T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/686 Esas
KARAR NO:2024/397
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/09/2022
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç ile seyir halinde iken yolun karşı şeridine geçerek aracının sol ön kısmı ile --- seyir halinde olan sürücü halinde olan sürücü --- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın sol yan kısımlarına vurması, akabinde------- plakalı aracın savrulup takla atması sonucu çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya ilişkin talep ve her türlü hakları saklı kalmak kaydı maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100.000,00-TL (baba ---- 40.000,00-TL ve anne----------60.000,00-TL) maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) temerrüt tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle başvuranın müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarında indirim yapılması gerektiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DEĞER ARTIRIM:Davacı vekilince sunulan dilekçe ile müvekkili baba ------- için 40.000,00-TL maddi tazminat bedelinin 320.448,52-TL artırılarak 360.448,52-TL, müvekkili anne ------- için 60.000,00-TL maddi tazminat bedelinin 579.551,48-TL artırılarak 639.551,48-TL maddi tazminat bedelinin bilirkişi raporuna ilişkin itirazları, fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, hak ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla (Destekten yoksun kalma tazminatı) 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 85/1. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir---------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.6098 sayılı Yasanın 49 ve devam maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.Ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün kaybı veya azalmasından doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Öte yandan ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır, Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Yasasında sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır, Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir ------Diğer taraftan, -------- sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu"hususu vurgulanmış; ----------sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır kî, destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur, Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir ------------ Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan işleten üzerinde doğup ondan mirasçılarına intikal edeceğinden, bu yöndeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez.Eş, çocuk, anne–baba her halükarda destek tarafından destekleneceği kabul edildiğinden bu kişilerin desteklendiklerini ispat etmelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu kişilerinde gelirden varsayımsal bir pay değil de daha yüksek bir pay aldığını iddia ediyorlarsa bunu ispat etmeleri gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce kusur oranlarının belirlenmesi amacı ile ------ aldırılan rapor ile sürücü ----------- idaresindeki kamyonet ile gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki 50km/h azami hız limitli köy yolunda seyri sırasında seyrini olay mahallinde mevcut yol/görüş şartlarına göre ayarlamadığı, seyir istikametine başıboş köpeklerin çıkması ile kendi seyir yönü içinde kalacak şekilde uygun fren tedbirine başvurmayıp aracının kontrolünü kaybetmek suretiyle zik-zak çizerek karşı yön kesimine girdiği ve karşı yönünden gelen kamyonete çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, sürücü -------- idaresindeki kamyonet ile gece vakti yerleşim yeri dışındaki yolda seyir halindeyken olay yerine geldiğinde, karşı yönünden kontrolü kaybolmuş şekilde üzerine doğru gelen kamyonet nedeniyle karıştığı kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki taşıt yoluna giren başıboş köpekler, sürücü --------seyir dengesini olumsuz etkilemiş bulunmakla dava konusu kaza mahalli özellikleri de göz önünde bulundurulduğunda kazanı oluşumu üzerinde asli derecede etken olduğunu, sürücü ----, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, sürücü ---, kusursuz olduğu, gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki taşıt yoluna giren başıboş köpeklerin olayın oluşu üzerinde %50 (yüzde elli) oranında etken olduğu sonucu bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ----- yürürlük tarihli -------ilgili maddelerinin 17.07.2020 tarihli -----iptal edildiği, Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, ---- tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın ------- Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan -------- ve benzer kararları doğrultusunda yaşam tablosu olarak ----
kullanılarak --- göre hesaplama yapıldığı,------
yakınlarına rücuya tabi herhangi bir gelir bağlanmadığı belirtilmiş olup, davacı ve dava dışı paydaşların
hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı, Davacı paydaş Anne ---- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 229.606,29 TL olduğu, Davacı paydaş----- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 132.068,94 TL olduğu, paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle Destekten Yoksun Kalma zararının karşılanacağı ----- Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Teminatı Limiti olan 1.000.000,00 TL ‘yi aşmadığı sonucu bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile ---- Progresif Rant Yöntemine göre 2024 yılı asgari ücret verisi dikkate alınarak kusur oranlaması olmadan da hesaplama yapıldığı,---- tarihli yazısında müteveffanın yakınlarına rücuya tabi herhangi bir gelir bağlanmadığı belirtilmiş olup, davacı ve dava dışı paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı,
Davalı tarafın %50 kusur oranına göre; davacı paydaş Anne----- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 333.428,98 TLolduğu, davacı paydaş Baba ---- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 187.919,17 TL olduğu, paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle Destekten Yoksun Kalma zararının karşılanacağı-- Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Teminatı Limiti olan 1.000.000,00 TL ‘yi aşmadığı, davalı tarafın %100 kusur oranına göre; davacı paydaş Anne----- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 666.857,96 TL olduğu, paydaşların toplam zararının ----Teminat Limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş Anne ---- Teminat Limiti kapsamında kalan zararının 639.551,48 TL olduğu, ZMMS Teminat Limitini aşan zararının 27.306,48 TL olduğu,
Davacı paydaş Baba---- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 375.838,33 TL olduğu, paydaşların toplam zararının ---- garameten paylaştırılması sonucu, paydaş Baba---- Limiti kapsamında kalan zararının ---
TL olduğu, --------- olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Yukarıda bahsedilen açıklamalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Ceza dosyasında tanık beyanlarında davalının önüne köpek çıktığının bildirildiği, ceza dosyasında alının kusur raporu ile mahkememizce aldırılan kusur raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, bu nedenle-------- kusur raporuna itibar edildiği, hesap bilirkişi raporundaki belirlemelerin ve hesap yönteminin oluşa, yerleşmiş uygulamalara uygun, denetime elverir gerekçeler içerdiği;; 02/08/2022 olan kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve ----- uygulamaları dikkate alındığında; müteveffanın vefatı ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığına kanaat getirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacı vekili her ne kadar davalının %100 kusurlu olduğunu varsayarak bedel arttırım dilekçesi sunmuş ise de ----- raporundaki kusur oranı nazara alınarak davanın kısmen kabulü yoluna aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı sigortanın başvuru dilekçesinin tebliğ tarihinin 17/08/2022 olduğu8 iş günü sonra davalı sigortanın 31/08/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, 31/08/2022 tarihinden itibaren maddi tazminata yasal faiz işletilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar tarafından açılan davanın kısmen KABULÜNE,
2-Davacı ------ yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı----- verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacı ----- yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olan----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı ----- verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 35.613,29 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL ile değer artırım dilekçesi ile tamamlanan 3.073,95 TL harç olmak üzere toplam 3.415,50 'nin mahsubu ile bakiye kalan 32.197,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç ve 3.073,95 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.496,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 152,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.652,50 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %52,13 oranında olmak üzere 1.382,75 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 52.014,35 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı------ verilmesine,
9-Davacı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.067,07 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ------ verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden -------yönünden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 47.918,38 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı Kıymet Bozdağ' a ödenmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden----- yönünden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 27.604,70 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ------ödenmesine,
12-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 765,92 TL sinin davacıdan, 834,08 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
13-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!