T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/845 Esas
KARAR NO:2024/96
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/11/2022
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ------ Plaka No'lu aracın sebep olduğu ----- Tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, ----kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın kazada %0, ------- plakalı aracın %100 kusurlu olduğu bildirildiğini, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ise de süresinde dönüş yapılmadığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk dosyası başlatıldığını ve anlaşamama olarak sonuçlandığını, kaza sonucu müvekkili araçta meydana gelen hasar farkı ve değer kaybı bedeli tazminatı bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini beyan ile, HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 -TL Hasar ve 100 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı ifade edilen ----- aracın müvekkili şirket tarafından --------- sigortalandığını, dava konusu taleplere ilişkin olarak işbu dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, KTK uyarınca başvuru şart eksikliği nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, tarafların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının almış olduğu mütalaa raporunda, diğer dosyalarında almış olduğu mütalaa raporlarında da olduğu gibi kusursuz olan sigortalı araç sürücüsüne neden verildiği anlaşılamayan, dayanaktan yoksun şekilde hızlı gittiği belirtilerek tali kusur atfedildiğini, davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, sözü geçen kazada tarafların kusur durumunun incelenmesi, bu inceleme sonucuna göre araç hasarının yine konusunda uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesini talep ettiklerini, davayı kabul etmemek kaydıyla davacı yan tarafından iddia edilen hasar tutarının fahiş olduğunu, kaza ile illiyeti olmayan hususlarda da talepte bulunduğunu, -------- yazılarak; dava konusu aracın plakalı aracın dava konusu kazadan evvel başkaca kazasının olup olmadığının araştırılmasını; kusur, hasar konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını; yapılacak incelemede iddia edilen zarar ile kaza arasında illiyet bulunup bulunmadığının, varsa uyumsuz hasarın da değerlendirilmesini talep ettiklerini, değer kaybı talep edilen aracın modeli ve kaza esnasındaki kilometresi son derece yüksek olduğundan ve ayrıca ağır hasar kaydı bulunduğundan herhangi bir değer kaybına uğramış olduğunun kabulünün abesle iştigal olduğunu, davacının aracı için pert işlemi yapılıp yapılamayacağının tespiti için aracın tamirinin ekonomik olmaması gerektiğini, ayrıca pert işlemi yapılan araca değer kaybı hesabı yapılamayacağını, müvekkili şirket sigortalıya halef olduğundan; haksız fiil kaynaklı dava nedeniyle ticari faiz taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ile, aleyhe tüm hususlara itirazların kabulünü, başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın reddini, zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından reddin, aksi halde, kusur ve hasara yönelik itirazların kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddini, fahiş tamirat bedeli taleplerinin reddini, aracın yaşı ve kilometresi dikkate alınarak değer kaybı taleplerinin reddini, aracın ağır hasar kaydı bulunduğundan değer kaybı talebinin reddini, aracın dava konusu kazadan önceki hasarlarının tespitini, kazanın meydana gelmesindeki kusur ile araçtaki hasar tutarının ve değer kaybının, ekte sundukları Genel Şartlarla belirlenen kriterlere göre hesaplanmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesini, davacıya ait aracın kullanılmışlık katsayısı, hasar boyutu katsayısı ve araç baz değeri göz önüne alındığında talep edilen fahiş değer kaybı taleplerinin reddini, talepte bulunulan aracın yüksek km'sinin dikkate alınarak talebin reddini, ekspertiz ücreti ve sair rapor ücreti taleplerinin reddini, her halükarda ticari faiz taleplerinin reddini, teminat dışı olan kazanç kaybı, araç ikame bedeli ve sair taleplerin reddini, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar bedeli ile değer kaybının tazminine yönelik olarak açılan Tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Kusur Yönünden: Dava konusu ----- model araç sürücüsü davacı ---- kusursuz olduğu, davalı tarafa sigortalı -----markaltip araç sürücüsü dava dışı------ %100 (Yüzde yüz| oranında kusurlu olduğu, Hasar Yönünden: 20/12/2020 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ----- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, hasar tutarı ve rayiç değer dikkate alındığında onarımının ekonomik olduğu, Söz konusu ---------- aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak işin ehli kişilerce fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda ----- olabileceği, değer kaybı yönünden: (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ------plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık şekli-düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı hasar kaydının bulunduğu hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 20/12/2020 tarihli kaza sonucu araçta oluşan hasara ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği ve TRAMER hasar sorgusunda 39.443,33 TL hasar tutarı bulunması hususları da dikkate alınarak ------ Kararları doğrultusunda değerlendirilmiştir) ------- KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin -------düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm" Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlendiği, Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ---------- markaltip, ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının -----Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında 12.600,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; ((12.600,00 TL Değer Kaybı) x 46100 kusur oranı) = 12.600,00 TL olabileceği, Dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları (Tablo 2) değerlendirilmeden hesaplama yapılmış 12/04/2021 tarihli “Değer Kaybı Raporu" başlıklı belgedeki belirtien değer kaybı tutarına bu nedenle isabetsiz bulunduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı taraf mahkememize başvurmadan önce------ nezdinde davalı sigorta aleyhine başvuruda bulunmuş ve ------- sayılı başvurusu ile davacının dava konusu kaza ile ilgili hasar bedeli talebinin davacının ıslahı neticesinde 4990,00 TL üzerinden kabulüne kesin olarak karar verildiği; davacının dava konusu kaza sebebiyle değer kaybı talebine ilişkin dava öncesinde-----dosyası üzerinden itiraz hakem heyetine itarz yolu açık olmak üzere karar verildiği, ----Sayılı dosya üzerinden kesin olmak üzere değer kaybı talebi yönünden de karar verildiği anlaşılmıştır. Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinin ı bendinde "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik, dava şartlarındandır. Açılmış olan bir davanın görülebilmesi için bulunması ya da bulunmaması gereken dava şartlarından biri olan derdestlikten söz edilebilmesi için daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.Eldeki davaya konu değer talebi ile ilgili olarak davacının aynı davalıya karşı ------- başvurduğu, tahkim heyeti ve itiraz hakem heyeti tarafından hem değer kaybı hem hasar bedeline ilişkin taleplerle ilgili olarak kesin olmak üzere karar verildiği, davacının sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kesinleşmesinden sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuruda bulunamayacağı anlaşıldığından --------- davanın kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf sigorta poliçesinin artan mali sorumluluk ------ klozuna dayanarak eldeki davayı açtığını, ---- limiti dolmadan bu davayı açamayacağına davalı taraf itirazı üzerine dayanmış ise de davacı taraf ne dava dilekçesinde ne tahkim aşamasındaki ıslah dilekçesinde ne da itiraz hakem heyetine başvuru dilekçesinde bu kloza ilişkin haklarını saklı tuttuğunu veya bu kloza da dayandığnı beyan etmemiş, itiraz dilekçesinde salt hesaplama yöntemine itiraz etmiş, ıslah dilekçesini de --- limitine göre hesaplayarak sunmuş, dava dilekçesinde de kloz kapsamında talepte bulunduğunu belirtememiştir. Davalının iddiaları üzerine savunma olarak bu durumu yargılamanın ilerleyen aşamalarında ileri sürmüştür. Eldeki davanın ilgili kloza dayalı olarak açıldığı anlaşılmadığından --- kapsamında taleplere ilişkin olarak açıldığı değerlendirildiğinden ve kesin hüküm bulunduğundan davacının savunmalarına itibar edilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- 6100 Sayılı Yasa'nın 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ile 768,09-TL ıslah harcının mahsubu ile artan 421,19-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!