T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/170
KARAR NO : 2024/489
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket kurulduğu tarihten beri uluslararası alanda taşıma faaliyeti yürütmekte olan bir firma olup 2022 yılı içerisinde talep etmesi halinde davalı borçlu şirketin uluslararası taşımasını yaptığını, davalı tarafın talebiyle ---- kapsamında Türkiye'den ---- sanayi ürünlerinin taşımasını yaptığını, Yapılan taşımaların --- sigortası da yapıldığını, davalı tarafın kesilen ve kesinleşen faturalara rağmen borç ödenmemesi üzerine ---- İcra Dairesi ----- esas sayılı dosya ile icra işlemi başlatılmış iş bu takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne ---- İcra Müdürlüğü ------ Sayılı Takibe yapılan İtirazın İPTALİ ve takibin kaldığı yerden tüm işleyecek faiz ve ferileriyle birlikte DEVAMINA, (8.450,00EURO takip çıkışı bedelin değişen oranlarda işleyecek ----- uygulayacağı bildirilen en yüksek mevduat faizi ile birlikte EURO cinsinden fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden icra gideri vekalet ücreti ve mahkeme masraf ve icra inkar tazminatı ile birlikte ) alacağımızın takip tarihinden itibaren işleyen faizi ile borçludan tahsiline, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkil şirket arasında hiçbir sözleşme mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından yazılı bir sözleşme bulunmadığının davacı tarafça da ikrar edildiğini, mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili icra dairesinin ----- icra daireleri olduğunu, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, uyuşmazlığa konu borcun varlığı söz konusu olsa bile bu borç süresi içerisinde talep edilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tüm bu nedenlerle davacının yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı hmknun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu noksanlığı sebebiyle usulden reddine, tamamıyla haksız ve mesnetten yoksun davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----İcra Müdürlüğünün ------esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporda özetle; Taraflar arsında bir ticari ilişkinin bulunduğu, ticari ilişkinin örf ve adetlere göre yürütüldüğü, Dava dosyasına sunulan flash bellek içerisinde sadece davalıya düzenlenen faturaların kayıtlarının bulunduğu, davacının dosyaya sunulan kayıtlarıyla sınırlı. olarak 2022 yılı itibariyle davacının, davalıdan alacağının davacı defterlerinde Türk Lirası olarak 154.670,76 TL olduğu, Dava dilekçesinde belirtilen 8.450 € tutarındaki alacağın davalı defterlerinde Türk Lirası olarak 168.449.991 TL cari hesap bakiyesi olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu tutarın döviz cinsinden 8.450 € olduğu, Davalı defterlerinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıklayıcı mahiyette olduğu, Faturaların döviz cinsinden düzenlendiği, taraf kayıtlarına ilişkin açıklamaların rapor içeriğinde açıklandığı, defterlerin lehe delil teşkil edip etmeyeceği konusundaki takdirin mahkememize ait olduğu tarafların 2022 yılı Ba - Bs formlarında yer alan tutarların bire bir aynı olduğu, Davalı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve yasaya uygun olarak tutulduğu, defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, defter beratlarının zamanında alındığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ------ şirketinden 09.03.2023 Dava tarihinde 168.449,91 TL karşılığı 8.450,00 € alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ----Asliye Ticaret Mahkemesi -------Sayılı dosya 22.12.2023 tarihli bilirkişi raporu kapsamında incelenmiş rapora dayanak ticari defter bilgileri dosya kapsamına ibraz edildiği, Taraflar arasında 31.12.2022 yıl sonu itibari ile cari hesap uyuşmazlığının bulunmadığı, Davacı şirkete 168.449,91 TL borçlu olduğu, 2023 yılı içerisinde döviz borcuna kur değerlemesi yapılmadığı, davacı şirketin alacak bakiyesini oluşturan faturalar ve bu faturalara dayanak -- belgelerinin incelenmesinde alacağa konu hizmetin Davalı şirkete verildiği, fatura ve --- belgelerindeki verilerle uyuşmazlık olmadığı, tarafların dosya kapsamına ibraz edilen BA/BS formlarının örtüştüğü, Davalının hizmet karşılığı ödemeyi gerçekleştirmediği, Davacı ---- Davalı -----09.03.2023 Dava tarihinde 8.450,00 € alacaklı olduğu, dava tarihindeki ----- Euro Efektif Satış Kuru : 19,9982 TL x 8.450 Euro — 168.984,79 TL karşılığı alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Somut olayda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 8.450,00 € alacaklı davalı tarafın ise 8.450 € tutarındaki alacağın karşılığı olacak şekilde 168.449.991 TL olarak kaydedildiği somut olayda taraflar arası ihtilafın ticari ilişkinin Euro cinsinden yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmak ile davaya konu faturaların tamamının Euro üzerinde kesildiği ve faturanın ödeneceği hesabın euro hesabı olarak bildirildiği göz önüne alındığında davacı yanın ödemeleri Euro olarak talep edebileceği anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak davacı yanın davalı takip tarihi itibarıyla 8.450 Euro alacaklı olduğu, kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca TBK 89. Maddesi uyarınca söz konusu borcun para borcu olduğu anlaşılmakla davalı/borçlunun icra dairesine ve mahkememize yapmış olduğu yetki itirazının reddi gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla yabancı para olması nedeniyle icra inkar tazminatı takibin başlangıç aşamasındaki dövizin TL değeri üzerinden verilerek davacı lehine %20 onanında icra inkar tazminatı verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
3-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 8.450 EURO alacağın takip tarihindeki 164.191,95 TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar harcı 11.538,62 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.903,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.635,44 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 2.903,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.083,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.307,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 27.026,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!