T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/264 Esas
KARAR NO: 2023/707
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ: 14/04/2023
KARAR TARİHİ: 25/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesin: davacı şirket -------- --------- Kayıt İşlemleri Ajansı'na ---------- sicil numarasıyla kayıtlı merkezi --------- bulunan ve yurt içi ve/veya uluslararası demiryolu kargo taşımacılığı: demiryolu yük taşımacılığı için lokomotif çekici ve vagon kiralama: lokometif ve vagon bakımı ve onarımı: kanunca yasaklanmayan tüm muamele ve hizmetleri gerçekleştirme alanımda faalivct gösteren bir şirket olduğunu, Müvekkil özel hukuk tüzel kişisi olmakla birlikte tamamen ---------- devleti kontrolünde bir devlet kurumu olduğunu, Şirketin, ---------- ---------- İşletmesi gibi hizmet verdiğini, bu sebeple çeviri metinlerde şirketin unvanı “--------- Devlet Demiryolları- Yük Taşımacılığı” --------- şeklinde yazıldığını, bu dava dışında tarafları aynı ve konuları benzer 5 adet tanıma tenfiz davası 24 Şubat 2023 tarihinde açıldığını, davaların tümünün --------- E.---------- E.,---------- E.. --------E. ve-------- E. dasyalarında görüldüğünü, davalı aleyhine ---------- sayılı dosya ile alacak davası açıldığını, davalı tarafın müvekkili şirkete pek çok taşıma işlemi yaptırdığını, ancak hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu dava dışında ----------- başkaca birçok alacak davası açıldığını, bir kısmının sürdüğünü, bir kısmının ise lehlerine kesinleştiğini, 19.10.2022 tarihinde --------- Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, 06.11.2020 tarihinden yükümlülüğün nihai ödemesine kadar yasal faiziyle birlikte, düzenli olarak tahsis edilen trenler için ulaşım ücreti, ek ücretler ve kullanılmayan demiryolu hattı cezası ve istisnai olarak tahsis edilen trenler için ücret olan teplam miktarı 114.188,22 BGN; Kararda işaret cedilen faturaların son ödeme tarihinden 05.11.2020 tarihine kadar geçen süre için ödenmesine ilişkin faizi temsil eden 10.202,51 BGN, Yargılamada yapılan yargılama rnasrafları ve huküki danışmanlık ücreti olan toplam 10.540,22 BON”'nin davalı tarafça müvekkiline ödenmesine ve böylece dava masraflarının davalı tarafça üstlenilmesine hükmedildiğini, Nitekim, 14.11.2022 tarihli iera hükmü ile de aynı şekilde karar verildiğini, Dolayısıyla, 14.11.2022 tarihinde “---------” --------- şirketinc, 114.188,22 BGN + 10.202,51 ; BGN + 10.540,22 BGN'nin tahsil edilmesine dair İcra Hükmü kurulduğunu, söz konusu karara karşı kanun voluna başvutu hakkı bulunmadığından 14.03.2023 tarihinde----------- Cumhuriyeti ---------- Şekir Mahkemesi tarafından kesinleşme şerhi tanzim edildiğini, ------------- Şehir Mahkemesi'nin tanıma ve tenfizi talep edilen ilamlar ve kesinleşme şerhinin yeminli tercümana tercüme ettirildiğini ve ilamlarda apostil şerhinin olduğunu, ilamların, ------------ görevli mahkemesi tarafından verildiğini, her iki devlet arasındaki karşlıklılık ilkesi esasınca tenfize kabil olduğunu, yargılamada davalıya usülüne usgun olarak tebliğat yapıldığını, savunma yapması ve varsa delillerini sunması için her türlü imkân tanındığını, bu kapsamda davalının savunma hakkına riayet edildiğini,. 5718 sayılı Milletler arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (“MÖHUK”) 54. maddesinde belirtilen bütün tenfiz şartlarının gerçekleştiğini, kesinleşen kararların taraflara tebliğ cdilen sürelerde kararın iplali için başvuruda bulunulmadığının tespit edildiğini, İlgili tebligatların Hukuki veya Ticari Konularda Adli ve Mahkeme Dışı Gayri Adli Yabancı Memleketlerde Vebliğinc Dair Sözleşme uyarınca usulüne uygun olarak davalınırı e-tebligat adresine tebliğ edildiğini, toplam altı adet kesinleşmiş alacak davası ilamının tenfizi için dava açıldığını. ---------- süren davaların olduğunu, davalının vadesi gelmiş para borcunu uzun süredir ödemediğini, böylece ---------- açıları alacak davalarıyla haklılığın ispatlandığını, borçlunun sessiz kaldığını, borçlunun mallarını kaçırma ihtimali olduğunu, alacağın rehin ya da başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü, ayrıca MÖHÜK madde 57/2 hükmü gereği tenfiz kararı kesinleşinceye dek icrası mümkün olmadığından alacaklı davacı uzun süre daha alacağına kavuşamayacağını, bu nedenlerle duruşma ve tebligat yapılmaksızın alacağın yeter miktarda, davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, ---------- Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü'nün ------------ kararı ile 14.11.2022 tarihli icra hükmünün tanınmasına ve tenfizi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE;
Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun yabancılık unsuru içeren özel hukuka ilişkin iş ve eylemlerin tanıma ve tenfiz işlemlerinde uygulanacak esasları düzenlediğini, MÖHUK'un tanıma ve tenfiz davalarında görev hususunu düzenleyen ilgili maddesinde bu davalar için görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğu açıkça belirtildiğini, davacının şirket merkezinin ülke dışında olduğunu ve ülkemizde herhangi bir mal varlığı bulunmadığı gözetilerek; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsiline yeter meblağda nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu şeklindeki teminatın HMK 84 – 88 hükümleri gereği dosyaya depo edilmesine, davacı tarafça dava açılırken maktu harç yatırıldığından eksik harcın tamamlatılmasına ve MÖHUK 54. Maddede tenfizin şartlarının sayıldığını buna göre hüküm kuran yabancı mahkemede davalının usulüne uygun şekilde çağrılması ve çağrıdan sonra işlemlerin tarafların her ikisinin de huzurunda yapılması gerekeceğini, tenfizi istenen ilamın tüm yargılamasının müvekkilinin yokluğunda devam ettiğini, müvekkilinin, herhangi bir savunma yapmadığını,, itirazda bulunmadığını ve bir delilini de sunmadığını, bu hususun yukarıda sayılan tenfiz şartlarına açıkça aykırı olduğunu, tenfizi istenen ihtilaftaki işin esası her ne kadar doğrudan huzurdaki davada tartışılacak konulardan olmasa da; müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline verilmeyen hizmetlere ait faturalar kesildiğini, akabinde kendi kayıtlarında müvekkilinden alacaklı olarak görünmekte olduğunu, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı gözetilmeden, hak arama hürriyeti tahdit edilerek davaya konu hüküm tesis edildiğini, Bu sebepten de MÖHUK 54/ç gereği tenfiz şartları oluşmadığını tüm bu nedenlerle usuli itirazları gözetilerek davanın reddine, yargılama giderleri için teminata karar verilmesine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 03/04/2023 tarihli ara kararı ile, nispi harca tabii olan bu davada, davacı tarafa 25.042,56 TL eksik harcı tamamlaması için bir hafta kesin süre verildiği ve davacı tarafın tamamlaması gereken eksik harcı süresinde mahkememiz dosyasına yatırdığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 09/05/2023 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz isteminin kabulü ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. ve müteakip maddeleri gereğince, 134.930,95 --------- Levası'nin dava tarihindeki karşılığı 1.476.740,70 TL'nin %15'i oranında (221.511.10 TL) nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu mahkeme veznesine depo etmesi halinde davalının borca yeter miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, verilen karara davalı tarafın itirazı üzerine açılan mürafaa duruşmasında; işbu dosya tarafları ve konuları aynı olan ---------- E., --------- E., -------- E. ve-------- E. sayılı dosyalarında davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararların istinafı üzerine ---------- E. Sayılı ilamı, ---------- Hukuk Dairesi ------- Sayılı ilamı, ---------- Hukuk Dairesi --------- Sayılı ilamı ve---------- Hukuk Dairesi ---------- Sayılı ilamı ile mevcut delil durumu ve davacının ihtiyati haciz talebini dayandırdığı yabancı mahkeme kararı içeriğinin alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı konusunda yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı ve bu nedenle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla, emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve gerekçesi nazara alınarak davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının kabulü ile mahkememiz dosyasında verilen 09/05/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce; ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş,------------ Esas sayılı dosyaları ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş,----------- Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosundan davalıya ------------ Şehir Mahkemeleri Ticaret Bölümünün --------- ------------ sayılı dosyası kapsamında gönderilen tüm tebligat evrakları celp edilmiş, ----------- Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ----------- uyruklu davacı şirketin teminattan muafiyeti bulunup bulunmadığı hususunun sorulmuş, tanıma ve tenfizi istenen ----------- Şehir Mahkemesi kararının Apostil şerhli, yeminli tercümesinin ve icra hükmünün sunulduğu, kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Dava; ------------ Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümünün ------------ sayılı ---------- karar nolu 19/10/2022 tarihli kararı ile 14/11/2022 tarihli icra hükmünün tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. MÖHUK madde 54 kapsamında yabancı bir mahkeme kararının tenfizi için aranan şartlar belirlenmiştir. “Tenfiz şartları MADDE 54 (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.;
b) İlâmın, --------- mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı --------- mahkemesine itiraz etmemiş olması."Yabancı mahkeme ilamlarının tanınmasına ya da tenfizine karar verilebilmesi için hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekmektedir . Tanıma ve tenfizde; yabancı mahkeme kararının doğruluğu, uygulanmış olan usul hükümleri, maddi ve hukuki tespitler inceleme dışında tutulmalıdır. Anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere, milletlerarası hukukta kabul edilen temel ilkelere, adil yargılanma ve savunma hakkında genel ahlaka, Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan ve devletin vazgeçemeyeceği ilkelere aykırılık oluşturması halinde, kamu düzenine açıkça aykırılıktan söz edilir. 5718 sayılı Yasanın 54/1-c maddesinde bu durum "açıkça aykırılık" ibaresiyle ifade edilmiştir. İncelenen dava dilekçesi, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan kayıt ve belgeler ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı arasında taşıma işleri yapılmasına dair ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından yapılmayan ödemelerin tahsili istemiyle davacı tarafından davalı aleyhine ---------- Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümününde alacak davası ikame edildiği, -----------Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümünün--------- sayılı ---------karar nolu 19/10/2022 tarihli kararı ve 14/11/2022 tarihli icra hükmü ile neticeten davalının davacıya 114.188,22 BGN+10.202,51 BGN+10.540,22 BGN'nin ödenmesine dair karar verildiği, tenfiz talebine konu işbu kararın kesinleştiği, --------- ile --------- Devleti arasında mütekabiliyet koşulunun mevcut olduğu, ayrıca 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde öngörülen koşulların tamamının mevcut olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, ----------- Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümünün --------- sayılı ---------- karar nolu 19/10/2022 tarihli kararı ile 14/11/2022 tarihli icra hükmünün TANINMASI ve TENFİZİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 100.876,16 TL harçtan peşin yatırılan toplam 25.222,46 TL hacın mahsubu ile bakiye 75.653,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 25.427,96 TL dava açılış masrafı ile 91,25 TL yargılama masrafından ibaret toplam 25.519,21 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 190.139,26 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!