı kayıt altına almış ve raporunu tanzim etmiş olduğunu, Sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın 116.175.00 TL hasar tespit ettiğini, müvekkilinin aracı 2017 model olup meydana gelen bu kaza, daha önce hasar kaydı bulunmayan müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde esaslı kayba sebep olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden taraflarına 20.192 TL ödeme bulunulduğunu, meydana gelen değer kaybı yapılan bu ödemeden daha fazla olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 400,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davada taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle araçta meydana gelen zarar ve araçta meydana gelen değer kaybı taleplerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile araçta meydana gelen hasar miktarının ve araçta meydana gelen değer kaybının kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda talepleri HMK m. 107 uyarınca arttırmak üzere şimdilik; araç değer kaybına mahsuben 10 TL, araçta meydana gelen hasardan kaynaklı 10 TL ilişkin talebi konusunda dava açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu beyan ile, talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla (HMK 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davamızı) şimdilik 10 TL değer kaybı tazminatının davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak eksik hasar bakiyesine mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10 TL eksik bakiye alacağımızı davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 400,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan değer kaybı tazminatı ödemesinin yanı sıra aracında meydana gelen hasara ilişkin ----- hasar dosyası açılmış ve işbu dosyadan davacı vekiline ve aracı tamir eden firmalara toplamda 67.911,47-TL ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bakiye poliçe teminatının 11.896,53-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün asli kusuru olduğu yönündeki iddia yerinde olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, ekspertiz rapor ücreti talepleri dolaylı zarar olup trafik sigortası teminatları dahilinde olmadığını beyan ile, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, 1101500 sayılı hasar dosyasının celbini, aleyhe haksız olarak açılan davanın evvela usulden bu talep kabul edilmez ise esastan reddini, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, Meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan hasar ve değer kaybının sigorta şirketinden tahsiline yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü (---- plaka sayılı araç sürücüsü) ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu ------ araç sürücüsü dava dışı -----kusursuz olduğu, 21/12/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, olay yeri hasar fotoğrafları ile --- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, söz konusu ----- aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda KDV dahil 83.894,81 TL olabileceği, davalı taraf sürücüsü ----%100 kusur oranına isabet eden tutarın kaza tarihi itibariyle; K83.894,81 TL Hasar Tutarı) x 100 kusur oranı)= 83.894,81 TL olabileceği, Dosya kapsamında bulunan ve ------tarafından, davacı adına hazırlanan 19/02/2023 tarihli Ekspertiz Raporunda tüm parçaların, araç üzerinde inceleme yapan Ekspertiz Raporunda ve mevcut hasar fotoğraflarında bulunduğu, Ancak; tespit edilen hasar kalemleri (Yargıtay Kararlarında belirtildiği şekilde Tarafımca hasar-onarım kalemleri tek tek değerlendirilmiş ayrıntılı. mukayeseli Tablo 1 düzenlenmiştir.) ile ilgili mukayese tablosu dikkate alındığında, “21/12/2022” kaza tarihindeki fiyatları-değerleri yansıtmadığı, bu nedenle de davacı adına hazırlanan 19/02/2023 tarihli ekspertiz raporundaki hasar toplam tutarına uyulmadığı, Ayrıca araç üzerinde inceleme yapan Sigorta Eksperi tarafından Davalı Şirkete hitaben hazırlanan ekspetiz raporunda da parça adı aynı olmakla birlikte, orijinal olmayan bazı parçalar kullanılarak hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, bazı parçaların eşdeğerine göre hesaplama yapıldığı anlaşılan söz konusu Ekspertiz Raporundaki toplam tutara da bu nedenle uyulmamıştır) aracın kaza tarihindeki Rayiç Değeri dikkate alındığında onarımın ekonomik olduğu, dosya kapsamına göre; sigorta şirketince “toplamda 67.911,47-TL ödendiğinin” belirtildiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketince sunulan dekontların ayrıntılı tablosunda da görüleceği üzere hasar için ödenen toplam tutarın 67.911,47 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece davalı sigorta vekilince beyan edilen 67.911,47-TL tutarın ödendiğinin kabulü halinde kalan tutarının 83.894,81 TL- 67.911,47 TL= 15.983,34 TL olduğu, dosya kapsamında 19/02/2023 tarih ve KDV dahil 400,00 TL TL tutarlı------ tarafından davacı adına düzenlenmiş ---- açıklamalı e-serbest makbuzu bulunduğu, ---- tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ---- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu -----sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunduğu hususu, ---- yansıyan hasar kaydı bulunduğu hususu ve parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, ---- tarihli kaza ile ilgili araçtaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak ---- doğrultusunda değerlendirildiği, -------90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin --- düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” ----- tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ------model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç deği dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”, serbest piyasa koşullarında 37.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; 37.000,00 TL Değer Kaybı x %100 kusur oranı= 37.000,00 TL olabileceği, Davalı sigorta şirketinin davacı vekiline 20.192,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı şeklindeki beyan ve dosya kapsamında da 02.02.2023 tarih ve 23.150,06 TL tutarlı ödeme dekont örneği bulunduğu, Mahkemece belirtilen 23.150,06 -TL tutarın ödendiğinin kabulü halinde kalan bakiye tutarının (37.000,00 TL- 23.150,06 TL= 13.849,94 TL olduğu, Davalı sigorta şirketince sunulan dekontların ayrıntılı tablosunda da görüleceği üzere hasar ve değer kaybı için ödenen toplam tutarın 91.061,53 TL olarak hesaplandığı," şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olansorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, ----- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir -------Davalı ---- aracın ---sigortacısıdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi ---- tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 21.12.2022 tarihinde gerçekleşmiştir.Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının sigortalısının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait araçta kaza sebebiyle 83.894,81 TL hasar ve 37.000 TLdeğer kaybının olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından yapılan ödemelerin tenzili neticesinde davacının 15.983,34 TL hasar, 13.849,94 TL değer kaybı bakiye alacağının kaldığı tespit edilmiştir. Poliçe teminat limitinin 100.000 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra 8.938,47 TL teminat limitinin kaldığı anlaşılmış olup davacı tarafından da hasar bedeli 8.928,47 TL 'ye artırılmış olduğundan talep artırım dilekçesi doğrultusunda ve poliçe teminat limiti dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata davalıya ait aracın ticari vasıfta olması sebebiyle avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 10 TL değer kaybı bedeli, 8.928,47 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 8.938,47 TL'nin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen değer kaybı bedeline 06/02/2023 tarihinden , hasar bedeline 02/02/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2-Karar harcı 610,58-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ile 153,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 277,68-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin nispi harç ve 153,00 TL tamamlama olmak üzere toplam 512,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan 73,75 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.078,75-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.938,47-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde------ Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!