T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/817
KARAR NO : 2024/30
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- sektöründe faaliyet gösteren, WC kabin satışı ve montaj hizmetlerinin verilmesi üzerine ticari faaliyetlerde bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı -----. arasındaki ticari faaliyete istinaden müvekkili şirket tarafından-----adresinde yer alan davalının bir kısım taahhüt işlerini üstlenmiş olduğunu,------Tapu Müdürlüğü ve Kadastro birimi hizmet binasındaki taşınmazda takip konusu faturada belirtilen 5.96 m2 kompak laminant we kabin satışı ve montaj işlerini yaptığını, müvekkil şirket hizmetin eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, davalı ile defalarca kez haricen görüşmeler yaptığını buna rağmen bugüne kadar 10.000,00 TL fatura alacağının ödenmediğini, davalı taraf ilgili devlet kurumundan ödeme alamadığı ve ödeme alma konusunda birtakım sorunları bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete yapması gereken ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin davalı aleyhine alacığın tahsili için ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili aleyhine 02.08.2022 tarihli ------nolu faturadan kaynaklı 10.000,00 TL alacak iddiasıyla ----- İcra Müdürlüğünün------ esas sayılı dosyasından başlattığı icra takibine müvekkili tarafından haklı olarak süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkilinin takibe konu veya başkaca bir borcunun olmadığını, davalı tarafa ödemesi yapılan bir takım önceki işlerin eksik yapıldığını, eksik yapılan işlerin tespiti ve tamamlanması istenilmesi üzerine davacı tarafça eksik işlerin tamamlandığını, bu durumda daha önceden ödemesi yapılan işlere ilişkin olarak yeni bir fatura keşide edilerek müvekkili şirketten mükerrer ödeme talep edildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu hususun açığa kavuşacağını, işbu davanın hukuki dayanağının bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle-----İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu----- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,-----. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davalı şirkete inceleme gününün muhtıra ile tebliğ edilmiş olmasına rağmen şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmaması nedeniyle, davalı üzerinde usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturaya, davalı şirket tarafından süresinde iade faturası düzenlenmediği, ayrıca faturanın davalı şirketin Ba (Alış) formunda bildirilmiş olduğu tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği hizmetin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hizmetin ifasının kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 17.08.2022 takip tarihi itibariyle 10.000,00 TL tutarında alacağını talep edebileceği, Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu, takip konusu faturanın, davacı şirket ile olan daha önceki ticari ilişkisi doğrultusunda verilen hizmetlerin ayıplı işlerine karşılık yapıldığı ve faturanın mükerrer olarak düzenlendiği beyanına ilişkin dava dosyasına herhangi bir belgenin sunulmamış olduğunun görüldüğünü, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, ancak mahkememizce davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden - kararlaştırılmamış - olması - münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Yargıtay-----HD 'nin ----- Esas----- Karar sayılı 04.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle faturaya konu işin yapıldığı sayılacaktır. Vergi dairesinden celp edilen, davacı ve davalının BA/BS formlarının incelenmesinde, davacı tarafça kesilen faturanın, davalı firma tarafından Form BA dökümünde mal ve hizmet alımına ilişkin olarak beyan edildiği, dolayısı ile tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu görülmüştür. . Her ne kadar davalı taraf müvekkiline teslim edilen işin ayıplı olduğu iddiası ile davanın reddine talep ekmiş ise davalı tarafça ayıba ilişkin süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin bir delil dosyaya ibraz edilmediğinden ve vergi dairesine bildirilen faturada hizmeti aldığı ve aldığı hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile----- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 683,10 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 120,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 562,32 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 120,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 201,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.112,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktarı itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!