T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/263
KARAR NO : 2024/185
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatif tarafından 22.05.2022 tarihli 2021 olağan Genel Kurul toplantısında alınan karar gereğince boçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifai taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine-----. İcra Müdürlüğü----- sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyanla; itirazın iptalini, takibin ayda %1,5 (yıllık %18) faiz ile devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı kooperatiften peşin ve sabit bedelli daire satın almasına ve üzerine düşen ve kooperatifçe belirlenen bedelin tamamını ödemesine, akçeli yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmesine rağmen müvekkiline tahsis edilen daire, kooperatifin borcu nedeniyle icra müdürlüğünden ihale usulü ile satıldığından ve müvekkilime yeni bir daire tahsis edilmediğinden müvekkilince kooperatif aleyhine ------ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ Karar sayılı dosyası ile tapu iptal tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat davası terditli olarak açıldığını ve dava müvekkili lehine bittiğini, mahkemece müvekkilinin alacağı tazminat miktarının belirlendiğini, mahkeme kararı sonrası Kooperatifin müvekkiline borcunu ödediğini, bu dava sonucu müvekkilinin Kooperatifle ilişiği kesildiğini, bu nedenle müvekkilinin Kooperatife hiçbir borcu bulunmadığını müvekkilinin kooperatife olan geçmiş tarihli borçlarını da ödediğini, ------ Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosya celp olunduğunda dosyanın içerisinde geçmişe dair müvekkilinin yaptığı ödemelerin tamamın görüleceğini, mahkeme kararında açıkça müvekkilin kooperatife üyeliğinin kalmadığı, kooperatif ile ilişiğinin kesildiğinin sabit olması ve bu durumu da davacı tarafın biliyor olması nedeniyle müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlunun tarafından takibe itiraz edilerek takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ,"22.05.2022 tarihli Genel Kurul toplantısının yapıldığı tarihte kooperatiften istifa etmediği ve kooperatif tarafından üyelikten çıkartılmadığı halen kooperatif üyesi olduğu, 22.05.2022 tarihli Genel Kurul kararlarının iptal edildiğine dair dosyada evrak bulunmadığından, bu toplantıda alınan tüm kararların geçerli olduğu kabul edilirse; 12.825,00 TL asıl alacağın, 415,23 TL gecikme faizi, 13.240,23 TL toplam ödenmeyen aidat borcu olduğu, gayrimenkulün kooperatif borçlarından dolayı cebr-i icra nedeniyle satılması ve gayrimenkulün mevcut haliyle olan bedelin davalıya ödenmesi ve şu anda gayrimenkulün 3. Şahıs elinde bulunması ve gayrimenkule yapılacak iyileştirmeden 3. Şahıs yararlanacağından 12.000,00 TL asıl alacağın, 399,00 TL gecikme faizi, 12.399,00 TL toplam ödenmeyen aidat borcu olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin taktirinin sayın mahkemeye ait olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; " Davacı ve davalının itirazlarının değerlendirildiği ve kök raporda ki görüşler aynen korunduğu şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi ise aidat borcunun ne kadar olduğu, kooperatif üyesi değilse aidat alacağından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.-----tarafından düzenlenen ortaklık sözleşmesinde; davacı ...'ın----- nolu ortak olarak ana sözleşmenin 5. maddesi gereğince yönetim kurulunun 16.05.2005 tarih ---- sayılı kararı ile üyeliğe kabul edildiği ve davacıya bu üyeliği gereğince üyeliğe ilk girişte 125 m2 lik ----Blok; Kat :----- nolu dairenin kendisine tahsis edilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusuna dayanak olan ----- Mevkii, 13818 parselde ka 4.756,80 m2 alanlı "Arsa" nitelikli takınmazın, 25/4000 arsa paylı,----nolu, daire nitelikli bağımsız bölümün; tapu kaydında, 21/06/2007 tarih ve----- yevmiye numaralı Kat Karşılığı Temlik İşleminden davalı -----adına kayıtlı iken, 22.08.2017 tarih-----yevmiye numaralı Satış işlemi ile -----adına tescil edilmiş olduğu, Tapu maliki ----- tarafından söz konusu bu taşınmazın 06.10.2017 tarih ve ----- yevmiye nolu satış işlemi ile bu kez -----oğlu -----adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davalının----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Sayılı dosyası ile üyeliğe konu taşınmazın için tapu iptali ve tescili mümkün olmaması halinde tazminat ödenmesine ilişkin terditli olarak dava açıldığı, ilgili mahkeme tarafından terditli talep olan taşınmaz değerinin davalıya iadesine ilişkin 13/01/2022 tarihinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Karar tarihinden sonra yapılan 22/05/2022 tarihli olağan genel kurulda aidat ödemesine ilişkin karar alındığı görülmektedir. Karar tarihi itibariyle davalıya tahsis edilmiş veya edilebilecek bir taşınmaz bulunmadığı, davalı adına tahsis edilmiş taşınmazın kooperatif borcu sebebiyle cebri icra ile satıldığı, Yapı Kooperatiflerinde her üyeye bir tahsis edilmesi zorunlu olduğu, Kooperatifler Kanunun 23. Maddesinde de "ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittir" hükmünün düzenlendiği, yani ortaklar arasında eşitlik ilkesinin benimsendiği, eşitlik ilkesine göre davacı kooperatifin eşit şartlardaki tüm üyelerine konut teslimini sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, ancak davacı kooperatifin borçları sebebiyle taşınmazın cebri icra yoluyla satılması sebebiyle taşınmaz tesliminin fiilen imkansız olduğu ve davalı tarafından bu hususta dava açılarak taşınmazın bedeline hak kazandığı, bu durumda genel kurulda karar alınarak davalı aleyhine aidat tahakkuk ettirilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kaldı ki ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyası ile taşınmazı değerini isteyerek üyelikten çıkma isteğini 23/05/2018 tarihinde ortaya koyduğu, Kooperatifler Kanunu 13. Maddesinde üyelikten ayrılma için noter ihtarı şartı getirilmiş ise de dava yoluyla başvurulması hali daha kuvvetli bir yol olacağından evleviyetle geçerli olacağı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan aidat talebinde bulanamayacağı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından davacının kötüniyetli olarak takip başlattığı hususu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 13.240,23-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!