T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/348
KARAR NO : 2024/27
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2022
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- 1992 yılında kurulduğunu,-----markası ile bilinen grup şirketine, kendi ürettiği kahve, çikolata, dondurma ve unlu mamullerin satışını yaptığını, müvekkil şirket de Ar-Ge çalışmalarına çok önem vermekte olup, davalı, ilk olarak grup şirketi olan ----Şirketinde, 08.06.2015 tarihinde ARGE Uzmanı olarak çalışmaya başladığını, 1.122016 tarihinden itibaren de müvekkil şirkette yine ARGE uzmanı olarak çalışmaya başladığını, davalı 25.09.2020 tarihinde ise, iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle tek taraflı şekilde feshettiğini, davalının, İş sözleşmesini feshettiği tarihte aldığı aylık , brüt ücreti 9.550-TL olduğunu davalının ARGE Uzmanı olarak, müvekkil şirketin, gizli bilgilerine vakıf olduğunu, davalı ARGE Uzmanı olarak, üretim süreçleri, üretim talimatları, üretim bilgileri, üretim formülleri, yeni üretim yöntemleri, ürün reçeteleri, üretim stratejileri, üretim aşamaları ve prosesleri, hammadde bilgileri, üretilen ürünler, işyerinde yer alan makine, teçhizat, üretim modelleri, tedarikçiler, üretime ilişkin yazılımlar gibi, müvekkil şirketin çok önemli ticari sırlarına vakıf olduğunu, davalı müvekkil - şirketin ticari sırlarına vakıf olduğundan, davalıdan, rekabet etmeyeceğine ve öğrendiği sırları saklayacağına ilişkin yazılı taahhüt alındığını, ancak Davalı rekabet etmeme borcuna aykırı hareket ettiğini, Davalının müvekkil şirketle arasındaki iş sözleşmesi sona erdikten sonra, müvekkil şirketin rakibi, aynı sektörde faaliyet gösteren, -------grubuna ait şirketlerden birinde, ARGE biriminde, aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, ---- Grubuna ait şirketler de, müvekkil şirket gibi, kahve, çikolata, dondurma ve unlu mamul ürünlerinin üretimi ve satışını yapmakta olup, müvekkil şirket ile rekabet içerisinde, Davalı, müvekkil şirkette olduğu gibi ----- Grubuna ait ----- işyerinde, ARGE ekibi içerisinde, görev yaptığını, davalının çalıştığı bölge ve pozisyonu müvekkil şirkette çalıştığı pozisyon ve bölge İle aynı olduğunu, davalının Müvekkil şirket ile arasındaki iş sözleşmesi sona erdikten sonra, müvekkil şirketin rakibi olan----Grubunda çalışmaya başlayarak, rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davrandığını, tüm bu nedenlerle Davalı, Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhüdüne aykırı hareket ettiğinden, şimdilik 30.000 TL tutarındaki ceza koşulunun, (ihtarnamenin tarihi olan) 01.12.2021 tarihinden itibaren,----- avans faizi oranında faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 09/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı ile arasındaki iş sözleşmesi sona ermiş olmakla, müvekkilin iş sözleşmesine aykırı herhangi bir davranışı söz konusu olmadığını, müvekkil ile davacı şirket arasındaki iş sözleşmesi sona erdiğini, müvekkilin sona eren iş sözleşmesine aykırı herhangi bir davranışı söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin herhangi bir ticari sırrına vakıf olmamakla, bu konuda da herhangi bir paylaşımı söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen gizlilik ve rekabet etmeme taahhüdü tamamen geçersiz olduğunu, kişinin ekonomik özgürlüğünü sınırlandıran rekabet yasağı bk m. 20 ve mk m. 23’e uygun olduğu sürece geçerli olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesi işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atılmaması şartıyla geçerli olduğunu, İşçinin iktisadi geleceğinin hakkaniyete uygun bir şekilde sınırlandırılması için rekabet yasağının zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılması esaslarına uygun davranılması da rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için uyulması gereken koşullardan birisi olarak kabul edileceğini, dava konusu düzenleme çalışma özgürlüğüne aykırı olmakla, müvekkili davacı firmaya mahkum etmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceğini, rekabet yasağının kararlaştırılabilmesi için işçinin müşterileri tanıması veya iş sırlarını öğrenmesi yeterli olmadığını, ayrıca bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zarar görmesi gerekeceğini, rekabet yasağının kararlaştırılabilmesi için, işçinin müşteriyi tanıma veya iş sırlarını öğrenme ile zarar arasında illiyet bağının olması gerektiğini somut olayda böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacı şirketin de zarara uğradığına dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; ----- ile davalı arasında imzalanan “Rekabet Etmeme Taahhüdünde” yer alan rekabet yasağının; davacının korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun ortaya koyamamış olması, rekabet yasağı konusunun (o şirketin veya şirketlerin iştigal konusu olan işle ilgili olarak Türkiye'de kahve, çikolata, kakaolu veya çikolatalı ürünler, dondurma ve soğuk içecekler ile benzerlerinin üretim, satış veya dağıtım işlerinden herhangi biri ile iştigal eden herhangi bir kişi, firma veya kuruluşta herhangi bir sözleşme ile veya sözleşme olmaksızın dorudan veya dolaylı olarak herhangi bir sıfatla çalışmayacağımı veya ortak olmayacağımı ) çok geniş olarak tespit edilmiş olması, sebebiyle rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğu kanaatine ulaşıldığı, rekabet Etmeme Taahhüdünde yer alan cezai şartın uygulanması için gerekli şartların oluşmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında "Ben davacı şirkette iş gelişme müdürü olarak halen çalışmaktayım 2011 yılında davacı şirkette işe başladım, davalı davacı şirkette çalışırken arge uzmanı olarak çalıştı ilk olarak fabrikada görev yaptı akabinde genel merkezde çalıştı tam hatırlamamakla birlikte davalı 2015 -2020 yılları arasında davacı şirkette görev yaptı davalının işten kendi isteğiyle mi ayrılıp yoksa işten çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir bilgim yoktur davacı şirket çikolata ve çikolatalı ürünler alanında faaliyet gösterir söz konusu iş kolu ülke genelinde -----bölgesi yoğunluklu olmakla İç Anadolu, Karadeniz ve Güneydogu Anadolu bölgelerinde faaliyet göstermektedir davalı arge uzmanı olarak çalıştığı için doğrudan şirketin ticari sırlarına hakim olmaz ancak ürün reçete bilgilerinin tamamına hakimdir, reçete bilgisi genel olarak üretilen ürünlerin içerik ve ham madde itibariyle hangi oranlar ve ham maddeler kullanılarak üretileceğine ilişkindir davacı da Arge alanında çalıştığı için bu reçete bilgilerine sahiptir ayrıca üretilen malın üretim sürecine ilişkin de bilgileri vardır, hatırladığım kadarıyla davalı gıda mühendisi idi çikolata alanında davacı şirkette işe başlayıp belirli bir süre çalışana kadar uzmanlığı yoktu ancak çalışması akabinde çikolata alanında belirli bir uzmanlığı oluştuğu kanaatindeyim ancak davalı gıda mühendisi olduğu için yalnızca çikolata alanında değil başka gıda ürünlerinde de arge uzmanı olarak çalışması mümkündür davalı yeni ürün geliştirilmelerinde de ve eski ürünlerin değiştirilmesi ve geliştirilmelerinde reçeteler itibariyle çalışırdı benim de imzalamış olduğum rekabet etmeme sözleşmem hatırladığım kadarıyla belirli bir süre tüm Türkiye geneli çikolata alanında faaliyet göstermemeye yöneliktir, ben davalının eski şirketinde ki bilgileri yahut reçete bilgilerini de kullanarak davacı aleyhine iş ve işlemlerde bulunduğuna ilişkin bir duyumum olmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında; "Ben davacı ---- 14 yıl satın alma bölümünde satın alma müdürü olarak çalıştım, davacı firmeya karşı açmış olduğum iş davamı kazanmış bulunmaktayım dosya istinaftadır, ben davacı şirketten kendi isteğim ile ayrıldım, davalı ise davacı şirkette yaklaşık 5 yıl kadar arge bölümünde çalıştı bu çalışmasının bir kısmını merkezde bir kısmını fabrikada çalıştı en son yaklaşık 3 yıl kadar merkez de görev yaptı, davacı firma, gofret çikolata sert şeker üretmektedir, rekabet yasağı sözleşmesi tüm çalışanlar için yapıldı, davalı arge alanında çalıştığı için şirkette üretilen ürünlerini ve formüllerini bilebileceğini düşünmekteyim, hatta ben bile bazı ürünlerin formülünü bilirim, davalı işten çıktıktan sonra ----- isimli firmada aynı görev tanımında ki işinde çalışmaya devam etti, davalının işten kendi isteği ile ayrıldığını, yeni ürün oluşturulmasına ve reçetesine ilk olarak üst düzey yöneticiler ve arge çalışanları karar veriyor ama ürün üretildikten sonra reçeteye hat operatörüde öğreniyor bildiğim kadarıyla ürün bazlı olarak şirket çalışanlarına ürünün sır olduğuna ilişkin bir bilgi veya belge verilmemekteydi davalı çalışmış olduğu tecrübelerini ve çikolata alınında bilinen ve diğer firmalarda da teamül olarak bilinebilecek basit reçeteleri bilebilecek konumdadır ve tecrübelerini çalışmış olduğu firma da da aktarabilir, davalı daha spesifik ürünlerinde reçetelerini hakimdir arge de çalışanlar ürün formülü ve reçetelerini bilmek zorundadır ayrıca daha spesifik reçeteleri de bilebilir ve mevcut çalıştığı firmada kullanabilme riski argede çalışan her çalışan için mevcuttur, arge bölümünün merkezinde yaklaşık 5 kişi vardır ancak davacının sahip olduğu firmada ve grup firmalarda söz konusu reçeteleri yaklaşık kırk elli kişi daha görmektedir sözleşme de tüm Türkiye de çikolata, kahve dondurma, soğuk içeçek vesaire iki yıllık çalışmama şartı uzun yıllar çikolata sektöründe çalışmış biri olarak başka sektörde çalışmayı zorlaştıran bir durumdu ayrıca çalışanlarda eski tecrübelerinin olduğu iş kollarında çalışmak istemektedirler, davalı --- da ve ----- firmasının -----iş yerlerinde çalışıyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık------ beyanında; "Ben davalıyı aynı fabrika da çalışmamız nedeni ile tanırım davalının çalıştığı zamanlar ben ------ firmasında teknik proses geliştirme (teknik operasyanlor arge müdürüydüm, davalı benim birimimde çalışmakta idi, davalıyla benim çalışmış olduğum birim mevcut ürünleri geliştirilmesi iyileştirilmesi, gramajları değiştirilmesi, hususlarında idi davalı hep aynı birimde çalıştı yeni ürün geliştirme arge bölümünde çalışmadı, söz konusu birim farklı bir birimdi, davalı davacının üretmiş olduğu marka ürünlerden dava dışı ---- de çalışmış olduğu süre boyunca piyasaya sürmedi, davacının üretmiş olduğu benzer ürünleri dava dışı -----istese zaten üretebilecek durumdaydı, bildim kadarıyla davalı davacının üretmiş olduğu ürünlerle ilgili ticari sırları kullanmadı, davalı arge uzmanıydı, kalıplı çikolatalı ürünler, bölümünde çalışıyordu davalı üretilen ürünlerin reçetelerini görebilmekteydi ve reçeteleri kendi alanındaki değiştirebilmekteydi örneğin çikolatanın ana reçetesini değiştiremiyordu ancak ham maddenin içine ek başka ham maddeler ekleyip çıkartıp revize edebiliyordu ancak söz konusu karar tek bir arge elamanın alabileceği nitelikte değildir ----- nezdinde konuşuyorum söz konusu firmanın davacı firmanın reçetelerini yahut ürün formüllerini kullanma ihtiyacı bulunmamaktadır, ----- nezdinde konuşuyorum söz konusu reçeteleri arge bölümünde 20-25 kişi görmekte idi üretim bölümünde de yaklaşık 50-80 ama bu rakamlar yaklaşıktır daha fazla ya da daha az olabilir, söz konusu reçetelerde gizli ibaresi yazmıyordu ve söz konusu reçeteleri yukarıda bahsetmiş olduğumuz kişiler görebilmekteydi, ayrıca davalı dava dışı ----- bünyesinde çalışırken önceki çalışmış olduğu formülleri kullanarak ------ nezdinde yeni bir formül geliştirme teklifinde bulunmadı diye hatırlıyorum piyasa da böyle bir ürün yoktur, davalı ----- fabrikasında çalıştı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Haksız rekabete ilişkin sözleşme maddesi yer ve süre açısından işçiye (davalıya) sınırlama içermektedir. Fakat 6098 sayılı TBK'nın 445/2. maddesi, aşırı nitelikteki rekabet yasağının bütün durum ve koşullar serbestçe değerlendirilmek ve özellikle işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim de hakkaniyete uygun bir biçimde göz önünde tutulmak suretiyle kapsamı ve süresinin hakim tarafından sınırlandırılabileceğini öngörmektedir. Davacı ile davalı arasında düzenlenen iş sözleşmesinin rekabet yasağı yer bakımından sınırlandırılmıştır.Davalının çalıştığı iş kolunun rekabet yasağı yasağı sözleşmesi ile ciddi anlamda sınırlandırıldığı da dikkate alındığında bu durumun davalı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde olduğu ve bu nitelikteki sözleşmelerin geçersiz olduğu da gözetildiğinde ayrıca davacı taraf davalının iş sözleşmesi kapsamında ihlal ettiğini öne sürdüğü fiillerinin neler olduğu tam anlamıyla somutlaştıramadığı salt davacı ile aynı veye benzer faaliyet alanında bulunan bir iş yerine girilmesi haksız rekabette bulunulduğunu kabul etmeye imkan verecek nitelikte görülmemiştir. Davalı tarafın davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının önemli bir zararına sebebiyet verdiğini ispat edemediği de dikkate alındığında yukarıda izah edilen tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Karar harcı 427,60 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 84,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!