T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/675 Esas
KARAR NO:2024/209
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ:12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine, müvekkilinin davalı şirkete ait elektrik direklerini devirmiş olması sebebiyle, direklerin tamiri için gerekli malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak ------- sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı borçlunun işbu icra takip dosyasına itiraz ederek takibin durduğunu, davalı borçlunun -------adresinde yapmış olduğu hafriyat çalışması sırasında tutanağa konu olmak üzere müvekkilin davalı şirketin elektrik direklerine zarar verdiğini, tüketiciye enerji taşıyan iş bu elektrik direklerinin müvekkili şirket tarafından tamir edildiğini, tüketiciye enerji taşıyan işbu elektrik direklerin müvekkili davacı şirket tarafından davalı / borçlunun sebep olduğu hasarların tamiri için fatura edilen bedelin tazmini amacıyla ------- numaralı yazı ile yukarıda bildirim yapıldığını, tutanağa ilişkin açıklamaların 18.01.2020 tarihli hasar tespit formunda bulunduğunu,--------- eldeki dava konusunu oluşturan icra dosyasına ilişkin olarak ----------- numarasıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığı, görüşmenin "anlaşmama" olarak neticelendiğini beyanla, davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın meydana geldiği ----------adresindeki hafriyat çalışması ile müvekkili şirketin hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirketin bahse konu haffiyat işini yapmadığından hasarın meydana geldiği elektrik tesisatına da müdahalesinin mümkün olmadığını, davacı şirket görevlilerinin tuttuğu --------olduğunu, tutanakta sadece davacı şirket görevlisinin imzasının bulunduğunu, tutanakta yer alan bilginin hangi bilgiye, delile dayandığının belli olmadığını, tespit tutanağında görgü tanığı beyanı, müvekkil şirkete ait iş makinelerinin çalışırken fotoğrafı, kamera görüntülerinin bulunmadığını, davacının tek taraflı tuttuğu usulsüz tutanağın delil kabiliyetinin bulunmayacağını, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde kimin tarafından düzenlendiği belli olmayan, bilgisayarda her zaman hazırlanması mümkün, imzasız bir sözleşme ibraz ettiği, müvekkil şirketin bu sözleşmeyi hiçbir zaman imzalamadığını ve sözleşme konusunun içeriğini de bilmediğini, dava dilekçesi ekinde müvekkil şirkete ait olduğu gözüken kaşeye ait fotoğrafa dayanarak müvekkilin dava konusu hasar ile ilişkilendirilmesin kabul edilemeyeceğini, kaşe fotoğrafının üzerindeki ve yanındaki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkil şirketin birçok firmaya yazılı olarak sayısız teklif verdiğini, ancak anlaşma yaptığı işlere ait iş sahibi ile yazılı sözleşme imzalandığı, yazılı sözleşmeye dayanarak iş sahibinden vekaletname alınmakta ve ilgili belediyeye inşaat yıkımı için ruhsat başvurusunda bulunulduğunu, belediye tarafından yıkım izni ve ruhsatı verilmeden inşaatta yıkım yapılmasının yasak olduğunu, dava konusu hasarın meydana geldiği inşaatta bu süreçlerden geçilmeden ve hiçbir belge olmadan işin yapılmasının mümkün olmadığını, davacının delil kabiliyeti olmayan belgeler ve tek taraflı tuttuğu tutanak ile müvekkil şirketin dava konusu hasar ile ilişkilendirmeye çalışmasına itiraz ettiklerini, davacı tarafından müvekkil şirkete gönderilen ---- yazısına müvekkili şirket tarafından süresi içinde itiraz edildiğini beyanla, davanın reddine, İcra takip çıkış miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,-----sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davacının mülkiyetindeki elektrik direklerinin devrilmesi ve havai hat kablolarının kopartılması suretiyle zarar verildiği, dosyadaki belgelerden zararın davalı ------- tarafından verilip verilmediği hususunda kanaate varılamadığı, adreste yapılacak yıkım ile ilgili dava dışı----ile davalı------ arasında anlaşmaya varılıp ------- düzenlendiği, taraflarca sözleşmenin imzalı halinin dosyasında bulunmadığından sözleşmenin geçerliliği ayrıca dosya münderecatında bulunan davalı şirket kaşesinin ve imzanın bulunduğu fotokopinin geçerli belge olup olmadığı hususunda takdirin Mahkemede olduğu, Davalı ----------yukarıdaki adreste hafriyat çalışması yaptığının kanıtlanması durumunda davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, hasarın onarımında davacı şirket özel işçi çalıştırdığını belgeler ise takip tarihi itibariyle Toplam 19.322,09 TL, özel işçi tutulduğunu belgeleyemez ise 3.753,36 TL tutarı talep edebileceği, davacı tarafından talep edilen İcra inkâr tazminatı verilmesi hususunda kararın Sayın Mahkeme'de olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; ------ kablolarda kopma olmadığı, kopmaların direk bağlantısında meydana geldiği, hasar sırasında sökülen kabloların davacı tarafından uygun metrajlı işlerde tekrar kullanılabildiği, ------ direklerin de düzeltilerek tekrar kullanma imkanı olabildiğinden demontaj bedellerinin onarım bedeline ilave edilmemesi gerektiği yönündeki kanaatin değişmediği, davacı tarafın dosyasına sunduğu belgelerden meydana gelen hasarın yüklenici firma tarafından yapıldığı anlaşıldığından malzeme bedelleri ve montaj bedelleri toplamı olan 18.587,73 TL” yi talep edebileceği yönündeki kanaatin değişmediği, -------dosyasıyla yürütülen İcra Takibinde davacı tarafından düzenlenen 17/03/2020 son ödeme tarihinden takip tarihlerine kadar %9 yıllık yasal faiz oranı ile birikmiş faiz 621,68 TL olup, Davacı şirketin 18.587,33 TL Asıl Alacak, 621,68 TL İşlemiş Faiz ve 112,08 TL Faizin KDV'si olmak üzere Toplam 19.322,09 TL alacağı olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. Taraflar tanık deliline dayandığından 03.10.2023 tarihli duruşmada tanık dinlenmiştir. Tanık------- beyanında " Ben Davacı -------------olarak çalışmakta idim, 10.01.2021 tarihinde emekli oldum, ben olayı şu an için aradan geçen zaman nedeni ile hatırlamıyorum, ben eğer tutanağın altına imza atmış isem, tutulan tutanak doğrudur, bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir, bu tutanağı şefimiz düzenlendi ben de altına imza attım, normalde de tutanakları şef düzenler sorumlu kişi imza atardı, bu işte de sorumlu ben olduğum için imzayı ben attım, ancak olayı hatırlamıyorum, bana bahsettiğiniz yıkım sözleşmesini şefimiz temin etmiştir, bu temin işleri ile şefler ilgilenmekte idi, ben sadece gidip hasara bakıp tutanağı imzalamaktayım " şeklinde beyanda bulunmuştur.Somut olayda davacı taraf, hafriyat çalışması esnasında davalının direklerine zarar verdiğini, bu zarar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmekte olup davalı ise davacının iddia ettiği şekilde bahse konu adreste hafriyat işleri için sözleşme imzalamadığını, davacının tek taraflı tutanağı ile hasarın kendisi ile ilişkilendirmeye çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık davacının direklerinin hasar gördüğü alandaki hafriyat çalışmasının davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalının davacının direklerine zarar verip vermediği noktalarında toplanmıştır. Davacı tarafından hasara ilişkin tespit raporu düzenlenmiştir. Davacı tarafından tutanağı imzalayan zabıt mümzi tanık olarak bildirilmiş olup mahkememizce alınan beyanında tutanağı kendisinin düzenlemediğini, şefin düzenlediğini, kendisinin imza attığını beyan ettiği görülmüştür. Tanıt tarafından hasarın davalı tarafından meydana getirildiğine ilişkin somut bir beyan sunulmamıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan yıkım sözleşmesi fotokopisinin altında imza olmadığı, ayrı bir fotokopide davalının kaşesi ve imza bulunduğu, davalının bu sözleşmeleri kabul etmediği, sözleşme aslının dosyaya sunulmadığı, davalının davacı direklerine zarar verdiğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek somut bir delil dosyaya sunulamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır.------- uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 316,45-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 111,15-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -----------bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!