T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/446
KARAR NO : 2024/265
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2021/Ocak Ayında, Temsile Yetkili bulunduğu - ---- ile irtibata geçen Davalı Şirketin işyeri sahibi ---- yeni devir almış olduğu İnşaatın Asansöründe sorunlar olduğunu ve birkaç firmadan fiyat aldığını belirtmiş olup, taraflarınca verilen teklifi uygun görerek Asansörün Devreye alınmasını talep ettiğini,Devreye alma onayı ile birlikte Hizmet vermeye başlayan asansörün aylık bakımları yapılmış,bakım esnasında değişmesi gereken parçaları sözlü onayla değiştirilmiş, asma kata ilave asansör kapısı talebi sorunsuz şekilde montajı yapılarak yerine getirilmiş olduğunu,Her ay yapılan Asansör Bakım ve değişen parça bedellerinin tüm taleplerine rağmen ödeyeceğini belirterek sürekli öteleyen davalı şirketin, telefonlarına dahi cevap vermemeye başladığını ve kendilerinden talep edilmesine rağmen verilen hizmete ilişkin fatura bilgilerinin verilmesinden sürekli imtina edildiğini,Nihayetinde kendi gayretleriyle edinilen bilgilerle, davalı şirkete verilen tüm hizmetlere ilişkin olarak 03/01/2022 Tarihli, ------ Nolu, 21.240.-TL tutarlı E-Faturanın düzenlenerek Davalı Şirkete iletilmiş, davalı şirketçe bu faturaya itiraz edilmediği gibi iade faturası da kesilmemiş olduğunu, yapılan her işin Servis Formlarının özenle tutulup arşivlerinde özenle saklandığını ve ekte dosyaya sunulduğunu, Davalı Şirketçe işe başlanıldığı günden beri hiçbir şekilde ödeme yapılmadığı için servis bakım hizmetinin kesildiğini, Davalı taraftan faturaya konu hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle,alacağının tahsili amacıyla Davalı Şirket hakkında ..-----.İcra Md. ------ Sayılı Dosyasıyla 21.240.-TL Bedelli İcra Takibi yapılmış, ancak yapılan takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edilmiş olduğunu, başvurusu yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin davalı şirketçe katılımda bulunulmaması nedeniyle Anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu iddia ederek,
Davanın Kabulüne, Davalı-borçlunun vaki itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına,Davalının %100 icra tazminatına mahkumiyetine, Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı taraf eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ------. İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile yapılan incelemeler çerçevesinde yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda,6100 sayılı HMK’ nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, İcra Tazminatı
Talepleri ve Taleple Bağlılığın takdiri Mahkemeye ait olmak üzere,
Davacı Şirketin 21.240,00 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin, Davalı Şirketten Takip Tarihi itibarıyla, takip dayanağı yapılan faturadan kaynaklanan 21.240,00 TL asıl Alacak Bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edilmekle,Davacı Şirketin işbu davanın dayandığı takipte, takibine devam edebileceği Fatura Alacağının Talebi gibi 21.240,00 TL asıl alacak olabileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce itirazlar üzerine aldırılan bilirkişi ek raporu ile Mahkemece müzekkere yazılmak suretiyle dosyaya celp edildiği görülen Davacı Şirket BA/BS FORMU Beyanlarının 2023 yılına ait oldukları, oysa ki Takip/Dava konusu Faturanın “03/01/2022 T. ----- Nolu, , KDV Dahil 21.240,00 TL” E-FATURA olduğu,Ancak ve her halükarda Davacı Şirketçe düzenlenen Faturanın E-Fatura olması nedeniyle, aşağıda yer verilen VUK Genel Tebliği gereğince, şöyle ki;
“Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:----)’nde Değişiklik Yapılmasına
Dair 25.01.2021 Tarihli, ---- nolu ---- yayınlanan ----- Sıra Nolu tebliğde, Elektronik
belge olarak düzenlenen (e-fatura, e-arşiv fatura gibi) belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceklerdir.” Davaya konu “03/01/2022 T. ----- Nolu, KDV Dahil 21.240,00 TL” TUTARLI E-FATURA BA/BS FORMU Beyanına tabi olmamakla, Dosyaya celbi sağlanmış/sağlanacak BA/BS FORMU Beyannamelerinden huzurdaki davada hukuki bir yarar temin edilemeyeceği,Dolayısıyla, 22/05/2023 Tarihli KÖK Raporumda yer verdiğim tespitlerimi değiştirecek başkaca bir bilgi, belge vb. husus bulunmadığından, kök Rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynen korunmakta
olduğu hususu bildirilmiştir. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 21.240,00 TL alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.Takibe kadar işlemiş faize yönelik talep bulunmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince işlemiş faiz yönünden hüküm kurulmamıştır. Davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak bilirkişi raporu da hükme esas alınarak 21.240,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının -----. İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.450,90 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 256,53 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.194,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 256,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 337,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 442,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.942,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı şirket yetkilisinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!