T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/192
KARAR NO : 2024/37
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait ------ plaka sayılı araçta hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumuna davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ------plaka sayılı aracın sebebiyet verdiğini, bildirdiğinden bahisle kaza sebebi ile müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkiline yapılan başvuru neticesinde gerekli ödemelerin davacı tarafa yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DAVA DEĞERİ ARTIRIM:
Davacı vekilince sunulan 23/11/2023 tarihli dilekçe ile 10,00-TL tazminat alacaklarını, davalı sigorta şirketinin daha önce yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 9.705,62-TL artırarak, toplamda 9.715,62-TL'nin davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazısı nedeni ile davacıya ait araçta oluşan değer kaybı tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile özetle; kusur yönünden -----plakalı aracın sürücüsü ----- meydana gelen kazada asli ve % 100
kusurlu olduğu,------ plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı, davaya konu aracın değer kaybı bedelinin 20.000 TL olduğu, davalının 09.02.2023 tarihinde değer kaybı bedeli olarak araç malikinin vekili ------ 10.284,28 TL ödemiş olduğu, bu durumda bakiye değer kaybı bedelinin 20.000 TL- 10.284,28 TL= 9.715,72 TL olduğu, davalı sigorta şirketi---- kazaya etken -----plakalı aracın-------sayılı poliçesi ile 15/08/2022 -15/08/2023 tarihleri arası ZMMS sigortacısı olduğu, araç başına maddi tazminat limitinin 100.000 TL olduğu, ---- bakiye değer kaybından sorumlu olduğu,
davacının değer kaybı talep bildirimini 25.1.2023 tarihinde yaptığı, sigorta şirketinin akabinde 09.02.2023 tarihinde ilk değer kaybı ödemesi yapmış olduğu nedeni ile bakiye değer kaybı
için temerrüt tarihinin dava tarihi 20.03.2023 olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. " şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay-----HD'nin -----.sayılı kararı).Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişinin değer kaybı hesaplamasının usulüne uygun olduğu, sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı nazara alınarak davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Faiz başlangıç tarihi davalının kısmi ödeme tarihi olan 09/02/2023 tarihinde temerrüte düşmesi nedeniyle faiz bu tarihten başlatılmıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 9.715,72 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 09/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 663,68 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 166,00 TL olmak üzere toplam 345,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 317,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 166,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 525,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 313,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.813,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 9.715,72 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!