T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/175
KARAR NO : 2024/500
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----ait ----- plakalı ticari taksi ile davalı ------ait ve diğer davalı ----- sevk ve idaresinde olan------plakalı araç arasında 15/12/2022 tarihinde ------ maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ---- plakalı aracın tam kusurlu (%100) bulunduğunu, müvekkilinin aracının işbu kaza sebebiyle ağır hasar almış olup müvekkilinin hasarlı aracını servise götürerek sigorta şirketine bildirimde bulunduğunu, aracın tamir işlemlerinin 21 (yirmi bir) gün sürdüğünü ve işbu süre boyunca davacı müvekkilinin ticari taksi olarak kullandığı araç olan ---- plakalı araç ticaretten mahrum kaldığını, alacağın tahsili amacı ile davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ----- plakalı ticari taksisi ile müvekkillerin ruhsat sahibi/kullanıcı oldukları ------ plakalı aracın kaza yapmış olduğunun doğru olduğunu, bunda ihtilafın bulunmadığını, müvekkili ----15/12/2022 tarihinde -----Caddesine çıkmışken, sağ taraftan yol ve trafik şartları gözetildiğinde çok hızlı şekilde gelen davacının ---- plakalı sayılı aracıyla müvekkilinin ----- plakalı aracının çarpıştığını, davacının aracının aşırı hızlı olduğunu, müvekkilinin aracını savurduğunu ve kendi aracının sol tarafının hasar görmesine ve ayrıca müvekkilinin aracının da hasarlanmasına neden olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin % 100 kusurlu olduğunu iddia etse de, bunun doğru olmadığını, kusura dayanak eksper raporunun gösterildiğini, hasar eksper raporlarının kusur nitelendirmesinin nasıl ve neye göre yapıldığı muamma olduğu gibi hükme esas alınamayacağını davacı yanın 21 günlük iş kaybını belirttiğini, bunun da kabulünün mümkün olmadığını, karşı tarafın aracında hasarın giderilme süresinin, kaza fotoğraflarının araç tamir ustalarına göstererek haricen yaptıkları araştırmada 5-6 günlük, maksimum 1 haftalık bir iş olduğunu, davacı tarafın delil olarak dosyaya sunmuş olduğu, ---- Ünvanlı firmanın sunmuş olduğu 6 sayfalık eksper raporunun 3 ncü sayfasının baş kısmında hasar onarım süresi 7 gün olarak gösterildiğini, davacı tarafın, kazanç kaybı iddiasıyla günlük 1.300 TL üzerinden 21 günlük para talep ettiğini, bunun da kabulünün mümkün olmadığını, Davacı tarafın, inkar tazminatı talep etmiş olup, bunun da kabulünün mümkün olmadığını, alacak iddiasının yargılama gerektirdiğini beyanla, davanın reddine, Haksız ve kötü niyetli karşı tarafın, alacağın % 20’ sinden aşağı olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,---- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
Dosyamız arasına celp edilen --- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Olan trafik kazasında, ---- plakalı araç sürücüsü ...' ın % 100 (Yüzde Yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, olan trafik kazasında---- plakalı araç sürücüsü ...' ın kusurunun bulunmadığı, davacının, ---- plakalı aracının tamiri süresi boyunca kazanç kaybının 18.700,00 TL olacağı, davacının, kaza tarihi itibarıyla 18.700,00 TL (Onsekizbinyediyüz lira) kazanç kaybını davalılardan talep edebileceği," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Tarafların kök rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde, kök raporda değişiklik olmamıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen 2. Ek raporda özetle; "Mahkeme tarafından kök raporda günlük taksi kiralama bedeli üzerinden yapılan kazanç kaybı hesaplama yönteminin kabul görmesi durumunda, davacının kazanç kaybının 18.700,00 TL olacağı, Mahkeme tarafından Emniyet tarafından tespit edilen kazanç miktarı üzerinden yapılan kazanç kaybı hesaplama yönteminin kabul görmesi durumunda, davacının kazanç kaybının 18.040,00 TL olacağı," şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.15/12/2022 tarihinde davacıya ait ---- plakalı ticari taksi ile davalı ---- ait ve diğer davalı ----- sevk ve idaresinde olan ------ plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının aracının sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, davacının kazanç kaybının ihtimalli olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir. Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmalar neticesinde günlük araç mahrumiyet bedelinin 1550 TL olacağı değerlendirilmiş olup bilirkişi raporuna göre araç mahrumiyet süresi 17 gün olarak belirlenmiştir. Bu durumda davacının mahrumiyet zararı 26.350 TL olacaktır. Belirlenen mahrumiyet bedelinden bilirkişi raporunda belirlenen 850 TL amortisman, 2640 TL yakıt gideri düşüldüğünde nihai zararı 22.860 TL olarak tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda 17 günlük şoför bedeli olarak 4820 TL gider düşümü yapılmış ise da kaza tespit tutanağı incelendiğinde kaza anında davacının aracı kendisinin kullandığı anlaşıldığından ve aracın şoför tarafından kullanıldığı hususunun ispat edilemediğin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olmasının zorunlu olduğu, her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalıların -----. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 22.860 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine,
3-Karar harcı 1.561,56-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 329,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.232,55-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 329,01-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 508,91-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 294,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.794,25-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.339,80-TL sinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.440-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.679,56-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 520,44 TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı tarafın yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!