WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/521
KARAR NO : 2024/715

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/07/2022
KARAR TARİHİ : 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı-----Ünvanlı şirketin, 17/01/2018 tarihinde 8.707,33USD üzerinden ----- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosya ile borçlu ----- aleyhinde icra takibi başlattığı, takip borçlusuna "-----adresine ödeme emri gönderildiği, 19/01/2018 tarihinde bila tebliğin iade geldiği, akabinde Tebligat K. Madde 35 'e göre 31/01/2018 tarihinde tebliğ yapılmış olduğunu, alacaklı vekilinin talebi üzerine 03/12/2019 tarihinde davacı müvekkili şirketin müseccel adresi olan "-----" adresine haciz işlemi yapıldığı, haciz zaptında yazılı olduğu üzere yapılan haciz işlemine itiraz edilmediği ve işlemin durdurulmuş olduğunu, sonrasında alacaklı vekilinin talebi üzerine 17/12/2019 tarihinde müvekkili şirketin müseccel adresi olan -----adresine haciz işlemi yapılmış ve haczedilen menkul mallar muhafaza altına alınmak istendiğini bu talep üzerine haciz ve baskı altında muhafaza işlemini önlemek için dosya kapak hesabı olan 67.716,00 TL --- İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyanın emanet kasa hesabına -ihtirazı kayıtlı- olarak ödenmiş olduğunu, davacı müvekkil tarafından yapılan ödeme üzerine süresi içinde 30/12/2019 tarihinde ------ İcra Hukuk Mahkemesi ---- Esas sayılı dosya ile istihkak davası açıldığını bu dava ile yapılan yargılama sonrasında "İcra Müdürlüğü'nce yapılan tüm işlemlerin usule aykırı olduğunun, geçersiz bir haciz yapıldığına takip işlemlerinin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğuna, dava tarihinde usulüne uygun bir haciz bulunmadığından davanın usulden reddine" dair kararın 10/02/2021 tarihinde verilmiş olduğunu, verilen kararın istinaf edildiğini bunun üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 13/03/2022 tarih ve ----- Esas, ------ Karar sayılı ilamına göre, ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10/02/2021 gün, ---- Esas, ----- Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına" göre istinaf başvurusunun esastan reddine, kesin olarak karar verilmiş olduğunu, haciz işleminin usulsüz ve haksız olduğu ispatlandıktan sonra davalı nezdinde haciz baskısı altında ödemiş oldukları 67.716,00TL iadesi için görüşmeler başladığını, davalı aleyhinde ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile 31/10/2021 tarihinde 67.716,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı borçlu şirket "haksız ve alacağın tahsilatı geciktirmek için" itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olmuş olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketçe, ----- birtakım mal ve hizmet teslimi ve tedariki sağlamış olup karşılığında 4 (dört) adet 11/03/2017 Tanzim ve 11/04/2017 Vâdeli -----Seri ve ---- Sıra No'lu - 67,26- USD Bedelli, 24/10/2017 Tanzim ve 24/11/2017 Vâdeli ---- Seri ve ----- Sıra No'lu 415,83- USD bedelli, 08/11/2017 Tanzim ve 08/12/2017 Vâdeli ----- Seri ve ----- Sıra No'lu 7.988,60- USD bedelli 27/11/2017 Tanzim ve 27/12/2017 vâdeli----Seri ve ----- Sıra No'lu 188,80- USD Bedelli Faturaların borçluya tanzim, tebliğ ve teslim edildiğini, müvekkili şirket, borçlu ----- anılan faturaların bakiyesi olan 8.660,49- USD tutarında fatura alacaklısı olmuş olduğunu, borçlunun söz konusu faturaların bedellerini ödememesi üzerine borçlu şirket aleyhine 17/01/2018 tarihinde ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, ödeme emri ve ekleri borçluya 31/01/2018 tarihinde tebliğ edilerek takip 08/02/2019 tarihinde kesinleşmiş, borçlu ----ise icra takibinin kesinleşmesinden sonra 20/11/2019 tarihinde ----- Gazetesi'nde yayınlanan ilân ile tasfiye sürecini usulsüz olarak nihâyete erdirerek ticaret sicilden terkin edilmiş olduğunu, kesinleşen takip neticesinde davacı ----- adresinde haciz işlemi uygulandığını, hiçbir surette davanın kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla bir hususu netleştirmek istediklerini, davacı ----. haciz işlemleri üzerine----- İcra Md. -----. sayılı dosyasına her ne kadar 67.716,00-TL ödeme yapmış ise de bu ödemenin 5.229,38-TL olan kısmı tahsil harcı (%9.1), 1.185,94-TL olan kısmı cezaevi harcı (%2) olmak üzere cem' an 6.415,32-TL harç ödemesi yapılmış olup, dolayısıyla taraflarına reddiyatı yapılan tutarın 61.300,68-TL olduğunu, davacının haklı olduğunu varsayacak olsalar bile takipte talep edilen miktarın hukuka aykırı olduğunun tespitinin yapılacağını, taraflarınca takibe, takipte talep edilen miktara ve sair hususlara yapılan itirazın işbu nedenle kanuna uygun olup, taraflar arasında organik bağ olması sebebiyle taraflarınca yapılan haciz işleminin de hukuka uygun olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer verdiği ----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------. dosyasında da taraflarınca da dile getirildiği üzere; Davacı ----- unvanları başında ----- kelimesinin bulunmakta olup şirketlerin ürünlerinde aynı markayı kullandıkları, her iki şirketin adreslerinin de aynı olduğu, iştigal alanlarının aynı olduğu, davacı ve ----- arasında organik bağın mevcut olup iktisadi ve yönetsel özdeşlik olduğu ve şirketlerin birbirinin özdeşi ve kardeşi oldukları, davacı şirketin yetkilileri ile tasfiye halinde ---- ortağı, yetkilisi ve tasfiye memuru, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyesi ----- arasında icra takibi başlatılmadan evvel e-mail yazışmalarında davacı ---- unvanı, imzası ve domainini kullandığını, Ezcümle her iki şirketin de aslında aynı şirketler olduğunu belirterek, davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğü'nün ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda," Davacı Şirketin 67.716,00 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın İptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Dava dışı -----arasında organik bağ bulunduğu kanısının oluştuğu, ancak organik bağın mevcudiyeti halinde de açısından borcun doğması için dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilme yapılması gerektiği ve bu değerlendirme neticesinde dava dışı ----- Şirketi'nin borcundan davacının sorumlu olmasının mümkün olacağı, bu bağlamdaki değerlendirmenin ise TMK m. 4 uyarıca Mahkemenin takdirinde olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Kök raporda yapılan açıklama ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumundadır. 2004 Sayılı İİK'nun 9. ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılır. Buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısı sebepsiz zenginleşen konumunda değildir. Ayrıca İİK'nun 72.maddesi uyarınca istirdat davasını da ancak takip borçlusu açabilecektir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacının icra takip dosyasına ödediği bedeli davalıdan geri isteme hakkı bulunmamaktadır (Bakınız. Yargıtay ----HD ----- Yargıtay -----HD ---- Yargıtay ---.HD ----Yargıtay ---- HD.----- BAM ----. HD. ----- Buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davacının aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile davanın usulden reddine karar venrilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2)Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 971,42-TL harcın mahsubu ile artan 543,82‬-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.