WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/246
KARAR NO : 2024/301

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığı, davalı şahsın şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaleti
bulunduğu, Sözleşmenin 5.3 maddesi; "Toplam Satış Bedeli = (Alıcı tarafından alınan aktif enerji miktarı (madde 5.1)) X (Aktif enerji elektrik birim
satış fiyatı (madde 5.2)) + (Dağıtım sistemi kullanım bedeli) + (Enerji fonu) + (--- BEDELİ) + (----payı) + (-----) + (KDV) + (diğer fer'iler (mer'i mevzuat hükümleri çerçevesinde oluşan bedeller))." hükmüne havi olduğu ancak davalının sözleşme kapsamında faturaya eklenmiş olan ---- Bedelini ödemekten
imtina ettiği, Sözleşmenin 11.4 maddesi de;"11.4) Feragat Etmeme
Satıcının İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez."
hükümlerine havi olduğu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturayı ödemediği, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz
etmiş olması ve müvekkil şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçluların % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep emiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının İİK`nın 67. maddesi uyarınca itirazın tebliği, tebligat yoksa öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, Alacaklı tarafından bir
yıl içinde itirazın iptali davası açılmaz ise ilamsız takip düşeceği,
re'sen göz önünde bulunduracağı sebeplerle zaman aşımı def'înde bulunduklarını,
dava dilekçesinin dayanağının mevzuat ve Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiği,
davacı tarafça açılan Merkezi Takip Sistemi'nin ---- Esas sayılı dosyasında takip dayanağına belge olarak sunulan iddia edilen sözleşmenin çoğunda tarafların imzasının bulunmadığı, sadece sözleşmenin bir sayfasında ve Düşük Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden İndirim Uygulanan Tüketim Listesinde
davalı şirketin imzası bulunduğu, taraflar arasında elektrik satımına ilişkin bir anlaşma olduğunun faturalar ve sunulan imzalı evraklardan anlaşıldığı, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, kendisinin belirlediği bir hesaplama yöntemini dikte ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığından taraflarınca icra takibine itiraz
edilmişse de davacı tarafın aynı mesnetsiz gerekçe ile dava açtığını,
tarafların kendi aralarında yaptıkları sözleşmeye göre --- bedelinin tahsil edilmeyeceğine karar verildiği, dava dilekçesinde yer alan formülün Müvekkil şirkete kesilen faturalarda uygulanacağına dair anlaşma yapıldığının iddia edildiği, Dava dilekçesinde yer alan formül; Toplam Satış Bedeli= (Alıcı tarafından
alınan aktif enerji miktarı) x (Aktif enerji elektrik birim satış fiyatı) + (Dağıtım sistemi kullanım bedeli) + (Enerji fonu) + (---- bedeli) + (---- payı) + (-----) + (KDV) + (diğer fer'iler (mer'i mevzuat hükümleriçerçevesinde oluşan bedeller)) şeklinde ifade edilmiş olmasına rağmen Kasım 2021 tarihine kadar -----bedelinin talep edilmediği ve ödenmediğinin bariz olduğu, işbu gerekçenin davacının yapılan sözleşmeye
uymadığını ispatladığı ---- bedelinin talep edilmesinin kabul edilemez olduğu,
Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre; Müvekkil şirkete ---- bedeli yansıtılmayacağı ve faturaların buna göre düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, ancak Kasım 2021 tarihinden itibaren gönderilen faturalardan anlaşılacağı üzere, bu faturalara ---- bedel yansıtıldığı, Davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak
faturalarda ---- bedelinin talep etmesi üzerine davalı şirket tarafından ----- bedeli kadar iade faturası kesildiği, kesilen iade faturalarına karşın, taraflar arasında yapılan sözleşme gözetilmeksizin açılan işbu haksız davanın reddini talep ettiklerini,
davacı şirket hangi gerekçeler ile müvekkil şirketin faturalarına ---- bedelini yansıttığını açıklamadığı,taraflar arasında yapılan sözleşme ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre şirket aleyhine yapılan
değişikliklerin davacı şirket tarafından bildirilmesinin gerektiği, Taraflar arasında yapılan işbu sözleşmenin esaslı unsuru ----- bedelinin Müvekkil şirketten tahsil edilmeyeceğine ilişkin olduğu, Müvekkil şirketin ----- bedelinin faturalara yansıtıldığını faturanın geldiği tarihte öğrendiğini ve öncesinde herhangi bir
bildirim almadığı, Ayrıca yapılan bu değişikliğin önemi itibarı ile davacı şirketin ---- bedelinin faturalara yansıtma sebeplerini açıklaması gerektiği, Davacı şirket dava dilekçesinde hesaplanacak miktarı hangi formül ile hesaplanacağını belirtmiş ise de bu tarafların üzerinde anlaşmış oldukları hesaplama yöntemi bu şekilde
olmadığı, Davacı tarafça öncesinde bilinen ve şirketler için esaslı önem taşıyan bu değişikliğin fatura ile talep edilmesinin hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, önceden bildirim yapılması halinde müvekkili şirket, lehine fesih hakkı kullanılabilecekken davacı şirket kötü niyetle hareket ederek ----
bedelinin tahsil edileceğinin bildirimini yapmadığı, ----- bedelinin tahsil edileceğinin müvekkil şirketçe bilinse, davacı şirket ile elektrik satın alımına ilişkin sözleşmenin yapılmayacağı, ----- bedelinin ne sebeple talep edildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmaması üzerine tarafımızca yapılan harici araştırılmalar
ile birtakım bilgilere ulaşıldığı,davacı şirket aleyhine ----- ile ilgili değişiklik yapıldığı kabul edilse de sebeplerinin araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- Esas sayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile taraflar arasında 04.01.2021 tarihinden başlamak üzere 24 ay geçerli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin imzalandığı, Sözleşme ekinde bulunan EK1 sayfasında Düşük Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden İndirim Uygulanan Tüketim Listesinde davalı ---- ait iki adet Ticarethane Abone Grubu, 2 adette Sanayi Abone Grubu için olmak üzere dört adet tüketim
noktası bulunduğu, her bir tesisat için İndirim Oranının % 0,5 olacağı kararlaştırılmış ise de, davacı tarafından düzenlenen davaya konu faturada birim bedellerin EPDK tarafından yayınlanan birim bedeller olduğu ve birim bedeller üzerinden herhangi bir indirim yapılmadığı,mevzuatta elektrik tüketim vergisi ve enerji fonuna ait hesaplamalar, sadece aktif enerji bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken davacının düzenlediği faturada Aktif Enerji Bedeline ---- bedeli ilave
edilerek bulunan toplam değer üzerinden mevzuata aykırı hesaplama yapıldığı,
taraflar arasında yapılan ikili anlaşma, EK1 sayfasında Düşük Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden İndirim Uygulanan Tüketim Listesinde (EK-1A) (---- tarafından hazırlanıp yayınlanan) ulusal tarifedeki birim fiyatlardan % 0,5 indirim uygulanacağı kapsamında davalı tarafından 31/10/2021-30/11/2021 tarihleri arasında 245.791,8 kWh tüketim miktarı için % 0,5 indirim oranı ile yapılan hesaplamada davacının davalıya fatura edeceği miktarın 215.528,19 TL olduğu,
sözleşmenin 5.3) maddesinde Toplam Satış Bedeli = (Alıcı tarafından alınan aktif enerji miktarı (madde 5.1) X (Aktif enerji elektrik birim satış fiyatı (madde 5.2) + (Dağıtım sistemi kullanım bedeli) + (Enerji fonu) + (--- bedeli) + (---- pay) + (----) + (KDV) + (diğer fer'iler (meri mevzuat hükümleri çerçevesinde
oluşan bedeller). şeklinde tarif edilmiş bu maddede herhangi bir indirim oranının da görünmediği, sözleşmenin taraflarca imza altına alınmış olması sebebiyle bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan ve davalının elektrik kullanımından kaynaklı faturalar nedeniyle borçlu olduğundan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplama mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı likit olduğundan mahkemece koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile
1-Davalıların Merkezi Takip Sistemi ------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 215.528,19 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 14.722,73 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.815,36 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 10.907,37 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 3.815,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.995,26 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 151,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.651,25 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %96,47 oranında olmak üzere 2.557,66 TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 34.329,23 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 7.885,70 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 55,07 TL tutarlı kısmının davacıdan, 1.504,93 TL tutarlı kısmının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.