T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/69
KARAR NO : 2024/68
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Kooperatif 04.01.2014, 17.04.2016, 12.03.2017 ve 25.03.2018 Tarihli Olağan Genel Kurulunda toplantı yapmış, iş bu toplantı neticesinde bazı kararlar alındığını, Yapılan Genel Kurullarda, Kooperatif alacaklarının hukuki takibi ile tahsilatı için karar alındığını, borcun ödenmesine binaen borçlu yan ile defalarca görüşülmüş ise de bir sonuç alınamadığını, müvekkil kooperatif şifahi olarak yapılan görüşmelerden bir netice alamamasından dolayı haklı olan alacağını tahsil etmek amacı ile----.İcra Müdürlüğünün-----Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2015 aylarına ilişkin aylık 100,00 TL'den, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2016 ve Ocak, Şubat, Mart, Nisan 2017 aylarına ilişkin aylık 100,00 TL, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 2017 aylarına ilişkin aylık 200,00 TL, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 2018 aylarına ilişkin aylık 100,00 TL olmak üzere toplam 4.300,00 TL aidat alacaklarına istinaden icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak iddialarının zaman aşımına uğradığını, aynı dava konusunda mahkemenin keşinlen red kararı bulunduğunu, Kooperatif merkez adresini 2010 yılından itibaren terk etmiş, Aralık/2013'de yapılan Genel Kuruluda, koop. konutları mahhalline; ---- İlçesi,-----Mevki, -----nolu Koop'in evi adresine nakli kararı alındığını, davacı koop. muhtelif adreslerde; gayri yasal olarak faaliyetini sürdürmekte, kötü niyetli yöneticiler usulsüz kararlar ile tarafıma borç çıkardığını,-----.İcra Müd------ icra takibine yetkisizlik nedeniyle borca itiraz ettiğini, Davacı kooparatifin ----.İcra Müd.----- dosyasından başlattığı, İcra takibine de itirazı üzerine;-----ATM ----- Dosyası itirazın iptali davasına ilişkin, Mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verildiğini, davacı Koop'in karara itirazına da -----BAM.-----H D----- reddi kararıyla kesinleşmiş olduğu görüleceğini, Davcı kooperatifin 04/01/2014 ve 17/04/2016 yılı Genel Kurulunun iptallerine ilişkin, -----.ATM ---- dosyasında birleşen ----.ATM. ----- dosyasında açılmış derdest davalar olup, bilirkişi incelemesi aşamasında olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın, usulden ve esastan reddine, %40 az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine hükmedilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----. İcra Müdürlüğünün------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yanın kesin hüküm itirazında bulunduğu-----ATM ------Sayılı dosya incelenmekle ilgili dosyanın usulden reddedildiği yani davanın esasına yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği gözetilerek kesin hüküm itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davalının zamanaşımı itirazının incelenmekle----- ATM ----- Sayılı dosyasına konu icra takibi de gözetilerek TBK m. 154 uyarınca zamanaşımının kesilmekle zamanaşımı definin reddi gerekmiş ve iş bu dosyanın esasına girilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporlarda özetle; Genel kurul kararları incelenmekle davacı kooperatifin 3.440.00 TL ana para alacağı bakımından yapılmış bulunan icra takibindeki itirazın iptali taleplerinde haklı olacağı, genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri kapsamında bulunan gecikme faiz oranı ile ilgili hesaplanmış olduğu anlaşılarak aylık %5 faizle ilgili davacı kooperatifin tasarrufunun hakkı bulunmayacağı, bilirkişi raporuna itirazda, davacı vekilinin faiz hesaplaması talebinin dosyaya faizle ilgili genel kurul toplantısı kararının tutanağının hüküm bulunmaması nedeniyle mümkün olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranının anılan yasal düzenlemedeki yerine gelince; para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisi haizdir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da tespitler yukarıda izah edildiği üzere usul ve yasaya uygun olmakla yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiştir.Taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince davalının davacı kooperatif üyesi olduğu, kooperatif ortağı olan davalının genel kurulda karar altına alınan aidatlardan/borçtan sorumlu olacağı, borcun belirlenebilir, hesap edilebilir ( likit alacak ) nitelikte olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay ---HD. ----Sayılı Kararı, ----- HD. ----- Sayılı Kararı,-----. HD. -----. Sayılı Kararı)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 3.440.00 TL asıl alacak, ÜZERİNDEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 195,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 232,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 195,06 TL peşin harç olmak üzere toplam 275,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.087,60 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 444,67 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.440,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 281,16 TL'nin davalıdan, 1.038,84 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!