WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/890
KARAR NO : 2024/408

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı şirketin 1.975.000 TL sermaye ile müvekkili -------, 4.384.500 TL sermaye ile ----, 3.765.675 TL sermaye ile ---- , 1.066.500 TL sermaye ile ----- ve 658.325 TL sermaye ile----- oluştuğunu, şirkette hakim pay sahibinin ---- olduğunu, müvekkilinin ise azınlık pay sahibi olduğunu, ----- benzer şekilde grup şirket olarak kurulduğunu, müvekkili ile çoğunluk pay sahibi ---- arasında 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılıkları başladığını, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında fikir ayrılıklarının derinleşerek devamında husumete dönüştüğünü, müvekkilinin davalı şirketin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlandığını, müvekkilinin şirketin idari işlerinden sorumlu tutulduğunu, şirketin mali işleyişinden yıllardır bilgi alamadığını, şirketin hakim ortağı ---- tarafından yapılan --------------- herhangi bir gerekçe olmaksızın müdürlük görevine son verildiğini ve şirketlerdeki temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verildiğini, dava konusu 22.08.2022 tarihli ortaklar genel kurulunda “2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ve bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine ilişkin (2) nolu gündem maddesine; 2021 yılı için net dönem karı olarak hesaplanan 17.000.000,00 TL’nin yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutarın 2022 hesap dönemi içerisinde ortaklara dağıtılmamasına ilişkin (4) nolu gündem maddesine; şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesine ilişkin (5) nolu gündem maddesine; 2021 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesine ilişkin (6) nolu gündem maddesine” alınan kararlara müvekkilinin muhalif kalarak muhalefet şerhi işlediğini, iptali talep edilen 22.08.2022 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında yer aldığı üzere müvekkili tarafından somut ve spesifik konularak ilişkin doğrudan bilgi ve belge talep edildiğini, gönderilen kayıtların ise gerçekliğinden şüphe duyulan bağımsız denetim raporu ve mali bilançolar olduğunu, müvekkili tarafından talep edilen konulara ilişkin açıklama yapılmayarak azınlık pay sahibi olan müvekkilinin detaylı inceleme ve bilgi alma hakkının engellendiğini, ------ 2016-2020 yılları arasındaki döneme ilişkin olarak vergi denetim kurulu tarafından VUK 367-1/a kapsamındaki eylemlerin gerçekleştiği tespit edilerek vergi suçu raporunda ilgili hükümler uyarınca ceza verilmesi gerektiğinin mütalaa edildiğini, bu dönemlerde bahse konu şirketin bağımsız denetimini yapan ---- (----) şirketinin ortağı olan ve şirketin belirli dönemlerinde şirket SMMM’si yapan --------- mali müşavirliğini yapması dolayısıyla ------ VUK 367-1/a kapsamındaki eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda, ayrıca mali bilançoların ve bağımsız denetçi raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da değerlendirilmesi için ileri sürülen taleplerine yönelik müdürlerin açıklama yapması gerektiğini, iptali talep edilen toplantıda müdürler tarafından tutanağa geçirttikleri konu başlıkları hakkında gerekli ve yeterli açıklama yapılmadığını, bu nedenle 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu yöndeki 2 nolu genel kurul kararının iptali gerektiğini, davalı şirketin hakim ortağı ------, azınlık haklarını bertaraf edecek şekilde usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini, lakin bu usulsüz işlemlerin ne denetim raporlarında ne de finansal tablolar ile bilançolara yansıtılmadığını, genel kurulda bu hususlara ilişkin soruların da cevapsız bırakıldığını ve bu hususta taraflarına belgeler de verilmediğini, ---- hakkında başlatılan -----Cumhuriyet Başsavcılığının -----Soruşturma numaralı dosyasında grup şirketlerden -----başka bir şirket nezdinde bulunan hisselerini müdür ----- imza atması suretiyle bedelsiz olarak üzerine aldığı ve şirketi 13.000.000 TL civarında zarara uğrattığının bilirkişilerce tespit edildiğini, ilgili soruşturma dosyasında ------hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma iddiası ile iddianame düzenlenerek ceza davası açıldığını, yine ----CBS’nin ----- Sor. sayılı dosyasında ----- tarafından grup şirketlerde gayri resmi 2.kasa tutulduğu, muvazaalı mali işlemler yapıldığının tespit edildiğini ve -----Sulh Ceza Mahkemesi’nin ----- sayılı dosyasından gayri resmi kasa hesaplarının tutulduğu bilgisayarlara ilişkin el koyma kararı verildiğini, grup şirket kayıtlarına gayri resmi giderleri karşılamak için fiktif faturalar iktisap edildiğini, ancak karşılığı mallar alınmadığını, somut olarak mevcut olmayan ancak kağıt üzerinde stokta gözüken ürünlerinde yine kağıt üzerinde fire olarak geçirilerek stokların eritildiğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, şirketin denetim raporu şirketin gerçek finansal durumuna dayalı olarak tanzim edilmemesine rağmen raporda yer alan bazı kalemler belirsizlik ihtiva ettiğinden şirket tarafından ayrıntılı açıklama yapılması ve tablolara dair ortakların aydınlatılmasının talep edildiğini, bu hususların gerek toplantı tutanağında gerek muhalefet şerhinde ayrıntılı olarak izah edildiğini, izah edilen nedenler doğrultusunda usulsüzlüklerin açığa kavuşturulmamasına karşın faaliyet raporunun, gelir gider tablosunun ve denetçi raporunun tasdik edilmesinin iptali gerektiğini, daha önce başka Mahkemelerde açılan davalarda----- özel denetçi atandığını, şirkette kayıtların usulsüz tutulduğu ve denetime muhtaç olduğunun ilgili özel denetçi atanması kararı ile de sabit odluğunu, tüm bu usulsüzlükler ve daha fazlası nedeniyle ---- yönettiği grup şirketlerden ---- ve ---- denetim ve onay kayyımı atandığını, -----grup şirketlerinin ortaklık yapısının ve yönetim tarzının işbu davanın davalısı ----- ile aynı olduğu nazara alındığında bu şirketlerdeki usulsüzlüklerin şirketlere denetim kayyımı atanmasını doğuracak derecede olduğu ve usulsüzlüklerin davalı ---- şirketinde yapılan usulsüzlüklerle paralel olduğu nazara alındığında 2021 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için-----seçilmesine dair 6 nolu gündem maddesi kararlının iptalinin gerektiğinin aşikar olduğunu, dava konusu genel kurulda müzakere edilen faaliyet dönemi ----- hazırladığı denetim raporunun esas alındığını, izah edilen usulsüzlükleri denetim raporunda görmezden gelen ---- 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısında tekrar bağımsız denetçi seçilmesinin TTK, Ana Sözleşme, usul ve yasa ile iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu,-----tekrar bağımsız denetçi seçilmesine yönelik 6 numaralı gündem maddesinin iptali gerektiğini, işbu denetim raporunun esas alınmış olmasının faaliyet raporu ile gelir gider tablosu hesaplarının tamamını açıkça malul kıldığını, 2021 yılı için net dönem karı olarak hesaplanan 17.000.000 TL’nin yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutarın 2022 hesap dönemi içerisinde ortaklara dağıtılmasına yönelik 4 numaralı gündem maddesinin iptali gerektiğini, 2021 yılı net dönem kâr tutarının ne şekilde hesaplandığının belli olmadığını, şirketin finansal konularına ilişkin şüpheli işlemler açıklığa kavuşturulmadan ve bağımsız denetim gerçekleştirilmeden hesaplanan 17.000.000 TL kâr miktarının denetlenebilir olmaması nedeniyle dağıtılan kar miktarına itiraz etme ve iptalini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemde hiçbir şekilde müdürlere aylık ücret ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin müdürlükten azlinden sonra ise şirket müdürlerine aylık ödenmesine karar verildiğini, bu kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi eşit işlem ilkesine de aykırı olduğunu, bu nedenle şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesine ilişkin 5 numaralı gündem maddesinin iptali gerektiğini, şirketin genel kurul kararındaki 6 nolu gündem maddesi olan ---- bağımsız denetçi olarak atanmasına ilişkin kararın iptali gerektiğini, ----- yetkilisi -----, bir önceki yıl genel kurulda bağımsız denetçi seçilen---- yetkilisi ----- öz yeğeni olduğunu----- ise şirketin muhasebe işlemleri ile ilgilendiği gibi aynı zamanda ----- şirketinde hisse sahibi olduğunu, yine----- ile ----- ortağı olduklarını, şirketlerle ticari çıkar ve kâr amacı birliği içerisinde olan ---- aynı zamanda şirketlerin bağımsız denetimlerinde de rol aldığını, daha önce açılan davalarda da şirketin önceki dönem bağımsız denetimini gerçekleştiren ----- denetçi olarak atanmasına ilişkin kararın butlan ile malul olduğuna karar verildiğini, şirketler grubundaki usulsüzlükleri görmezden gelen ------------ Kurul Toplantısında yeniden bağımsız denetçi seçilmesi yönündeki 6 nolu gündem maddesinin iptali gerektiğini, hakim ortak tarafından açıkça yapılan usulsüz işlemler, diğer tüm grup şirketlerinde de mevcut olduğundan özel olarak şirket nezdinde denetim ve inceleme yapılması gerektiğini iddia ederek, çoğunluğun haksız ve yersiz kararları ile azınlığın ezilmesinin engellenmesi suretiyle, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan -------- Toplantısında alınan tüm kararların TTK m. 449 düzenlemesi gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin --------- Toplantısında alınan 2021 yılı müdürler kurul faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine ilişkin 2 nolu gündem maddesinin; 2021 yılı için kâr payının ortaklara dağıtılmamasına yönelik 4 nolu gündem maddesinin; şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesine ilişkin 5 nolu gündem maddesinin; 2021 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesine yönelik 6 nolu gündem maddesinin iptaline, TTK m.439 uyarınca davalı şirkete özel denetçi atanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hali hazırda 11.850.000 TL’lik esas sermayesinin %37’sinin ---- , %31,7’sinin ----, %5,5’inin ----- , %9’unun -----, 16,6’sının ise davacı ----- ait olduğunu, şirkette herhangi bir kişinin tek başına hakimiyet oluşturmasının söz konusu olmadığını, şirketin 2013 yılından itibaren bağımsız denetime tabi olduğunu, şirketin diğer ortaklarının olumlu oyları ile davacının uzun yıllar şirkette müdür olarak görev yaptığını, şirketin 2018 öncesine ait tüm toplantılarında şirketin bilançoları, kar-zarar hesapları, müdürlerin ibrası vb. konulardaki kararların davacının da olumlu oy kullanması nedeniyle hep oybirliğiyle alındığını, akabinde davacının ani bir kararla 2019 yılı Ekim ayında şirketten ayrılmak isteğini yönelttiğini, ancak yapılan görüşmeler sonucunda davacının hiçbir şekilde makul görülmeyecek birtakım talepler ileri sürmesi sonucunda olumlu yanıt verilemeyeceği ve ortaklığın devam etmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, bu aşamadan sonra davacının huzursuzluk oluşturmaya başladığını, manasız birtakım sürtüşmeler çıkardığını, isteğine ancak haklı sebeple çıkma davası ile ulaşabileceği düşüncesiyle açmayı kurguladığı davasına delil oluşturabilmek için anlaşılmaz tavır ve davranışlar içerisine girdiğini, bu tutum ve davranışlar nedeniyle zorunlu olarak müdürlük görevinden uzaklaştırılmasının gündeme geldiğini ve 02.01.2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davacının müdürlük görevine son verildiğini, davacının yasal üç aylık hak düşürücü sürede ilgili kararın iptali için dava açmadığını, davacının müdürlük görevine son verildikten sonra şirketin işleyişi ile ilgili herhangi bir değişiklik olmadığını, davacının ortaklık sıfatından kaynaklanan her hakkını rahatlıkla kullanmaya devam ettiğini, şirketin mali durumuna yönelik davacının talep etmiş olduğu tüm bilgilerin kendisine sunulduğunu, davacıya kanunen tanınan bilgi alma hakkının çok ötesinde bilgi alma imkanı tanındığını, davacı tarafından ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----Esas sayılı dosyasında açılan ortaklıktan ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi istemli davanın derdest olduğunu, genel kurul toplantı tutanağından görüleceği üzere davalı şirket hakkında davacının ihbarı üzerine vergi denetimi yapıldığını ancak suç teşkil edecek bir tespit yapılamadığını, genel kurul kararının iptali için iptali istenen kararın kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olması gerektiğini, dava dilekçesinde iddia edilen vakıalar ile iptali talep edilen genel kurul kararları arasında bir illiyet bağı kurulmadığı gibi davalı şirketle ve genel kurul kararları ile bir ilgisi olmayan maddi vakıaların sebep gösterildiğini, işbu davanın tarafının diğer ortak ----- olmadığı gibi konusunun da davacı ile diğer ortaklar arasındaki kişisel suçlamalar olmadığını, genel kurul toplantı tutanağından da görüleceği üzere davalı şirket hakkında davacının ihtarı üzerine vergi denetimi yapıldığını ancak suç teşkil edecek bir tespit yapılamadığının tespit edildiğini, denetim raporundan da görüleceği üzere müvekkili şirket hakkında herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğini, müvekkili şirketin 2021 yılı bağımsız denetiminin----- tarafından yapılmadığını, bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığını, davalı şirkette hiçbir ortağın hakim paya sahip olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan-----Cumhuriyet Başsavcılığı’nın----- Soruşturma sayılı dosyasında soruşturma kapsamında iddia edilen vakıaların müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, iddiaya konu devir sözleşmesinin tarafının dava dışı ----- olduğunu, dolayısıyla-----Asliye Ceza Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyasının müvekkili şirket ile bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin hakim ortağı----grup şirketlerde gayri resmi 2. kasa tuttuğu iddiasının müvekkili şirketle bir ilgisi bulunmadığını, davacının ikinci kasa tutulduğu iddiası ile şirkete özel denetçi atanması talebini-----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ---- Esas sayılı dosyası ile talep ettiğini, davacının ikinci kasa tutulduğu iddiasının anılan dava ile reddedildiğini, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının-----Sayılı soruşturma dosyasının davacının ortağı olduğu dava dışı ----- ve şirket ortağı ------ hakkında olduğunu, müvekkili şirket hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığını, ilgili soruşturma dosyasında da Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, gayri resmi giderleri karşılamak üzere fiktif faturalar iktisap edildiği ve karşılığında mal alınmadığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, müvekkili şirketin 2021 yılı bağımsız denetim raporu, mizanları, gelir gider tablolarının davacıya tebliğ edildiğini, şirketin iddia edildiği gibi gayri resmi bir gideri olmadığı gibi stokların eritilmesinin de söz konusu olmadığını, davacının bu yöndeki beyanları genel geçer afaki beyanlar olduğunu, davacının özel denetçi atanma talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, özel denetimin ancak şirketi ilgilendiren belirli konuların açıklığa kavuşturulması amacı ile diğer koşulların varlığı halinde kullanılabileceğini, ----------- Toplantı Tutanağından sabit olduğu üzere davacının “Özel Denetim Talebi” bulunmadığını, toplantı tutanakları ile sabit olduğu üzere TTK’nin 420.maddesi uyarınca toplantının ertelenmesinden ibaret olduğunu, davanın öncelikle olağan veya olağanüstü genel kurul toplantısında herhangi bir özel denetim talebi bulunmaması sebebiyle reddi gerektiğini, özel denetimin ancak şirketi ilgilendiren belirli konuların açıklığa kavuşturulması amacı ile diğer koşulların varlığı halinde kullanılabileceğini, davacının yakın zamana dek şirket yönetiminde olması dikkate alındığında davacı yönünden açıklığa kavuşturulması gerekli herhangi bir konu bulunmadığını, dava dilekçesinden de görüleceği üzere davacının özel denetim taleplerinin esasında şirketin diğer ortakları ile aralarındaki şahsi çekişmelerde üstünlük sağlama, görülmekte olan ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi davasında haksız menfaat elde etme amacına yönelik olduğunu, davacının 1997 yılından itibaren ortak ve yönetici olmasına rağmen bu süre zarfında şirket kararları ve yetkilileri hakkında herhangi bir dava açmamasına karşılık ortaklıktan çıkma davası ile birlikte dava açmasının özel denetim kurumunun kötüye kullanılması olduğunu, davacı ile müvekkili şirket ortaklarından ---- arasında düzenlenen 26.12.2016 tarihli protokolün müvekkili şirketle ve dava konusu ile bir ilgisinin bulunmadığını, ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere genel kurul toplantısında bağımsız denetim şirketi olarak seçilen ------ müvekkili şirket ortakları ile yakın bir akrabalığı veya ortaklığı bulunmadığını, davacının davaya konu genel kurul kararı ile ilgisi bulunmayan iddialarının reddi gerektiğini, dava konusu genel kurulun 2 nolu kararının yasanın aradığı usul ve şartları taşıdığını, kararın niteliği itibari ile müdürler kurulu raporunun, bilanço gelir gider tablo hesaplarının ve denetçi raporlarının mevcut haliyle tasdik edilmesinin ne sebeple iptalinin gerekeceğinin izaha muhtaç olduğunu, davacının, denetim raporlarının, müdürler kurulu raporlarının tasdik edilmemesi gerektiğine yönelik bir delil de sunmadığını, yapılacak incelemede faaliyet raporlarının bilanço gelir gider tablo hesapları denetçi raporlarının tasdikinin yerinde olduğunun sübut bulacağını, gündemin 4 nolu maddesinin iptaline ilişkin olarak şirket kârının dağıtılıp dağıtılmayacağının genel kurulun yetkisinde olduğunu, şirketin mali yapısının kar payının dağıtılmasına uygun olduğu gibi yasal sınırlama uyarınca kârın %25’inin dağıtılmasına karar verildiğini, kârın tamamının dağıtılmadığını, alınan karar uyarınca davacı payına düşen kâr ödemesi yapıldığını, davacının herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmeksizin ödemeyi kabul ettiğini, bu nedenle alınan kararın ana sözleşmeye, usul ve yasaya uygun olduğunu, gündemin 5 nolu maddesinin iptaline ilişkin olarak davacının işbu karar yönünden iptal edilmesi gerektiğine yönelik iddiasına ilişkin gerekçe olarak daha önce şirket müdürlerine ücret ödenmemiş olmasını gösterdiğini, şirket müdürlerine önceden ücret ödenmemiş olmasının bundan sonra ücret ödenmeyeceği sonucunu doğuramayacağını, müdür olmayan davacıya ücret ödenmediği gibi müdür olmayan diğer ortaklara da ücret ödenmediğini, bu nedenle eşit işlem ilkesine aykırılık iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle gündemin 5 nolu kararının iptali talebinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin bağımsız denetime tabi olması nedeniyle bağımsız denetim şirketleri ile çalışmasının yasal zorunluluk olduğunu, bu nedenle gündemin 6 nolu maddesinin iptali talebinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, Davalı ----- Şirketi'nin kuruluşundan bu yana tüm ticari sicil kayıtlarının ve davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerİ, ayrıca davalı şirketin --------- toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağı getirtilmiş,----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma sayılı dosyası, ----Sulh Ceza Hakimliği'nin ----- sayılı dosyası, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma sayılı dosyası, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin -----Sayılı dosyası, -----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----sayılı dosyası, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----sayılı dosyası----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. sayılı dosyası, -----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----esas sayılı dosyası, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. Sayılı dosyası ---- üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş, --------- dava dışı ----Şirketi'nin ve---- Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, davalı şirketin tüm yasal ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava; davalı şirketin ----- numaralı kararlarının iptali ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir.TTK'nın 445. maddesinde, ''446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürtüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler'' denilmiştir.TTK'nın 446. maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Genel Kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. Dava konusu 22/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında, davacıyı temsilen vekilinin genel kurul toplantısına katıldığı ve dava konusu edilen kararlara ilişkin muhalif kaldıklarını tutanağa yazdırdığı, bu itibarla davacının dava açma hakkının mevcut olduğu, ayrıca 22/11/2022 tarihinde açılan davanın TTK'nın 445. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
İptal talebine konu 2 nolu karar yönünden:Genel kurulun iptal talebine konu edilen 2. maddesi; mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkindir.Gündemin 2 numaralı maddesiyle mali tablo ve raporların davacının 79.000 olumsuz oyuna karşılık 395.000 olumlu oyla onaylandığı, davacı tarafından mali tablo ve raporlardaki kayıtların bir kısmının usulsüzlükler içerdikleri,-----Asliye Ceza Mahkemesi -----Esas sayılı dosyasıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna yönelik kamu davası açıldığı, bazı kayıtların fiktif oldukları, ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ---- Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporuna istinaden özel denetçi atandığı belirtilmekle; bilirkişi heyeti tarafından yapılan mali tespitler uyarınca, davalı şirketin öz kaynaklarının 2019 yılında 24.699.475,85 TL, 2020 yılında 53.030.394,34 TL ve 2021 yılında 71.023.553,08 TL olduğu, davalı şirketin 2019 yılında 15.705.384,23 TL kâr, 2020 yılında 40.593.857,91 TL kâr ve 2021 yılında 37.564.869,60 TL kâr ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, yönetim ve denetim raporlarının usulüne uygun olmadıklarına ilişkin somut bir veriye rastlanmadığı, şirketin kar elde etmekte olduğu, yöneticilerin usulsüz davranmak suretiyle şirketi zarara
uğrattıklarına ve yöneticilere verilen yetkinin kötüye kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığı bu konuda delil olarak sunulan ceza dosyalarından da herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadığı ve ----- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasının davalı şirketle bir ilgisi olmadığı anlaşılmakla 22/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2 nolu maddesi yönünden davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İptal talebine konu 4 nolu karar yönünden:Genel kurulun iptal talebine konu edilen 4. maddesi; kar payının dağıtılmasına ilişkindir.Genel kurulda gündemin 4 nolu maddesinde davacının muhalefet şerhi ile oy çokluğu ile 2021 yılı dönem karının yasal kesintiler yapıldıktan sonra ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasınasa karar verildiği, davacı ortağın vekilinin karar verilen net dönem kârının miktarı da denetlenebilir olmadığından, usul ve yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu öne sürdükleri bu maddeye muhalefet ettiklerini belirttikleri; ancak şirketlerin kurulma amaçlarının kar elde etmek ve ortaklara dağıtmak olup, bilirkişi heyetince incelenen mali tablolara göre davalı şirketin kar elde ettiği ve elde edilen karın ortaklara dağıtılmasının da yasal bir zorunluluk olduğu, ayrıca bu hususun ortakların ve dolayısıyla davacının da menfaatine olduğu gibi davacının kar payını herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden almış olduğu hususları dikkate alındığında; kar payı dağıtılmasına ilişkin 4 numaraları kararın iptali şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmakla, bu madde yönünden de davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İptal talebine konu 5 nolu karar yönünden:
Genel kurulun iptal talebine konu edilen 5. maddesi; şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesine ilişkindir.Genel kurulda gündemin 5 nolu maddesinde; davacının muhalefet şerhi ile oy çokluğu ile şirket müdürlerinden ----- aylık 75.000,00 TL ---- ise 50.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, davacı ortağın söz konusu kararın eşit işlem ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla muhalefet ettiği; ancak tespit edilen ücretlerin fahiş olduklarına ilişkin herhangi bir somut iddia ve delil ileri sürülmediği ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca şirketin karlılık durumu ile mali yapısı dikkate alındığında da tespit edilen ücretlerin makul bulunduğu, şirket yönetimine seçilen kişilere ücret veya huzur hakkı ödenmesi hususunun genel kurulun takdirinde olduğu, seçilen yetkili kişilerin bir ücret ödenmeksizin bu görevleri kabul etme zorunlulukları da bulunmadığı, dolayısıyla şirket yetkililerine ücret takdir edilmesinin olağan bir durum olduğu ve daha önce seçilmiş olan kişilere ücret takdir edilmemiş olmasının daha sonra seçileceklere de ücret ödenmeyeceği anlamına gelemeyeceği, dolayısıyla anılan
kararın iptali şartlarının da oluşmadığı kanaatiyle 22/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu maddesi yönünden davacı talebinin reddine karar verilmiştir.İptal talebine konu 6 nolu karar yönünden:Genel kurulun iptal talebine konu edilen 6. maddesi; bağımsız denetim şirketi seçimine ilişkindir.Genel kurulda gündemin 6 nolu maddesinde; şirketin 2021 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için----seçilmesine karar verildiği,davacı ortağın toplantıya ilişkin muhalefet şerhinde 2. Maddeye muhalefet gerekçelerini tekrarla, tüm usul ve yasaya aykırılıkları denetim raporunda görmezden gelen ----- tekrar seçilmesine itiraz ettiği, dava dilekçesinde ise toplantıda seçilen ---- dışındaki-----ile ---- ilişkin iddiaları dile getirdiği,----- ticaret sicil kaydı incelendiğinde dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde, yetkilisinin ----- olmadığı, taraflarca dosyada delil olarak dayanılan, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Esas, ---- Karar Sayılı dosyasından alınan 08/05/2023 tarihli Özel Denetçi Raporu incelendiğinde davacı iddialarını destekleyen herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, yukarıda da bahsedildiği üzere bilirkişi heyetince incelenen mali tablolara göre davalı şirketin kar elde ettiği ve yönetim ve denetim raporlarının usulüne uygun olmadıklarına ilişkin bir tespitin bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde 22/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu karar yönünden de iptal şartları oluşmadığından, davacı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacının davalı şirkete özel denetçi atanması istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise;TTK'nin "1. GENEL KURULUN KABULÜ" başlıklı 438. Maddesi; "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü,"2. GENEL KURULUN REDDİ" başlıklı 439. Maddesi ise; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü haizdir.Yukarıya alıntılanan kanun maddelerinden anlaşıldığı üzere, davacının özel denetçi atanmasını isteyebilmesi için öncelikle davalı şirketin genel kuruluna başvuruda bulunması gereklidir. Davacı ancak başvurusu genel kurul tarafından reddedildiği taktirde işbu davayı açabilir.
Dava şartları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK'nun 114. maddesinde sayılmış ve maddenin 2. fıkrasında diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
TTK'nin 438-439. Maddelerine göre "Genel Kurula başvurulma zorunluluğu" HMK'nin 114/2. Maddesi uyarınca dava şartıdır.
HMK'nin 115. maddesine göre Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması ve dava şartı yokluğunun tespiti halinde davanın usulden reddine karar vermesi gereklidir.Tüm dosya kapsamı ve dava konusu edilen 22/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; davacının genel kurulda özel denetçi atanması talebinin bulunmadığı, dolayısıyla işbu davanın açılması için gereken ön koşulun henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca, özel denetçi atanmasına ilişkin davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle):
1-)Davacının davalı şirketin ------- toplantısında alınan -------- nolu kararlarının iptaline ilişkin davanın ve davalı şirkete özel denetçi atanması talebine ilişkin davanın AYRI AYRI REDDİNE,
2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan toplam 80,70 TL hacın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı genel kurul kararının iptaline yönelik davaya ilişkin verilen karar yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, özel denetçi atanması talebinin reddi yönünden karar yönünden ise TTK 440/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.