T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/12
KARAR NO : 2024/196
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2022
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtarı olduğu 30.04.2016 keşide tarihli ----- nolu 25.000 TL bedelli çeke dayanılarak davalı şirket tarafından ------. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkili takibe konusu çekten kaynaklı herhangi bir borcumun bulunmadığını, müvekkilinin mal almak amacıyla söz konusu çeki davalı şirkete ciro ettiğini, ancak bu çek karşılığında mal teslim etme yükümlülüğünde olan davalı şirketin, buna mukabil müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediğini, işbu davanın niteliği gereği ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının söz konusu tacir çekine dayalı olarak müvekkiline mal verdiğini ve dolayısıyla aldığı çek bedelini hak ettiğini ispat etmekle mükellef olduğunu belirtmiş olup, davanın kabulü ile müvekkilinin ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında iddia edilen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvel ili yönünden takibin iptaline, davalının kötü niyetli olmasından dolayı davalı hakkında takip tutarının 9020'sinden aşağı olmamak Üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet üc! inin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın çekin bedelsizliğine ilişkin açıldığını, çekin bedelsiz olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, çekin soyut barç ikrarı içeren senet niteliğinde olduğunu, soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağını ispat etmesinin mümkün olmadığını, çekin borçlu tarafından müvekkiline alım satım ilişkisine istinaden ciro edildiğini, müvekkilinin senetten ötürü alacaklı olduğunu ispat bakımından ayrıca bir delil vasıtası sunmasına gerek olmadığını, davacının, senedin bedelsizliğine ilişkin olarak, önce müvekkilinin mal teslim etme yükümlülüğünü daha sonrasında da bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini ispatlamak zorunda olduğunu, ancak dosyaya herhangi bir delil ve emare sunmadığımı, süreci uzatmak ve müvekkilinin alacağının tahsilini engellemek amacıyla haksız yere bu davayı açtığını belirtmiş olup, haksız davanın reddine, davacının takip tutarının Y20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, çeke dayalı başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, davacı alacağı yönünden: davacı ve davalı şirketlere ait ticari defterler üzerinde herhangi bir incelemenin yapılamadığı, dosyaya sunulan Vergi Dairesi Müdürlükleri yazı cevaplarının incelenmesinde, davacı şirketin 2015 ve 2016 yıllarında işletme hesabına göre defter tuttuğu
ve BA-BS verme yükümlülüğünün bulunmadığının bildirildiği, davalı şirkete ait 2015 ve 2016 yılları BA-BS bildirimlerinin incelenmesinde, davacıya mal satışına ilişkin herhangi bir bildirim kaydının bulunmadığı, eş deşişle belirtilen dönemlerde davalının kendi vergi dairesi tarafından davacıya mal tesliminin yapılmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davacı, davalıya dava konusu çeki verdiğini, ancak ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı ise, Ticari ilişki neticesinde alacağı ortaya çıkan müvekkil tarafından alacağı ödenmediği için dava konusu çek keşide edilmiştir. Müvekkil şirketin mal teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia eden davacı taraf olduğunu savunmuştur.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu çekin buna karşılık verildiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, çekin karşılığı ürünlerin teslimi ile ilgilidir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. maddesindeki "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" hükmü uyarınca,. somut olayda davalı ticari ilişki karşılığında çekin verildiğini ikrar etmekle malları teslim ettiğini ispat etmek ispat yükü altındadır.
Bu kapsamda, Türk Borçlar Kanunun 207/2.maddesinde “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.”hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla satım sözleşmesinde karine olarak malın teslimi ile bedelin ödendiği kabul edilmelidir. Ancak somut olayda teslime ilişkin somut delil bulunmadığından, somut olayın özelliklerine göre söz konusu karinenin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Ayrıca, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan ''teslim'' hususunun ispatının teknik incelemeyi gerektirmesi sebebiyle uyuşmazlığın çözümü için gerekli olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 222. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosyaya sunmuş oldukları deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.TMK'nun 6 maddesi uyarınca; ispat yükünün ileri sürülen vakıadan lehine sonuç çıkartan taraf üzerinde olduğu, somut olayda davalının kendisine çekin ticari ilişkiye istinaden malın teslim edilmediğini iddia eden davacı ispatlamalı demek suretiyle malın teslim edildiğini dilekçeleri ile ikrar ettiği, ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının, bu savunmasını ispata elverişli delil sunmadığı, usul ve yasaya uygun hükme bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. hukuk dairesi----- Esas , ----- karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. hukuk dairesi ----- Esas ----- Karar )
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; -----.İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyasında takibe konu edilen düzenleme tarihi 30/04/2016 düzenleme yeri -----, olan 25.000 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Tarafların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.031,01 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 507,76 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.523,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 507,76 TL peşin harcı olmak üzere toplam 588,46 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 320,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.320,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!