WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/643
KARAR NO : 2024/498

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkile aleyhine, ------. İcra Müdürlüğü, ----- Esas Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinde müvekkilinden talep olunan asıl alacak meblağı 36.961,75 TL olduğunu, ödeme emri " 4-Senet ve tarihi ve senet yoksa borcun sebebi" kısmına yazılan alacak sebebi "Bakiye Alacak 36.961,75 TL" şeklinde olduğunu, işbu icra takibine müvekkilce süresi içinde itiraz edilmiş ve icra takibinin itiraz üzerinde durduğunu, icra takibinin halen derdest olduğunu, müvekkilinin, icra takibinde alacaklı gözüken davalı şirkete hiç bir nam altında hiç bir borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine, dava dışı ----. tarafından, aynı borç sebebine dayanılarak açılmış olan ------ İcra Müdürlüğü ------sayılı icra dosyasının bulunduğunu, işbu icra dosyasına müvekkilce yapılan itiraz üzerine, itirazın iptali davasının ----Asliye Ticaret Mahkemesi, ------Esas sayılı dava dosyasında devam ettiğini beyanla; ---- İcra Müdürlüğü, ------ Esas sayılı icra dosyasına ilişkin olarak müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket hakkında başlatılmış olan ---- İcra Müdürlüğü, ----- Esas Sayılı icra dosyasının iptaline, haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkil aleyhine icra takibi başlatan davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Aleyhe yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan Menfi Tespit Davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacı yanın faaliyet adresi -----bulunduğundan, ----- Asliye Ticaret Mahkemesinden davacı yanın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması istenilmiştir.Talimat mahkemesinden alınan raporda özetle; " Davacının ticari defter tasdiklerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırmış olduğu, delil niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defterlerinde davalı ile bir cari hesap, borç-alacak ilişkisine rastlanılmadığı, davacının ticari defter kayıtlarında dava dışı -----ile cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacının muhasebe kayıtlarında, dava konusu alacağa esas teşkil eden, dava dışı---- tarafından davacıya düzenlenmiş bulunan, KDV dahil 678.907,10TL lik faturanın kayıtlı bulunduğu, form BA ile bildirilmiş olduğu, dosya kapsamındaki davacı adına yapılmış bulunan icra takip dosyaları incelendiğinde, ----İcra Müdürlüğü, --- esas sayılı dosyasının -----Olduğu borcun sebebi olarak "Bakiye alacak 36.961,75TL” şeklinde takip başlatıldığı, -----. İcra dairesi ----- esas sayılı dosyada İcra takibinin dava dışı -----tarafından, Asıl alacak 36.961,75TL 28.03.2019 tarihli fatura , İşlemiş faiz 9.942,96TL olmak üzere Toplam alacak 46.904,71TL olarak başlatıldığı, Borcun Sebebi: 28.03.2019 tarihli faturadan kaynaklı barç ve takip tarihine kadar işleyen faiz 46.904,71TL olarak bildirildiği, davacının ticari defter kayıtlarında, dava dışı ------ takip tarihi itibariyle bakiyesinin 36.961,75TL olduğu, davacı tarafça takip tarihinden sonra dava dışı----- 27.08.2019 tarih ve 55.635,86TL KDV dahil fatura düzenlemiş olduğu, 27.08.2019 tarihi itibariyle dava dışı------alacağının bulunmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Talimat mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda özetle; "Davaya konu alacağa esas 28.03.2019 tarih ve ----- seri sıra numaralı faturanın dava dışı-----Tarafından----- Firması adına düzenlenmiş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında, davalı ile herhangi bir ticari ilişki ve cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden ----- Arasındaki organik bağın tespitine yarar bilgi ve belge bulunmadığından, bu tespitin yapılmasının mümkün olmadığı,----- Firmalarının ticaret sicil kayıtları ve ticari defter kayıtları incelenerek, aralarında herhangi bir organik bağ bulunup bulunmadığının tespit olunabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce 12.06.2023 tarihli ara karar ile davalı yanın defterleri üzerinde 10.07.2023 tarihinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, inceleme gün ve saatinde davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalı kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı kambiyo senedi olan çeke dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını çekleri sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.
Somut olayda davacıdan alacaklı olduğunu ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Davalı alacaklı ticari defterlerini inceleme için sunmamıştır. Davacı borçlunun ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı, davalıya borcunun olmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının kayıtlarında dava dışı-----firmasının hesap bakiyesi var ise de bu hesap bakiyesinin davalı tarafından davacıdan talep edilmeyeceği, dosya kapsamında bir alacak temliki bulunmadığı, davacının davalıya bir borcunun olmadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinden davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK. 72/5 maddesine göre; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.” hükmünü içermektedir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır.Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebi de reddedilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının davalıya ---- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 2.524,85 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 631,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.893,63-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 631,22 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 711,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 662,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.500,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.162,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.