WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/568
KARAR NO : 2024/273

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
KARAR TARİHİ : 29/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, ----- no'lu Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok) ve ----- no'lu Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi Sefer Ek Belgesi ile sigorta ettiren------
ile sigortalı----- dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, müvekkil şirketin sigortalısı dava dışı -----tarafından erkek sweatshirt cinsi emtia, ---- yerleşik-----adlı firmaya 17.09.2021 tarih ve ----- nolu ekli fatura ile satılmıştır. Brüt 2.456 KG olan konu emtia 209 koli olarak ambalajlandığını, 17.09.2021 tarihinde, konu 209 koli emtia ekli yükleme planında belirtildiği şekilde, -----plakalı tırın arka kısmına yüklendiğini, Davalı---- tarafından bu araç ile -----yapılan nakliye ile ilgili olarak Navlun Faturası düzenlendiğini, 29.09.2021 tarihinde, konu emtianın bir kısmı nakliye aracından çalındığını, ---- Polis birimi tarafından bu olay ile ilgili olarak 793011/2021 tarihli rapor düzenlendiğini, Dava konusu hasarın meydana gelmesinde, taşıma işini üstlenen Davalı ----- şirketi ve taşıyıcı şirketin sorumluluk sigortacısı diğer Davalı ----- sorumluluğunda olduğunu, söz konusu hasarı sebebi ile; müvekkil şirket sigortalısına, 9.961,22-EURO tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkil şirket, sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, alacaklarına ilişkin olarak----- İcra Müdürlüğü -----numaralı dosyasına davalıların itiraz ettiğini takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel yetkili mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı sigorta şirketinin müvekkil şirket ve diğer davalıya doğrudan husumet yöneltmesi mümkün olmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından dava dilekçesinde sigortalısının -----Olduğu belirtildiğini, zikrolunan banka ödeme dekontu incelendiğinde ise tazminat ödemesinin başka bir yabancı firmaya yapıldığı gözlemlendiğini, davacı sigorta şirketi ile tazminat ödemesini gerçekleştirdiği ----- isimli firma arasında akdolunan herhangi bir sigorta poliçesi bulunmadığından davacının da müvekkil şirket yahut onun sorumluluk sigortacısı olan diğer davalıya husumet yöneltmesi kanunen mümkün olmayıp bu anlamda davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, söz konusu hırsızlık olayının gerçekleşmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından yük boşaltmak üzere gittiği adreslerden biri önünde, ilgili tahliyenin yapılacağı firma yetkilisi tarafından tahliyenin o gün gerçekleştirilemeyeceği ve aracını park ederek beklenmesi talimatı verildiğini araç sürücüsünün olaya ilişkin verdiği yazılı ifadesinden de yüklerin tahliyesinin yapılacağı işletmenin güvenlik personeli tarafından aracın işletme önünde park edilerek bekleyebileceği yönünde bilgi verilmesi üzerine araç sürücüsü tarafından söz konusu alanın güvenlik kamerası ve güvenlik personeli olan güvenlik önlemleri olan bir yer olması hasebiyle bulunduğu yerde park ederek istirahate geçtiğini, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken esas kurallar bütünü cmr konvansiyonu olduğunu, davacı tarafından olayların anlatımı, sürücü beyanı, polis tutanakları ve de diğer maddi olgular ışığında müvekkil şirketin yardımcı kişisi konumunda bulunan araç sürücüsü söz konusu hadisenin meydana gelmesini önlemek adına üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, meydana gelen hasardan dolayı müvekkil şirkete karşı talep ve dava hakkı yalnızca emtianın alıcısı üzerinde olup davacının daha önce de belirttiği üzere malın alıcısı ile herhangi bir sigortacı, sigortalı ilişkisi bulunmadığından ötürü yaptığı ödeme bir lütuf ödemesi olmaktan öteye gidemeyeceğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın usulden ve esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.Davalı -----ŞİRKETİ kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğü'nün----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Davalı taşıyıcının üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallara göre somut olay konusu zararın tazmini bağlamında kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerin herhangi birinden istifade demeyeceği (menfi,) Somut olayda ---- alıcısı (ve sigorta ettiren) konumundaki dava dışı ithalatçının veya --- gönderen (ve sigortalı) konumundaki ihracatçının “mal mukabili” ödeme ve “-----” teslim şekliyle satılan ürünlerden bir kısmının çalınması nedeniyle maddi yönden menfaati zarar görmesi halinde; dava konusu hırsızlık olayı için (9.055,65 Euro'yu olmasa da) 5.445,49 SDR'yi davalı taşıyıcıdan (davalı taşıyıcının sorumluluğu altında icra edilen taşımalarda sevk aracının yeterli güvenliği olmayan denetimsiz ve korunaksız bir alanda park edildiği esnada vuku bulan hırsızlık hadiselerine bağlı zararlar, “davalı sigortacının davalı taşıyıcı yararına düzenlediği ------ sayılı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi teminatından hariç tutulmadıysa” poliçede öngörülen ve 17.01.2022 tarih ----- sayılı ekspertiz raporundan 2.000.-Euro olduğu anlaşılan tenzili muafiyet dışında kalan kısmını ----- nolu davalı sigortacıdan da) doğrudan talep edebileceğinden, davacının da (dava dilekçesinde beyan edildiği gibi tazminatı dava dışı sigortalı -----ödemese bile onun onayı olması halinde) sigorta ettiren konumundaki ----- alıcısına ödediği ve davanın dayandığı icra takibine asıl alacak olarak konu ettiği tazminatın (tamamını olmasa da) Euro üzerinden 5.445,49 SDR.'nin karşılığına denk gelen kısmını “----- Nolu davalı sigortacıdan”; “düzenlediği sorumluluk poliçesinde somut olaya bağlı hasarın teminat dışı bırakılmamış olması şartına bağlı olarak poliçede öngörülen muafiyeti gözetmek suretiyle” rücuen talep edebileceği ve davanın kabulü halinde davacının hükmolunacak alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere davanın dayandığı takip tarihinden itbaren CMR Md.27'ye göre “%5” oranında maktu döviz faizi de yürütülebileceği, ancak davacı şirket tarafından tanzim edilen Abonman poliçesinin 7.Maddesi - Hasar İhbarı ve Ekspertiz başlığı “d” ve “f* bendlerinde rücu konusunda yer alan özel şart gereğince poliçeden tanzim edilen hasarların sigortalı / davalı ---- sadece ----poliçesine (somut olay için ----. Nolu davalı sigortacıya) rücu edilebileceği belirtildiğinden; abonman poliçesindeki özel şartlara istinaden, dava konusu hasarzarar için ----- nolu davalı (aynı zamanda sigortalı)----- rücu edilemeyeceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir. Davacı ile davalı taşıyıcı arasında 31.01.2021/2022 vadeli, ----- nolu Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Blok Sözleşmesinin kurulduğu ancak davacının, “sigortalıyı” ---- ; “sigorta ettireni ve alıcıyı” da ----- yerleşik ------ unvanlı şirket olarak göstermek suretiyle 17.09.2021'de düzenlediği “----- nolu Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi Sefer Ek Belgesi” ile nakliyat muhataralarına karşı (57,-€. karşılığı 566,48 TL. net primle) sigorta güvencesini sağladığı toplam 2.456 kiloluk 209 koliye istiflenmiş erkek sweatshirt türü ürünlerin, davacının düzenlediği Ek Sefer Belgesinde sigortalısı konumundaki dava dışı ihracatçı tarafından, ---- faaliyet gösteren sigorta ettirene ---- plakalı araç hamulesi parsiyel vük olarak gönderildiğ rücu konusu yapılan hasar tazminatının davacının sigortalısı konumunda olan dava dışı ihracatçı----- konumundaki ----- ithalatçı-----unvanlı şirkete (yani sigorta ettirene) ödendiği, sabit olmakla . Sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından incelenmekle ödemenin dava dışı sigorta ettirene ödediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı sigortalıya ödeme yapmadığı tespit olumakla somut olayda dava hakkının dava dışı sigortalıda olduğu gözetilmekle sigorta ettiren tarafından verilen ibra ve temlikname değerlendirilmeye alınmamış ve TTK 1472 maddesi uyarınca davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2- Karar harcı 427,60 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 2,163,48 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.735,88‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline ( e duruşma sistemi üzerinden ) Davalı ----- lojistik vekili yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.