T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/863
KARAR NO : 2024/496
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı Şirket Ticari faaliyeti kapsamında davalıya sattığı mallar karşılığında; 31/12/2021 T. ----- Nolu, 54.027,65 TL ve 13/01/2022 Taril ----- Nolu, 55.680,31 TL olmak üzere toplamda 109.707,96 TL fatura düzenlemiş ve fatura içeriği malları davalıya teslim etmiş bulunduğunu ve davalının hiçbir şekilde itirazda bulunmamış olduğunu, hatta, müvekkili şirketin alacağına karşılık, 07/01/2022 Tarihinde 4.570.-TL, 19/01/2022 Tarihinde 4.000.- TL, 29.04.2022 Tarihinde 2.000.-TL ve takip sonrası 21.05.2022 Tarihinde 3.000.-TL ödeme yapılmış ve takip öncesi yapılan ödemeler mahsup edilerek 99.137,96 TL alacak üzerinden takip yapılmış olduğunu, satılan ürünler teslim alındıktan ve bir kısım ödemeler yapıldıktan sonra davalının kötü niyetli davranışlar sergilemeye başladığını, bu kapsamda takip konusu faturaları teslim aldıktan ve ticari defterlerine kaydettikten aylar sonra 12/04/2022 T. ----- Nolu, 109.797,96 TL olan E-ARŞİV İADE Faturası düzenlemiş ve bu faturayı 22/04/2022 tarihinde ------ üzerinden müvekkili şirket çalışanına göndermiş olması nedeniyle haberdar olunduğunu, borçtan kurtulmak üzere geçmiş tarihli olarak düzenlendiği anlaşılan bu iade faturasının, ----- yazışmasının yapıldığı aynı gün ----- Noterliği, 22/04/2022 T----- İhtarnamesiyle kabul edilmemiş ve davalıdan herhangi bir ürün iadesi de alınmamış olduğunu, davalının kötü niyetli davranışlar sergilemesi sonucunda, Alacağın tahsili amacıyla,------.İcra Md. nün ------sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalı borçlunun borca karşı yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle işbu takibin durmuş olduğunu, ticari defter kayıtları ile borcun varlığı sabit olup, takip tarihinden sonra yapılan 21.05.2022 T. 3.000.-TL ödemenin TBK. 100 Md. gereğince öncelikle takip ferilerine mahsup edilmesi gerekeceğinden infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğini ve taraflar arasında dava şartı olan Arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamamış olduğunu belirterek, davanın kabulüne, davalı yanca takibe yapılan vaki İtirazın İptaline ve takibin devamına, takip sonrası 21/05/2022 T. Yapılan 3.000.-TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, davalı aleyhine en az %20 İcra İnkâr Tazminatı Mahkümiyetine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının beyanlarının gerçeklikten uzak ve ticari kurallarla bağdaşmamakta olup, müvekkilinin davaya konu malların hiçbirini teslim almamış ve davaca tarafa da herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, müvekkili davalının, E-Ticaret üzerinden kozmetik ürünleri satmakta ve bununla ilgili vergi kayıtlarının bulunmakta olduğunu, müvekkili adına 2 adet fatura kesilmiş ve müvekkilinin bu faturalardan davacı şirket yetkililerinin telefon açması üzerine haberdar olmuş ve davaya konu faturaların kendi adına kesildiğini öğrendikten sonra muhasebecisi ile görüşüp iade faturası kesmiş olduğunu, işin aslını araştırdıklarında, dava dışı 3.Şahıs ----- işbu malları aldığını ve müvekkili davalının vergi/fatura bilgilerini davacı tarafa verip fatura kestirdiğini öğrendiklerini, davanın dayandığı ----İcra Md. ---- sayılı icra dosyasına ekte kendi el yazılı bir suretini de ekledikleri şekliyle; “ Davaya konu malları bizzat kendisinin teslim aldığını, davacı firmanın vergi levhası açılış bilgilerini istediğini, kendisinin de vergi açılışının olmaması nedeniyle müvekkili davalının bilgilerine erişip bu bilgileri verdiğini buna istinaden işbu faturaların düzenlendiğini” beyan ve ikrar etmiş olduğunu, davacının, davalının borçtan haberdar olunduğu hatta muhtelif tarihlerde ödemeler yaptığını iddia etmiş olup, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, bahsi geçen ödeme dekontlarının dosyaya celbini talep ettiklerini, dekontların celbi halinde görüleceği üzere bu ödemelerin hiçbirinin müvekkili tarafından yapılmadığının görüleceğini ve dava dışı 3.Şahıs---- işbu ödemeleri kendisinin yaptığını davacı şirkete beyan etmiş olduğunu, müvekkili davalının ticaret unvanını kullanan ve tanımadığı bilmediği 3.Şahıs --- - tarafından işbu ticaret yapılmış ve sehven muhasebe kayıtlarına girmiş olan bu faturaların öğrenildiği anda İptal-İade İşlemi yapıldığını, davacının müvekkilinin bir anlık zaafından faydalanarak işbu haksız parayı talep etmekte olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gider vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Davacı şirketin 99.137,96 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Huzurdaki davaya ve davanın dayandığı takibe konu 31/12/2021 T----Nolu, 54.027,65 TL ve 13/01/2022 tarihli, ----- Nolu, 55.680,31 TL tutarlı 2 adet faturanın hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu çekişmesiz olup, davalı yanca, işbu faturalara konu malların kendilerine teslim edilmediği iddiasıyla davacı adına yasal itiraz süresi sonrasında düzenlenen 12/04/2022 tarihli, ------ Nolu, 101.581,46 TL mal bedeli 8.126,50 TL KDV =109.707,96 TL toplam tutarlı, iade tipli E-Faturanın davanın konusunu teşkil etmekte, davalı yanca bu faturanın düzenlenmesinde bir isabetsizlik bulunup, bulunmadığı hususunun ihtilaf konusu olduğu anlaşılmakta olup, dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, davacı şirketin takip/dava konusu yaptığı faturalara dayalı alacak talepleri hukuki değerlendirmeye muhtaç olduğundan, uzmanlık alanım dışında kalmakta olan bu hususta takdirin Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.Davacının faaliyet alanı ------- bulunduğundan ----- Asliye ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile davacı yanın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Talimat mahkemesinden alınan raporda özetle, " Dava konusu malların davacıya teslim edildiğine ve düzenlenen faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin belge olmadığı, ayrıca davacının düzenlediği e-arşiv faturalarda “irsaliye yerine geçer” ibaresinin yazılı olmadığı, fatura konusu malların taşıma ve teslimi konusunda yeterli belge ve bilgi olmadığı,, ----- Müdürlüğü tarafından davalının çalışan personeli olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde Ek-2 olarak sunulan faturalarda 'adı ve imzası bulunan şahıs ile davalının bağlantısının ispatı gerektiği, davalı tarafından borca ilişkin olarak, yapıldığı iddia edilen ödemelere ait belgelerin sunulmadığı, davalının 2021 yılındaki alım ve satımları dikkate alındığında bilanço usulüne göre defter tutma, hadlerine ulaşamadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.
TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması gerekmektedir .
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, VUK belirlenen esnaf haddini aşmadığı, eldeki davada nispi ticari dava şartlarının oluşmadığı görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalını tacir sıfatının bulunmadığı, davalının ticari faaliyetinin VUK 177. Maddesinde belirlenen esnaf haddini aşmadığı dolayısıyla davalının ticari faaliyetinin esnaf sınırları içerisinde kaldığı, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!