T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/900
KARAR NO : 2024/527
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı aleyhine----- İcra ---- numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını davacı tarafından icra tehdidi altında 30.981,566 TL üzerinden başlatılan ve ödeme tarihinde 73.522,47 TL olarak hesaplanan icra dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, davacı takip konusu bonoyu cari hesap ilişkisi kapsamında çalıştığı davalı alacaklıya borcuna teminat olarak vermiş, 2015 yılında yapılan ödeme cariden düşülmemiş olmasına rağmen davacının takip tarihindeki bakiyesi üzerinden değil bono tutarı üzerinden işlem yapılmış, davalı/alacaklıya takip tarihinden önce cari hesap bakiyesi ile ilgili olarak 2015 yılında da ödeme yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ödeme tarihinde hesap mutabakatı istediğinde bile 15.383.70 TL bakiye bildirilmiş iken icra dosyası üzerinden tahsilat yapıldığını, icra takibinden dolayı fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı gibi fazla talep edilen tutar üzerinden fazla faiz, fazla vekalet ücreti, fazla harç ödemek zorunda kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle müvekkil tarafından icra tehdidi altında borçlu olduğu tutardan fazla ödemek zorunda kaldığı 15.000,00 - TL’nin istirdadı yönünde haklı davamızın kabulüne, ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin tümünün zamanaşımına uğradığını, davacının senedin aslında teminat senedi olduğu yönündeki iddiası da hukuka aykırı olduğunu, takibe konu senet üzerinde herhangi bir şekilde teminat ibaresi yer almadığı gibi aynı zamanda davacı tarafından da senedin neyin teminatı olduğu yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, bu cihetle davacının ileri sürdüğü teminat senedi iddiasının yersiz olduğunu, 02/06/2015 tarihinde yapılan takipte davacı borçlu 2022 yılına gelindiğinde borcunu ödememiş ve kendi kusuru ile takip yapılmasına sebep olduğunu, yine davacı tarafından ödenmemesi gereken bir paranın ödendiği iddia edilmiş ise de bu husus da tümüyle hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere icra dosyasından alınan dosya hesabı raporu 73.522,47 TL'dir. Davacının dava dilekçesinde sunduğu ödeme dekontları ise toplam 60.000,00 TL olduğunu, Zira davacı ile davalı şirket arasında sağlanan mutabakat uyarınca davacı borçluya indirim yapılmış, davacı borçlu da 60.000,00 TL olarak dosya borcunu ödediğini, bunun yanı sıra söz konusu bu bedel üzerinden tahsil harcı da borçlu tarafından ödenmesi gerekirken 1.164,59 TL tahsil harcı da davalı tarafından icra dosyasına ödendiğini, davacının icra tehdidi altında borç ödemesi yaptığına ilişkin iddia hukuka aykırı olduğunu, davacı/borçlu icra tehdidi altında değil davalı ile uzlaşma zemininde borcunu ödediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı ----- 2015 yıllarına ilişkin tarafıma ibraz edilen ve fiziki ortamda Yevmiye ve Defter-i Kebir noter onaylarının süresinde alındığı davalının 2013-2014 ve 2015 yıllarına ilişkin tarafıma ibraz edilen ve fiziki ortamda tutulan Yevmiye defterlerinin noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde alındığı, davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davalı---- İcra Dairesinin -----sayılı dosyasına konu ettiği, 30.000,00 TL kambiyo senedinin tahsiline ilişkin tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; öncelikle her iki tarafın defterlerinde bahse konu senedin borç ya da alacak olarak kayıtlı olmadığı, davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabından 14.030,01 TL tutarında davalı şirkete borçlu, davalı şirketin ise incelenen kendi defterlerinde davacı açık hesabından 15.353,77 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki 1.323,76 TL tutarlık uyumsuzluğun tutarlık uyumsuzluğun tarafların lehte ve aleyhte borç/alacak kaydetmiş olduğu işlemlerden kaynaklandığı tespit edildiği, Davalı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davacı---- no.lu açık hesabında 85.089,08 TL BORÇ, 69.735,31 TL alacak kaydetmek suretiyle 15.353,77 TL borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde davacı açık hesabından 15.353,77 TL tutarında alacaklı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek raporda özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde kök raporun 4.b. bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen ticari defter incelemesi neticesinde; takibe konu senedin 30.000,00 TL tutarlı senedin borç ya da alacak olarak her iki tarafın kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabından 14.030,01 TL tutarında davalı şirkete borçlu, davalı şirketin ise incelenen kendi defterlerinde davacı açık hesabından 15.353,77 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki 1.323,76 TL tutarlık uyumsuzluğun tarafların lehte ve aleyhte borç/alacak kaydetmiş kök raporun 4.b.3 bölümünde detaylandırılan işlemlerden kaynaklandığı, işbu ek raporda tekrar irdelenen defter kayıtları ve diğer deliller neticesinde kök rapor tespit ve değerlendirmelerin değişmediği, davacının, davalının icra takibindeki takip masraf, vekâlet ücreti ve harçları da davacının borçlu olduğu tutardan değil 30.000,00 TL üzerinden hesaplandığı husussundaki talep ve beyanlarına ilişkin değerlendirmenin mahkememize ait olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalı(alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalıya düşer. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir.(Yargıtay HGK'nın ----- Sayılı ve 17.11.2022 tarihli kararı)
Davacı takibe konu bononun teminat amacıyla verildiği bu nedenle davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürmüş, davalı taraf ise, senedin teminat senedi niteliğinde olmadığını savunmuştur. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay ----Hukuk Dairesi’nin----- sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, davalının bu yönde bir kabulünün bulunmadığı, HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla verildiği doldurulduğu hususunun kanıtlanamadığı ve kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,43 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!