WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/310
KARAR NO : 2024/499

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- plakalı --- model ---- marka ---- şasi numaralı araç, dava dışı ---- tarafından ---- ithal edilmiş, daha sonra piyasaya sürüldüğünü, ilgili aracın müvekkilinden önce dava dışı-------) tarafından satın alınmış ve son olarak da davalı ----- tarafından alındıktan sonra 04.07.2018 tarihinde müvekkiline satıldığını, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak” suçlarından yapılan soruşturma sonrası dava dışı ---- tarafından araç bedellerinin gümrüğe doğru ve gerçek olarak beyan edilmediği, gümrük kıymetlerinin gerçeğe aykırı olarak düşük beyan edilmesi suretiyle gümrük vergilerinin kısmen ödenmediği, bu sebeple ilgili suçlardan cezalandırılması gerektiği yönünde iddianame düzenlendiği ve ---- yetkilisi hakkında kamu davası açıldığı, ----- Ağır Ceza Mahkemesi’nin --- sayılı dosyasında ilgili araç üzerine tensip ara kararı ile 15.10.2020 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğunu, tedbirin halen devam etmekte olup her geçen gün müvekkili şirketin söz konusu araçta bulunan hukuki ayıp nedeniyle her geçen gün zararı artmakta olup, müvekkilin zararının aracın güncel rayiç değeri kadar olduğu hususunun da sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından -----. Noterliği'nin 10.12.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı yandan araç satışının iptali ile aracın güncel rayiç değerinin müvekkili şirkete ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından ---- Noterliği'nin 17.12.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı cevabı ile söz konusu taleplerin reddedildiğini, müvekkilinin dava konusu aracı davalıdan satın alırken aracın bedelinin gerçek ve doğru şekilde beyan edilmediği, gümrük vergilerinin eksik ödenmiş olduğu hususunda bilgilendirilmediğini, aracın bedelinin doğru şekilde beyan edilmemesi ve vergileri ödenmeksizin piyasaya sürülmüş olması nedeniyle araç üzerine tedbir konulması, Yargıtay kararlarına göre araçta gizli ve hukuki ayıp bulunduğunu gösterdiğini beyanla; araçtaki hukuki ayıp nedeniyle müvekkili şirkette oluşan zararların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL'sinin 18.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile yargılama gider ve vekalet ücreti ile arabuluculuk ücret ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ayıplı olduğunu iddia ettiği araca ilişkin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup kullanmak istediği seçimlik hakkı bildirmediği gibi söz konusu davayı kanunda belirtilen zamanaşımı süresi içerisinde de açmadığını, davaya zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin, ----- Noterliği'nin 10/12/2021 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ---- şase numaralı, ---- markalı ------ model aracın satışının, esaslı hata nedeniyle iptali ile aracın güncel rayiç değeri olan 1.500.000,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödenmesi ihtarında bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında gerçekleşen satışa konu ----- marka ---- model otomobilin suça konu olduğunu, sahte belgeler kullanılarak ithal edildiğini, ithalat sırasında gümrük vergilerinin eksik ödendiğini ve anılan suçlar nedeniyle ----Ağır Ceza Mahkemesi'nin ----. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve araç üzerine 15/10/2020 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu bildirmiştir. Somut olayda aracın satışında esaslı hata olduğu iddiasıyla aracın satışının iptali ve aracın güncel rayiç değeri olan 1.500.000,00 TL'nin 3 gün içinde davacı şirkete ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin de ----- Noterliği'nin 17/12/2021 tarih, ----- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle söz konusu aracın ----- Şirketi tarafından ithal edildiğini, aracın davacı şirkete satılmadan önce --- ---- satın alındığını ve müvekkil şirketin herhangi bir beyanname vermediğini ve gümrük vergisi ödemediğini, bu nedenle esaslı hata iddiasıyla fatura bedeli ile alakası olmayan 1.500.000,00 TL'nin davacı şirkete ödenmesi ihtarının TBK 227. Maddesine uygun haklardan olmaması sebebiyle hukuka aykırı olduğunun bildirildiğini, Davacı şirket ---- Noterliği'nin 10/12/2021 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle esaslı hata nedeniyle aracın rayiç değeri olan 1.500.000,00 TL'nin kendilerine iadesini talep ettiğini, davacı şirketin hukuki ve gizli ayıp olduğunu iddia ettiği kabul edilmeyen olguyu makul bir süre içerisinde müvekkiline, bildirmediğini, davacı şirketin, davadan önce veya dava dilekçesinde satış bedelinde indirim isteme hakkını kullandığını belirtmediğini, TBK ya göre Kanun maddesinde açıkça görüldüğü üzere alıcının sözleşmeden ayıp oranında indirim seçimlik hakkını kullanabilmesi için bu iradesini ihtar etmesi gerektiğini, ayrıca davacının talebinin TBK 227 kapsamında bir talep de olmadığını, davacı, aracı hukuki ayıplı hale getirdiği iddia edilen şerhin 15/10/2020 tarihinde konulmuş olmasına rağmen işbu hususun bu zamana kadar bildirilmediğini beyanla; davanın usul yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esas yönünden reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Ayıplı mal satışı nedeni ile oluşan zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminatdavasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Dava konusu aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması sonucu edinilen bilgiler ile günün ekonomik koşulları, aracın teknik özellikleri, model yılı, trafiğe çıkış tarihi itibarıyla yıpranma payı ve kıymetine tesir edebilecek diğer faktörler de dikkate alınarak yapılan değerlendirme, muadil araçların satış fiyatları, bu fiyatlar üzerinden pazarlık sonrası yapılabilecek indirim oranları dikkate alınması sonucunda; rapor tarihinde (Şubat -2023) dava konusu ----plaka numaralı----- marka / model aracın rayiç değerinin 1.700.000,00 TL (Bir Milyon Yedi Yüz bin lira) olduğu, dava tarihinde (29.04.2022) dava konusu---- plaka numaralı ------ marka / model aracın rayiç değerinin 1.200.000,00 TL (Bir Milyon İki Yüz bin lira) olduğu, araç satış tarihinde ( 04.07.2018) dava konusu ---- plaka numaralı ------ marka / model aracın rayiç değerinin 450.000,00 TL (Dörtyüz Elli bin lira) olduğu, Gümrük Mevzuatı Açısından, ---- Gümrük Müdürlüğü’nce ----- Vergi Kimlik Numaralı----- firması adına tescilli 02.08.2017 tarih ve ----- sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında, ---- ülkesinden 1 adet 8703.32.19.12.00--- pozisyonunda ---- Menşeli ticari tanımı --- Model ---- Otomobil isimli aracın ithalatının yapıldığının görüldüğü, ilgili serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı aracın şasi numarasının beyannameye göre ---- olduğu, beyannamede beyan edilen şasi numarasının davaya konusu aracın şasi numarası ile aynı olduğu, dava konusu ----- şasi numaralı aracın ilk ithalatı esnasında, araca tahakkuk eden vergiler toplamının Özel Tüketim Vergisi hariç 25.552,11 TL olduğu, ---- Gümrük Müdürlüğü’nce ---- Vergi Kimlik Numaralı ----. firması adına tescilli 02.08.2017 tarih ve ----- sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi kapsamında, ithalatı yapılan dava konusu aracın ilk ithalatı esnasında, düşük vergi ödenmesi, eksik vergi ödenmesi veya hiç vergi ödenmemesinden dolayı oluşan/oluşabilecek kamu zararından aracın Türkiye’ye ilk ithalat işlemini yapan, Gümrük Kanunu’na göre, Gümrük Yükümlülüğü (vergileri ödeme zorunluluğu) doğduğu anda, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu olan kişinin (gerçek veya tüzel kişi) evraklara göre; davalı ---- Vergi Kimlik Numaralı -----. firması olduğunun tespit edildiği, dava konusu aracın ilk ithalatı esnasında beyan edilen gümrük kıymetinin, Gümrük Müfettişlik Makamı tarafından yapılan sonradan kontroller neticesinde, aracın ilk ithalatı esnasında düşük kıymetten beyan edilerek ithalatının yapıldığının tespit edilmiş olduğu ve aracın ilk ithalatını yapan firmanın ----Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ----- Esas sayılı dosya ile yargılandığının anlaşıldığı, toplu değerlendirme yapıldığında dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının ayıba bağlı zarar tazmin hakkını kullanmış olduğu, bu durumda TBK m. 112 hükmünün uygulama alanı bulacağı, aracın üzerindeki kayıt nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın ispata muhtaç olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.Somut olayda davacı taraf dava dilekçesi ile davalıdan 04/07/2018 tarihinde satın aldığı ----- plakalı aracın kıymetinin gümrüğe gerçeğe aykırı bildirildiği ve gümrük vergilerinin kısmen ödenmediği, bu sebeple ------- Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir konulduğunu, uğradığı zararların giderilmesini istediği görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu aracı ilk ithal eden dava dışı ----- ise de davacının kendi akidinin davalı taraf olduğu, aracı davalıdan aldığı dikkate alındığında uğramış olduğu zararı genel hükümlere göre davalıya başvurabileceği anlaşılmıştır. (--- BAM ---- HD----- Sayılı Kararı)Davacının ihtiyati tedbir sebebiyle uğramış olduğu zararının tespiti için mahkememizce bilirkişi raporu alınmış ise de davacının uğramış olduğu somut bir zararı tespit edilememiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde dava tarihi itibariyle verilmiş bir müsadere kararı vs . de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı taraf zarar iddiasını dava tarihi itibariyle ispat edememiştir.Mahkememizce davacı vekiline ön inceleme duruşmasında zarar talebinin oluşturan alacak kalemlerini belirlemek ve netice-i talebini somutlaştırmak için süre verilmiş ise de davacı vekili tarafından talep açıklama dilekçesi ile sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla uğradığı zararın ve munzam zararın tahsilini talep ettiği görülmüş ise de dava dilekçesinde sözleşme seçimlik hakkının kullanılmadığı, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre seçimlik haklarına dair bir talebi olmadığı TBK 227/2 gereğince genel hükümlerine göre tazminat talebinde bulunduğu anlaşıldığı, bir ıslah dilekçesi de sunmadığı, talep konusunun talep açıklama dilekçesi ile değiştirilemeyeceği anlaşıldığından ve zarar olgusu ispat edilemdiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88-TL harcın mahsubu ile artan 426,28-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.