WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/449
KARAR NO : 2024/144

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 14/07/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ---- Şubesi ile dava dışı ----- arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden borçluya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine sözleşmenin bankaya vermiş olduğu yetkiye istinaden kredi hesabı kesilerek -----Noterliği'nin 20.11.2019 tarih----- yevmiye nolu ve 09.10.2019 tarih ------- yevmiye nolu ihtarnameleri ile 238.556,62.-TL ve 2.481.914,22.-TL tutarındaki borcun ferileriyle birlikte ödenmesi borçlulara ihbar ve ihtar edildiğini, ihtarname neticesinde borçlular tarafından ödeme yapılmaması nedeni ile------.İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyası ile 2,892.292,20.-TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, borçluların söz konusu dosyaya itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davalılar tarafından -----.İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı dosyasına yapılan itirazın fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydı ile iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itirazda bulunan davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili her bir davalı yönünden sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya konu takipte borçlu ----- gözükmekte olduğunu, ancak dosyaya ------Mamüllerinin imzaladığı hatta bazılarında----- Mamülleri şirketi borçlu gözükürken----- Pazarlamanın kaşesi olduğunu, kısacası huzurdaki davanın dayanağı hangi sözleşme olduğunun belirsiz olmak ile birlikte sözleşmelerde hukuka aykırılıklar olduğunu, bu nedenle davacı bankaya öncelikle dava konusu iddia olunan alacağın dayanağı sözleşmelerin hangi sözleşmeler olduğunun açıklattırılmasına ve davacı tarafından yapılacak açıklamadan sonra tarafımıza beyanda bulunmak üzere süre verilmesini talep ettiklerini, bunun haricinde açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilinin yaptığı itirazda haklı olduğunu, şöyle ki; davaya konu icra takibine dayanak genel kredi sözleşmelerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, söz konusu sözleşmelerin bu hali ile Borçlar Kanunu'nun 583.maddesine aykırı olduğunu, müvekkilin iddia edilen genel kredi sözleşmesine konu borç sebebi ile kefaletinin geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini, dosyada bulunan sözleşmelere bakıldığında, kefalete ilişkin kısımların davacı banka tarafından sonradan doldurulduğunun görüldüğünü, Borçlar Kanunu'nun 583. Maddesinin "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklinde olduğunu, bu düzenleme karşısından davacının davaya dayanak takibe konu genel kredi sözleşmelerindeki kefalete ilişkin kısımları incelendiğinde davacı bankanın bu kısımları doldurduğunu, kefalet azami miktarı, kefalet tarihi, müteselsil ifadesi ve diğer tüm yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu hali ile söz konusu kefalet Borçlar Kanunu'nun 583. Maddesine aykırı olup geçersiz bir kefalet olduğunu, davacının kanunen gerekli olmayan kefalet sözleşmesine dayanarak müvekkilinden hak talebinde bulunamayacağını, kısacası müvekkilinin davacı bankaya borcu olmadığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği şartlarda kefalet sözleşmesine imza atmadığını, yetkilisi olduğu ----şirketi için Genel Kredi Sözleşmesine imza attığını, ------ şirketinin de zaten davacının iddia ettiği miktarda davacıya bir borcu olmadığını, ----- İle-----Şirketinin ticari defter ve kayıtlarında yapılacak incelemede de bu hususu açıklığa kavuşacağını, bu nedenlerle müvekkili tarafından yapılan itiraz hukuka uygun olduğunu, diğer yandan müvekkilinin gayri nakdi borç sebebi ile sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğini, bir an için kefaletin geçerli olduğu düşünülse de gayri nakdi borç sebebi ile müvekkilinin sorumlu olacağına dair bir yükümlülük yer almadığını, davacı bankanın bu talebi de hukuka ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, öte yandan müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmemek ile birlikte istenilen faizin de çok fahiş olduğunu, faize de itiraz ettiklerini tüm bu nedenlerle davacı bankanın hukuken geçersiz bir sözleşmeye dayanarak müvekkili hakkında takip başlatmakta kötü niyetli olduğu için %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden dava dışı -----ticari sicil kayıtları getirtilmiş, -----. İcra Dairesi'nin -----Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmiş, ----- Şirketi, -----Bankası Anonim Şirketin,-----Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, ----- Şirketi,----- Şirketi, ---- Noterliği, ----- Noterliği, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi ve----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nden davalıların imza ve yazı örneklerinin bulunduğu evrak asılları istenilmiş gelen belgeler dosya arasına eklenmiş, dosya grafoloji uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilerek Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü kasasında bulunan 09/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin kefalet hükmünde yer alan "kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve kefalet türü" yanında yazılı yazıların davalıların eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçlunun itirazının iptali davasıdır.
Davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu hakkında-----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibi yolu ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalı borçluların süresi içinde borca itiraz ettikleri, takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde, takibe dayanak 09/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin kefalet hükmünde müteselsil kefaletin geçerliliği için gerekli; kefalet tarihi, kefalet miktarı ve müteselsil kefilliğe ilişkin el yazısı ibarelerin müvekkillerine ait olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak kredi sözleşmesinin düzenlendiği 09/07/2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1. Maddesine göre; kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Sözleşmede davalıyı sorumlu kılan imza ve az yukarıda bahsedilen ibarelerin davalıya ait olduğunu ispat yükümlülüğü davacı alacaklıdadır.Davalı tarafın yazının kendilerine ait olmadığı yönündeki savunmalarına istinaden Mahkememizce; öncelikle üzerindeki yazı inkar edilen 09/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi aslı teslim alınarak yazı işleri müdürlüğü kasasında muhafaza altına alınmış, yazıyı inkar eden asilerin huzurda imza ve yazı örnekleri alınmış, yazılarını inkar eden davalıların, belgenin tanzim tarihinden önceki veya en yakın tarihte attığı imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği resmi ve özel kurumlardan yazı ve imza örnekleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; Mahkememizce ayrıntılı ve denetimine elverişli bulunarak, hükme esas alınan 19/01/2024 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre inceleme konusu 09/07/2015 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi aslının 34. Sayfasında kefil olunan azami miktarı gösteren yazı ve rakamlar, kefalet düzenleme tarihini belirten rakamlar ile kefalet türünü gösteren yazıların mevcut mukayese yazı ve rakamlarına kıyasla davalı ... eli ürünü olmadığı, inceleme konusu 09/07/2015 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi aslının 37. Sayfasında kefil olunan azami miktarı belirten yazı ve rakamlar, kefalet düzenleme tarihini gösteren rakamlar ile kefalet türünü belirten yazıların mevcut mukayese yazı ve rakamlarına kıyasla davalı ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği; dolayısıyla takibe dayanak 09/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalet hükmünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1. Maddesine aykırı olduğu ve dolayısıyla geçerli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davalıların takibe yaptıkları itirazın yerinde görülmesi nedeniyle sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-)Davalıar kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 282.614,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-)Karar kesinleştiğinde-----. İcra Dairesi'nin ------ esas dosyasının ve mahkeme kasasında bulunan tüm evrak asıllarının iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.