T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/782 Esas
KARAR NO:2024/373
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2022
KARAR TARİHİ:02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı tarafla ticari ilişkisinden kaynaklı faturadan kaynaklanan alacağı doğmuş olup, Davalıdan 3.988,34 TL ( ana para ve işlemiş faiz) müvekkilinin alacaklı olduğunu, Bu alacağın tahsili amacıyla ----- olan tutarlı iki faturanın konu olduğu ---dosyasından icra takibi yapılmış ve davalı tarafça 28.06.2022 tarihinde yetkilisi aracılığı ile haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edilmiş olduğunu, Taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, devamında; ----dosyasının görüşme sonucunda anlaşamama şeklinde sonuçlanmış olduğunu,
Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında alım satım işlemi neticesinde, müvekkili şirket tarafından gerekli faturalar düzenlenmiş olup, Bilirkişi marifetiyle, müvekkili şirketin ticari evrakları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde alacağın varlığının açıkça ortaya çıkacağını, Alacağın tahsili noktasında yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını iddia ederek, Fazlaya ilişkin talep ve ek dava hakları saklı kalmak kaydı ile, Davanın kabulü ile ---- sayılı takibe konu itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlulardan ticari faizi ile birlikte tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı tarafından eldeki davaya herhangi bir cevap verilmemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu,------ takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı Şirketin 3.901,57 TL ASIL ve 86,77 TL İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere TOPLAM 3.988,34 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin Ticari Defter ve Kayıtlarını Bilirkişiİncelemesine ibraz etmediği, Davalı Şirketin Bilirkişi İncelemesine ibraz edilen Ticari Defterlerinde, Davacı Şirketçe Takip ve Huzurdaki davaya konu edilen 2 Adet Faturanın Davalı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmadığı gibi, Davacı Şirketle herhangi bir nam ve unvan altında ticari ilişkisi tespit edilememiş olduğu, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenerek Takip ve huzurdaki davaya konu yapılan Fatura içeriği Malların Davalı Şirkete Teslimini ve faturaların tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir teslim/tesellüm şerhinin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmekle, Fatura konusu malların teslimini ispat yükü altında bulunan davacı şirketin Mal Satış Faturası ile bu faturaya dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan Vade Farkı Faturasından kaynaklanan alacaklarını, ispat yükünü yerine getirmediğinden, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere TALEP HAKKINA sahip olamadığı, Keza, Temerrüt oluşup, oluşmadığı değerlendirmesine girmeden, Alacak talep hakkına sahip olduğunu ispatlayamadığı faturalara dayalı olarak İşlemiş Faiz talebinde de bulunamayacağı, Dolayısıyla, Davalı Şirketten Talep etmeye hak kazandığı alacağı bulunmadığı tespit olunan, keza Ticari Defter ve Kayıtlarını Bilirkişiİncelemesinesunmayarak ibrazdan kaçınan davacı
şirket karşısında, Ticari Defterlerinde Davacı Şirket ile Ticari İlişkisi bulunmayan Davalı Şirketin, Davanın dayandığı takibe yapmış bulunduğu itirazın yerinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce itirazlar üzerine aldırılan ek rapor ile davacı Şirketin 3.901,57 TL ASIL ve 86,77 TL İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere TOPLAM 3.988,34 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; 21/06/2023 Tarihli Kök Raporumuzda ki tespit ve kanaatlerimizi aynen muhafaza edilmekte olduğu, buna göre,
Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenerek Takip ve huzurdaki davaya konu yapılan Fatura içeriği Malların Davalı Şirkete Teslimini ve faturaların tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir teslim/tesellüm şerhinin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmekle, Fatura konusu malların teslimini ispat yükü altında bulunan Davacı şirketin, Mal Satış Faturası ile yasal dayanağı olmaksızın sadece bu faturaya dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan Vade Farkı Faturasından kaynaklanan alacaklarını, ispat yükü yerine getirilmediğinden, nihai takdir
Mahkemeye ait olmak üzere TALEP HAKKINA sahip olamadığı, Keza, Temerrüt oluşup, oluşmadığı değerlendirmesine girmeden, Alacak talep hakkına sahip olduğunu ispatlayamadığı faturalara dayalı olarak İşlemiş Faiz talebinde de bulunamayacağı, Dolayısıyla, Ticari Defterlerinde Davacı Şirket ile Ticari İlişkisi bulunmayan Davalı Şirketin, Davanın dayandığı takibe yapmış bulunduğu itirazın yerinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Davacı Şirketin 3.901,57 TL asıl ve 86,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.988,34 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile davalı şirket
aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında davalı şirketin bilirkişi incelemesine ibraz edilen ticari defterlerinde, davacı şirketçe takip ve huzurdaki davaya konu edilen 2 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı gibi, Davacı Şirketle herhangi bir nam ve unvan altında ticari ilişkisi tespit edilememiş olduğu, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenerek takip ve huzurdaki davaya konu yapılan fatura içeriği malların davalı şirkete teslimini ve faturaların tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir teslim/tesellüm şerhinin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmekle, fatura konusu malların teslimini ispat yükü altında bulunan Davacı şirketin, Mal Satış Faturası ile yasal dayanağı olmaksızın sadece bu faturaya dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan Vade Farkı
Faturasından kaynaklanan alacaklarını, ispat yükü yerine getirilmediğinden, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan davacıya, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle yemin teklifinde bulunma hakkının mahkememizce hatırlatıldığı davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde, karşı tarafa yemin teklifinde bulunduğu davalı tarafın yemin ettiği anlaşılmakla ispatlanamayan ve sübut bulmayan davanın reddi yönünde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 80,70 TL tutarlı kısmı davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 3.988,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket yetkisilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!