WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/492
KARAR NO : 2024/327

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Şirket inşaat işleriyle iştigal eden bir şirket olup, Davalı şirketin de adından da anlaşılacağı üzere beton malzemeleri satmakta ve Davacı şirket ile davalı taraf arasında 08.11.2017 tarihinde hazır beton sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, Tarafların işbu sözleşmeye dayanarak beton teslimi yapılacağı ve bedelinin ödeneceği hususunda anlaşmışlar, Sözleşmeye istinaden davacı müvekkili şirket, sözleşmede belirlenen beton alım tutarını sözleşmenin imzalandığı tarihte 6 (altı) adet sıralı çek (30.07.2018, 30.08.2018 - 30.09.2018 - - 30.10. 2018 - 30.11.2018 - 30.12.2018 tarihli çekler) vererek ifa etmiş, Çekleri de gününde ödemiş olup, Bu hususun, mahkemece banka kayıtları celp edildiğinde teyit edileceğini, Müvekkili şirket kendi edim yükümlülüğünü ifa etmesine karşın davalı borçlu şirket, teslim etmesi gereken hazır betonun bir bölümünü teslim etmiş ancak, kalan 352 m3 betonun tesliminden kaçınarak sözleşmeye aykırı davranmış, Müvekkili şirketin beton teslimi hususunda tüm girişimleri davalı borçlu şirket tarafından olumsuz cevapla karşılaşılmış olup borçlu şirket hakkında yasal takibe geçme zorunluluğunun doğmuş olduğunu, bu sebeple taraflarınca-----.icra Dairesi aracılığıyla yasal takibe geçilmiş olup borçlu şirketin haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazları dolayısıyla takibin durdurulmuş olduğunu, davalı bu itirazında kötü niyetli olup, icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, taraflar arabuluculuk görüşmelerinde bulunmuş olup anlaşmaya varılamamış olduğunu iddia ederek, sair hukuki başvuru ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile ----. İcra Müdürlüğü ------sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davalı şirketin, alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine Karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafından müvekkili şirkete karşı başlatılan dava konusu icra takip dosyasından müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin tebliği ile icra dosyasına sundukları itirazlarda da ifade ettikleri üzere icra takip dosyasında takip dayanağı ile ilgili açıklayıcı bir bilgi yer almadığı gibi sadece ödeme emrinde "Taraflar arasında imzalanan 08.11.2017 tarihli sözleşme doğrultusunda ödemesi yapılan ancak teslim edilmeyen ve teslim edilmeyeceği ifade edilen 352 metre küp beton karşılığı alacak'' şeklinde bilgi yer aldığını, davacı tarafın belirttiği gibi müvekkilinin 352 metre küp beton borcu kesinlikle bulunmadığını, haklı olarak itiraz edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,-----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,-----. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davalı Şirketin Ticari Defterlerinde yer alan, ancak davacı şirkette kayıtlı olmayan bu iki kayda itibar edilip, edilemeyeceği hususu davalı şirketin ispatına muhtaç olup, Davalı Şirketin bu kayıtların Hukuki nitelikli dayanaklarını dosyaya sunması ve bu kayıtların davacı aleyhine borç yükü getirebileceğini ispatlaması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Alacağının 15.056,58 TL olabileceği, Davalı Şirketin Mutabakatsızlık oluşturan bu iki kaydın dayanaklarını sunmaması ve kayıtlardan oluşan bedellere hak kazandığını ispatlayamaması halinde ise, Davacı Şirketin Ticari Defterlerinde ye alan 27.745,30 TL avans alacağına itibar edilebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile davalı Şirket Vekilinin Rapora Beyan ve İtiraz Dilekçesi ekinde sunmuş bulunduğu, Davacı Şirket Ticari Defterlerinde Kayıtlı bulunmadıkları ve Taraflar arasındaki Mutabakatsızlık Sebebi oldukları tespit edilmiş olan 2 Adet dayanak belgeden; Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına ---- Nolu Sevk İrsaliyesine dayanılarak düzenlendiği belirtilmiş, 27/01/2020 Tarihli, ---- Nolu,--- Brüt Beton + Mikser Nakliye Gideri” İçerikli, KDV Dahil 1.026,60 TL Tutarlı E-Fatura tetkik edildiğinde, Davacı kayıtlarında yer almayan bu E-Faturanın dayandırıldığı ve Fatura içeriği malların Davacı Şirkete Teslim edilip, edilmediğini belirleyecek Teslim/Tesellüm Şerhine havi ----- Nolu Sevk İrsaliyesinin dosyaya sunulmadığı görülmekle, davalı şirketin işbu fatura içeriği malları davacı şirkete teslim edip, etmediği, fatura bedeline hak kazanıp, kazanmadığı hususları tespit edilememiş olup, davalı yanca sunulan işbu E-Fatura yönünden takdirin Mahkemeye ait olabileceği, davalı Şirketçe, bir diğer Mutabakatsızlık konusu olan “01/09/2020 Tarihli, -----” içerikli, 11.662,10 TL Tutarlı Virman İşlemi” işlem kaydına ilişkin olarak sunulan belgenin; Davacı şirketçe -----Kaşe + İmza tatbik etmek suretiyle 01.09.2020 Tarihli olarak hazırlandığı görülen yazıda; “Firmanız nezdinde bulunan 30.364,90 TL Alacağımızdan ----- Firmanıza olan 11.662,12 TL’ nin Firmamıza Borç yazılarak Virman yapılmasını rica ederiz.” Şeklinde Virman İşlemi Talebinde bulunulduğu, davalı yanca sunulan işbu Virman yazısının, Davacı Şirket tarafından düzenlenip, düzenlenmediği, imzalanıp, imzalanmadığı, davalı şirketten olan 27.745,30 TL Avans Alacağından İndirim yönünde (27.745,30 – 11.662,12=16.083,18 TL) Mahsup konusu yapılıp, yapılamayacağı hususlarının takdir ve değerlendirmesinin Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Taraf ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere, Davalı Şirketçe Davacı Şirkete
Sözleşmede nitelikleri belirlenmiş Muhtelif Tarih ve miktarlarda olmak üzere Hazır Beton Ürünlerini teslim ederek ve teslimi sağlanan bu ürünlerin faturalarını düzenleyerek Ticari Defterlerde kayıtlarını yapmış oldukları,Davalı Şirketçe Davacı adına düzenlenen faturalarda uygulanacak Birim Fiyatlar Sözleşme
Tarihi itibarıyla belirlenmekle birlikte, sözleşmede Belirtilen Fiyatların Sözleşme tarihindeki cari fiyatlar olup, satıcının hazır beton maliyetine giren hammadde, akaryakıt, içerik vs. giderlerinde ve cari piyasa koşullarında meydana gelecek fiyat artışlarına paralel olarak yeniden düzenlenecek ve tespit edilen yeni hazır beton fiyatlarının, değişikliğin yapıldığı tarihten itibaren alıcıya faks veya E-Posta ile bildirilerek uygulamaya sokulacağı, Satıcının işbu Sözleşme ile Alıcıya Herhangi bir fiyat garantisi vermemekte olup, fiyat artışlarının alıcıya bildirim tarihinden itibaren, başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın uygulamaya konulacağı hüküm altına alınmış olup, sözleşmede miktarsal bir Alım/Satım Taahhüdünün bulunmadığı görülmüştür.
Davalı şirketçe davacı şirket adına düzenlenerek teslim edilen faturaların, davacı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir yasal nitelikli itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek Davalı şirket alacağı olarak kaydedilmiş oldukları görülmüştür.
Davalı şirketçe davacı şirkete teslimi yapılan Hazır Beton Ürünlerine ilişkin olarak düzenlenen Muhtelif Tarih ve Tutarlı Faturaların tarafların ticari defterlerinde, Davacı şirketin ileri vadeli avans çek Alacaklarından mahsup edilmek suretiyle tam bir karşılıklılık içinde kaydedilmiş oldukları tespit edilmiş olup, Tarafların incelenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla; Davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarında Davalı Şirketten 27.745,30 TL AVANS ALACAKLISI durumunda,Davalı Şirket Ticari Defter Kayıtlarında Davacı Şirkete 15.056,58 TL AVANS BORÇLUSU
durumunda bulunduğu,Davacı Şirket aleyhine oluştuğu hesaplanan 12.688,72 TL Mutabakatsızlığın;Davalı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunan, ancak Davacı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmayan ------ Nolu 1.026,60 TL Tutarlı Satış Faturası ile 01/09/2020 Tarihli, “----- içerikli, 11.662,10 TL Tutarlı Virman İşleminden kaynaklandığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olup,
Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde yer alan, ancak davacı şirkette kayıtlı olmayan bu iki kayda itibar edilip, edilemeyeceği hususu davalı şirketin ispatına muhtaç olduğu ,
Davalı Şirketin bu kayıtların Hukuki nitelikli dayanaklarını dosyaya sunmaması ve bu kayıtların davacı aleyhine borç yükü getirebileceğini ispatlayamadığı
Davalı Şirketin Mutabakatsızlık oluşturan bu iki kaydın dayanaklarını sunmadığı ve kayıtlardan oluşan bedellere hak kazandığını ispatlayamadığı yemin deliline dayanması nedeniyle yemin metni sunması için süre verildiği verilen sürede yemin metni sunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan 27.745,30 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 27.745,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.895,28 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 939,27 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 956,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 939,27 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.019,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 104,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.104,75 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %50,45 oranında olmak üzere 1.566,35 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 787,02 TL sinin davalıdan, 772,98 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.