T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/15
KARAR NO : 2024/108
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18.04.2022 tarihli İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme ile hizmetin süresinin ve sözleşmenin geçerlilik süresinin 04.04.2022-05.04.2023 olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4.maddesine göre davalı ----- verilecek hizmetin bedelinin; ilk olarak Nisan-Mayıs-Haziran dönemine ilişkin fatura ile 2022/Temmuz tarihinde ödeneceğini, sözleşmenin ödeme koşuluna ilişkin ilk 3 aylık hizmete dair faturanın, yine sözleşmenin 4/2.maddesine göre 27.06.2022 tarihinde 73.500TL +KDV 86.730 TL olarak düzenlenip, ödeme tarihinin 1 Temmuz 2022 işaretli olarak davalı şirkete ulaştırıldığını, sözleşme gereğince hizmetten kaynaklanan bu fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediğini ve sözleşmenin 6.maddesine dayanan feshi ihbar öneli uyarınca davalı şirkete 24.07.2022 günlü (22 günlük) 17.966 TL + 3.234 TL KDV= 21.200,66 TL'lik faturanın kesilip ulaştırıldığını, davalı şirketin tahakkuk eden sözleşme bedellerini kararlaştırılan banka hesabına ya da elden ödemediğini, şifahi görüşme randevuları davalı şirket tarafından akamete uğratıldığını, bunun üzerine sözleşmeye dayalı hizmet fatura bedeli için-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz ile takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle yasal icra inkar tazminatına, alacak kalemlerinin muaccel oldukları tarihten itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte borçlu şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,-----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İİK. 67. maddesi uyarınca;İtirazın iptali davasında takibin yetkili İcra Dairesinde yapılması dava şartı olup icra dairesinin yetkisini itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisini değerlendilerek karar verilmesi gerekmektedir.İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazda; itiraz eden borçlunun yetkili icra dairesini bildirmesi gereklidir. Davalı borçlu itirazında; yetkili icra dairesinin bildirilmediği takdirde ortada usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından taraflar yönünden takip yapılan icra dairesinin yetkisi kesinleşecektir. Eldeki davada davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmediği, usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı anlaşıldığından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket defterleri ibraz edilmediğinden incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: taraflar arasında 18.04.2022 tarihli İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olduğu, davalı tarafın, davacı şirketin, sözleşme kapsamında davalı şirket adına düzenlemiş olduğu, iki adet faturayı itirazsız kabul edip Ba alış beyanı ile bildirimde bulunduğu, böylelikle davacının fatura içeriği hizmeti davalı şirkete ifa ettiğine ilişkin karinelerin oluştuğu, davalı şirketin faturalar içeriği hizmeti almadığını ya da ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya katılmadığı ve cevap dilekçesi vs. somut herhangi bir belge sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğînde, nihai ve hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 27.06.2022 tarihli KDV dahil 86.730,00 TL tutarlı, 24.07.2022 tarihli KDV dahil 21.200,66 TL tutarlı fatura olmak üzere 107.930,66 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, diğer taraftan usulüne uygun tutulan davacı defterlerine nazaran davalının defter ibrazında bulunmamış olmasının davacının defterlerinin kesin delil haline getiren HMK m. 222/3 değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, Sözleşmenin 6.1. Maddesi Uyarınca 1 Aylık İhbar Öneli Alacağı Yönünden: Davacı şirketin işbu talebine ilişkin hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olup, kabul edilmesi halinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bir aylık hizmet bedelinin 24.500,00 TL+KDV olarak kararlaştırılmış olduğu görülmüş olduğundan, 24.500,00 TL tutarlı talebinin yerinde olacağı, FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmayacaktır. Şayın Mahkeme'nin kısmen va da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir. Davacının kendi ticari defterlerine göre 107.930,66 TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş olup her iki faturayı da hem davacının hem davalının vergi dairesine bildirdiği, faturalara ilişkin davalının ödemesine ilişkin davacının defterlerinde bir kayıt olmadığı anlaşılmıştır------- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasının ödeme emri incelendiğinde davacının 18/04/20222 tarihli 86.730,00 TL bedeli ve 22/04/2022 tarihli 21.200,66 TL bedelli toplam 107.930,66 fatura bedelleri ile KDV leri ile 24.500 TL fesih ihbar öneli ve DV7si için takip başlatıldığı görülmüştür.
Yargıtay ----- HD 'nin ------Esas,------Karar sayılı 04.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacaktır. Vergi dairesinden celp edilen, davacı ve davalının BA/BS formlarının incelenmesinde, davacı tarafça kesilen KDV dahil 107.930,66-TL lik faturanın, davalı firma tarafından Form BA dökümünde mal ve hizmet alımına ilişkin olarak beyan edildiği, dolayısı ile tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Buna göre davalının vergi dairesine bildirilen faturalardaki hizmeti aldığı, hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın faturalar yönünden kısmen kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir. Faturalar KDV dahil tanzim edildiğinden davacının icra takibi ile yeniden KDV istemi yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı tarafça icra takibinde ihbar öneli talep edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesinde tarafların sözleşmeyi feshetmeleri halinde tazminatsız olarak feshedileceği hüküm altına altına alındığından ve davacı tarafından da aksi ispat edilmediğinden sözleşmenin 6/1. Maddesine dayanarak talep ettiği tazminat talebi haksız olduğundan davalının önel talebi ve KDV talepleri yerinde görülmemiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının-----İcra Müdürlüğünün------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 107.930,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 7.372,74-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.480,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.892,49-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 1.480,25-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.660,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 281,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.781,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.266,51-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.542,79-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 577,21- TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde-----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!