WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/803
KARAR NO : 2024/449

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2020
KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhinde ----. İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyaları ile takibe geçildiğini, yapılan takiplerin müvekkilinin borçlu olmaması sebebi ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yan, müvekkiline ATM sistemi üzerinden kredi tahsis edilerek müvekkilinin hesabına aktarıldığını iddia ettiği kredi sebebi ile iş bu takiplere giriştiğini, müvekkilinin banka hesapları kontrol edildiğinde böyle bir kredinin kullanılmadığı açıkça görüleceğini, taraflar arasında yapılan --- Arabuluculuk Bürosu'nun Başvuru No: -----, Dosya No: ---- dosyası anlaşamamazlık ile sonuçlandığını, Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespit edilmesini, ----İcra Müdürlüğünün ----- . ve ----- Sayılı dosyaları ile başlatılan takiplerin iptaline, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmsine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız olan davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya, müvekkili banka ile imzalamış olduğu temel bankacılık sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını ve davacı bu kredileri kullanarak harcamalar yaptığını, buna karşın davacı müvekkili bankaya olan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine kendisinin bildirdiği adrese ihtarname gönderilerek hesapları kat edildiğini, davacı kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğinden aleyhinde ----.İcra-------sayılı dosyaları ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlattığını, davacı bu icra dosyaları ile takibe geçilmesinin ardından her iki dosya borcunu da müvekkili bankaya ödediğini, yukarıda açıklanan ve re’sen ele alınacak hususlar doğrultusunda, davacının açmış olduğu hukuka ve usule aykırı davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, bankacılık işlemleri nedeni ile yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.----- Tüketici Mahkemesinin 09.08.2021 Tarih, ----Esas ve ----- Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıda yazılı esasa kaydı yapılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen 06.04.2023 tarihli raporda özetle; "Davacıya kullandırılan ve----.İcra Dairesinin ---- sayılı takibe konu alacakla ilgili, keşide edilen ihtarname tebliğ şerhi ve kullandırım tarihinden takip tarihine kadar hesap ekstresi, TTK ise ödeme planı ve ödenen taksitleri gösterir hesap ektresi, davacıya kullandırılan ve ---İcra Dairesinin ------- sayılı takibe konu alacakla ilgili keşide edilen ihtarname, tebliğ şerhi ve kullandırım tarihinden takip tarihine kadar hesap ekstresi, TTK ise ödeme planı ve ödenen taksitleri gösterir hesap ektresi, diğer yandan davacıya kullandırılan kredilerin sözleşmenin 6.5 maddesi kapsamında kullandırıldı ise tüm kayıt, telefon görüşmeleri ve imzalanan sözleşmelerin hesaba alacak kaydedilen tutarların dekontlarının sunulması, 6.5. Alternatif Dağıtım Kanalları Üzerinden İşlem Yapılması: (b) Müşteri, Banka ATM'leri vasıtasıyla kullandırılacak Taksitli Kredi ve/veya Sektörel Krediler'e bağlı olarak Banka tarafından herhangi bir ıslak imzalı belge düzenlenemeyecek olması nedeniyle anılan ATM'ler tarafından otomatik olarak düzenlenecek olan ATM fişlerinin ve bu fişierin üzerinde yer alan tüm bilgilerin, bizzat kendisi tarafından incelenerek imzalanmış kredi belgeleri hükmünde olduğu, bu belgeler ikmal edildikten sonra mahallinde yapılacak incelemede açıklığa kavuşacağı cihetle, noksan belgelerin ibrazı hususununda; Mahkemeye bilgi verildiği, iş bu talep doğrultusunda 2 adet hesap ekstresi sunulduğu ve kredilerin ödeme planları ve kullanım talimatları ve davacıya kullandırılan kredilerin sözleşmenin 6.5 maddesi kapsamında kullandırıldı ise tüm kayıt, telefon görüşmeleri ve imzalanan sözleşmelerin hesaba alacak kaydedilen tutarların dekontlarının ve davacıya kullandırılan kredilerin sözleşmenin 6.5 maddesi kapsamında kullandırıldı ise tüm kayıt, telefon görüşmeleri ve imzalanan sözleşmelerin hesaba alacak kaydedilen tutarların dekontlarının sunulmadığından sağlıklı bir rapor hazırlanamadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen 06.07.2023 tarihli ek raporda özetle; Davalı banka vekilinden davaya konu davacının kullanmış olduğu kredilerin ATM den nasıl kullanıldığının tespiti, sözleşmelerin hazırlanması kredinin kullanımına nasıl onay verilerek davacıya nasıl kredi kullandırıldığı gibi bilgi ve belgelerin hazırlanmasını talep edilerek Genel Müdürlük nezdinde inceleme talebinde bulunulmuş ise de davalı banka vekilince mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere ---- şubesinde inceleme yapılması gerektiği bildirerek bizzat ---- şubesinde gidilmiş operasyon yetkilisinden kredilerle ilgili tüm belgelerin sunulmasının talep edilmiş, ancak yetkili şubede evrakların bulunmadığını bildirmesine karşın şubede tutanak düzenlenmiş, tutanağı Genel müdürlükten onay almadan imzalanamayacağı, onay alacağı kişininde o gün yerinde olmadığını bildirmesi üzerine olumlu olumsuz cevaplarınızı bekliyorum şeklindeki görüşme ile şubeden ayrılındığı, bu güne kadar da tutanağın gönderilmediği, dolayısıyla davalı banka alacağının varlığı tespit edilemediği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ----- Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (----- ). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (----). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer-----Somut olayda davalı banka tarafından davacıya ATM üzerinden kredi tahsis edildiği ve kredinin ödenmediğinden bahisle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yargılama devam ederken davacının icra tehdidi altına borcu ödediği eldeki menfi tespit davasının İİK 72/7. Maddesine göre istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerindedir. Alacağın varlığı ve ispatı için kredi evraklarını sunmak üzere davalı tarafa defaatle süre verilmiş, denetime elverişli kredi tahsis evrakları dosyaya sunulmamıştır, mahkememizce atanan bankacı bilirkişiye davalı kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş ise de davalı banka tarafından bilirkişi incelemesi için gerekli evraklar hazır edilmemiştir. Hal böyle olunca davalı banka alacağına ispat edebilecek somut bir delil ortaya koyamadığından davalı tarafından dosyaya ibraz edilen tahsilat makbuzları dikkate alınarak davacının icra tehdidi altında ödemiş olduğu paranın davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir. İİK. 72/5 maddesine göre; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.” hükmünü içermektedir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır.
Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebi de reddedilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalıya -----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası kapsamında ödenen 11.042 TL, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası kapsamında ödenen 6.884,45 TL olmak üzere toplam 17.926,45TL nin ödeme tarihi olan 06.08.2020'den itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 1.224,55-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 704,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 520,05-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 544,70-TL peşin nispi harç ve tamamlama harçları toplamı olmak üzere toplam 625,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 219,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.419,75 -TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.