WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/390
KARAR NO : 2024/123

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2021
KARAR TARİHİ : 16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının fotovoltaik ve güneş pili gibi ürünlerin üretimini ve satışını yaptığını, müvekkil şirketin söz konusu faaliyet kapsamında kullanılmak üzere davalı ----- firmasından kaliteli ve hiçbir sorunla karşılaşılmayacağı yönündeki beyanları ile ---- firmasının yönlendirmesi ile, firmanın ----- bayisinden silikonları satın aldığını, Müvekkil şirketin normal şartlarda panel üretiminde kullandı --- çeşidinin---- Marka beyaz silikon olduğunu, Ancak davalı şirketlerden satın alınan silikonun---- silikon olduğunu, söz konusu arasında açıkça görülebilen şekilde renk farkının olduğunu, müvekkil şirketin 25.000 adet paneli bu gri silikon ile üreterek, üretilen panelleri Türkiye'nin dört bir yanına satmış ve sevk etmiş olduğunu, satış ve sevk sonrası çeşitli sahalardan müvekkil şirkete şikayetlerin gelmeye başladığını, şikayetler artmaya başlayınca sahada yapılan incelemelerde, beyaz silikon ile montajı yapılan ürünlerde sorun olmadığının, gri renkli silikonlarla yapılan montaj ve bağlantı kutularında ise kırılmaların ve /veya çatlamaların meydana geldiğinin tespit edildiğini, kutularda meydana gelen hasarların gri silikondan kaynaklandığının, davalı ----- adına incelemeye katılan mühendis tarafından da kabul ex , Ürünün kullanıldığı bağlantı kutusunun güneş panelinin arkasına monte edilen ve panel tarafından üretilen elektrik enerji n toplanarak sisteme aktarılmasını sağlayan önemli bir parça olduğunu, bu nedenle bağlantı kutularının en ufak bir şekilde zarar görmesinin, kırılmasının ya da çatlamasının içlerine su almasına, panelin çalışmamasına ve büyük maddi zararlara neden olacağını, ürünün kullanıldığı ----- zararının toplam 37.882,89 TL olduğunu, davalıların ayıplı mal üretim ve satımından dolayı uğranılan zarardan sorumlu olduğunu beyan etmiş olup bu kapsamda Davalılardan satın alınan ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle ürün bedel iadesi olan 46.729,07TL.nin, Ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine ilişkin olarak 37.882,89TL.lik maddi tazminatın ödenmesini, Davacının ticari itibarının uğradığı zararın telafisini sağlamak için 200.000TL.lik manevi tazminatın ödenmesini, alacaklara dava tarihinden itibaren en yüksek banka faizinin uygulanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından satın alınan ürünler ayıplı olmadığını, müvekkil şirket tarafından üretilen ----- ürünü, solar sektöründe pek çok ülkede yüksek miktarlarda kullanılan bir üründür ve şimdiye kadar hiçbir şikayet alınmadığını, Bu ürünlere ilişkin olarak müvekkil aleyhine açılmış bir dava bulunmadığını, ---- Ürünü,----- tarafından teknik spesifikasyonlara uygun olarak ----- üretilen ürün olduğunu, dava dilekçesinde; normalde ----- marka beyaz silikon kullanmakta olduğunu ifade eden davacı, devamlı kullandığı rakip ürünü tedarik edemediği için, acil ihtiyacı nedeniyle, tesisinde hiçbir test dahi yapmadan ve müvekkile de yapıştırma testi yapacak zaman tanımadan, dava konusu ürünleri alarak üretim sisteminde değişiklik yapmadığını, Davacının, basiretli bir tacir gibi hareket etmediği ve acelesi nedeniyle kusurlu davrandığını, Davacı, kendi kusurunun bedelinin davalı müvekkilden talep edemeyeceğini, Yapılması tavsiye edilen testleri, zaman olmadığı gerekçesiyle, ürünün uyumluluğunu test etmeden ----- ürününü kullanan davacı firma söz konusu zarardan tek başına sorumlu olduğunu, zira silikon üreticisi olan müvekkilin, test yapılmadan, bu sistemde ne şekilde bir değişikliğe sebep olacağını bilmesi mümkün olmadığı gibi; piyasada satılan tüm plastik ürünler ile uyumluluk testi yapması da mümkün olmadığını böyle bir yükümlülüğü ve taahhüdü de bulunmadığını, davacının bu acelesi ve basiretsiz davranışı nedeniyle, doğabilecek olumsuzlukları göze aldığı kuşkusuz olduğunu----- Sulh Hukuk Mahkemesi ------. Sayılı dosyada belirlenen keşif günü ve akabinde alınan bilirkişi raporu taraflarnıa tebliğ edilmemiş olup; rapordan tespit isteyen (davacı) tarafından yapılan -----Arabuluculuk Bürosu------ Nolu başvurusunun arabuluculuk görüşmeleri sırasında haberdar olunmuş ve rapora itiraz edildiğini, Davacının iddiaları, tanıkla ispata elverişli olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Davacının, “ayıp” dolayısıyla - Davalılardan - satın alınan - ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle ürün - bedel iadesi ” olan 46.729,07TLnin, Ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine - ilişkin -olarak 37.882,89TL lik maddi tazminatın ödenmesini, davacının ticari itibarının uğradığı zararın telafisini sağlamak için 200.000TL.lik manevi tazminatın ödenmesini, talep ettiği, Davalının davacıya teslim ettiği ürünlerin kusurlu olup olmadığı, ürünlerdeki ayıbın açık ayıp veya gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı; maddi zararın oluşup oluşmadığı” hususunda: dosya muhteviyatındaki bilirkişi tespit raporları, deliller, tanık beyanları ve ürünlerin teknik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ----- marka silikonlarda gizli veya açık ayıbın olmadığı, ürünün ayıpsız olduğu, dava konusu hasarın sebebinin ----- marka ürünlerin kullanıldığı iklim şartlarına, kullanılma alanına ve kullanım amacına teknik özelliklerinin uygun olmamasından kaynaklandığı Davacı tarafın yeni kullanacağı dava konusu ürünlerin ihtiyacına özgü teknik özelliklerde olmasına dikkat ederek, ürünü kullanım alanında test ederek seçmesi gerektiği halde, bu konuda davalının mail yolu ile davacıyı uyarmasına rağmen yapacağı işin teknik şartlarına uygun olmayan bir ürünü, test etmeksizin kullanmasından dolayı olan zarardan sorumlu olduğu, davalının ürününün ayıplı olmamasından ve davacıyı ürünleri test etmesi gerektiği konusunda uyarmasından dolayı olan zararda sorumluluğunun olmayacağı, Davacı “davalılardan satın alınan . Borcun ifa edilmemesi, sözleşmeye aykırılık, sözleşmenin sonlandırılması halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/1? hükmünün atfıyla “kıyasen” uygulama alanı bulan TBK m. 58/1” hükmüne göre manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektği; açık kanun hükmü bulunmadıkça ki hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın mevcut olması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunması gerektiği; Sözleşmenin sonlandırılması/borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/I hükmüne atfi dolayısıyla manevi zararın tazmini talebinde bulunulabilecekse de Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere üzüntünün manevi tazminat gerektirebilmesi için “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; dolayısıyla üzüntü, acı, izdırap, vb. duygülar, kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “mal varlığı hakkının ihlali sonucu” doğduğundan ve TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, . Manevi tazminat talep edilebilmesi için TBK m. 58 hükmünce sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunlu olup, somut olayda borca aykırı bir davranışla manevi zararla (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem, üzüntü, ızdırap) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı olması gerektiği", Hal böyle olmakla HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığını; ayrıca tüm bu açıklamalar çerçevesinde dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi Zarara uğrayıp uğramadığı, aranan şartların oluşup oluşmadığı (teknik incelemede ayıbın bulunmadığı tespit edilmekle) yönündeki değerlendirmenin TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran mahkememize ait olduğu ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle ürün bedel iadesi olan 46.729,07TL.nin” ödenmesini talep etmiş olup — yukarıdaki teknik inceleme neticesinde ayıbın bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğundan davacı alıcının, ayıbın bulunmaması sebebiyle ayıptan sorumluluğa ilişkin olarak “ödenen bedelin iadesini” TBK m. 229/1,b.1* hükmünce sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılmasının bir sonucu olarak talep edemeyeceği.“Davacının ayıp mal teslimi nedeniyle manevi zarara uğrayıp uğramadığı; bedel iadesinin talep edilip edilemeyeceği” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmeler neticesinde; Davacı “alıcı”nın, TBK m. 219' vd. hükümlerinde düzenlenen satış sözleşmesi sorumluluk (ayıba karşı tekeffi öncelikle “ayıbın varlığının” mevcut olmasının gerektiği ancak yukarıdaki teknik inceleme neticesinde ayıbın bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğundan davacı alıcının, ayıptan sorumluluğa ilişkin olarak maddi-manevi zarara uğradığı söylenemeyeceği, söylenemeyeceği, Davacı, ayıp dolayısıyla itibarının zedelendiğinden bahisle manevi zarara uğradığı manevi zararının tazminini talep etmekte olup . Borcun ifa edilmemesi, sözleşmeye aykırılık, sözleşmenin sonlandırılması halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/1? hükmünün atfıyla “kıyasen” uygulama alanı bulan TBK m. 58/1” hükmüne göre manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın mevcut olması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunması gerektiği; Sözleşmenin sonlandırılması/borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/I hükmüne atfi dolayısıyla manevi zararın tazmini talebinde bulunulabilecekse de Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere üzüntünün manevi tazminat gerektirebilmesi için “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; dolayısıyla üzüntü, acı, izdırap, vb. duygülar, kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “mal varlığı hakkının ihlali sonucu” doğduğundan ve TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, Manevi tazminat talep edilebilmesi için TBK m. 58 hükmünce sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunlu olup, somut olayda borca aykırı bir davranışla manevi zararla (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem, üzüntü, ızdırap) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı olması gerektiği', Hal böyle olmakla HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığını; ayrıca tüm bu açıklamalar çerçevesinde dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi Zarara uğrayıp uğramadığı, aranan şartların oluşup oluşmadığı (teknik incelemede ayıbın bulunmadığı tespit edilmekle) yönündeki değerlendirmenin TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran mahkememiz ait olduğu ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle ürün bedel iadesi olan 46.729,07TL.nin” ödenmesini talep etmiş olup — yukarıdaki teknik inceleme neticesinde ayıbın bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğundan davacı alıcının, ayıbın bulunmaması sebebiyle ayıptan sorumluluğa ilişkin olarak “ödenen bedelin iadesini” TBK m. 229/1,b.1* hükmünce sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılmasının bir sonucu olarak talep edemeyeceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Duruşmada dinlenilen tanık -----beyanında "Ben davalı----yapının---- özel müşteri bölge müdürü olarak görev yapmaktayım davacı şirket davaya konu edilen silikonların öncelikle beyaz rengini talep ettiği elimizde ilgili ürünün beyaz renginin bulunmaması nedeni ile gri rengi olduğunu belirttik yaklaşık bir hafta sonra davalı ----yapı ile iletişime geçerek elimizde bulunun gri renkteki silikonların kendilerine fatura edilmelerini talep ettiği, davalı şirkette bayi üzerinden satış yapması gerektiğinden söz konusu işlemlerin yapılması için bayimiz olan davalı----- ticarete durumu bildirdi ----ticaret üzerinden ürünlerin satışı davacıya yapıldı davacı ürünleri temin ederken söz konusu silikonları güneş enerji panellerinin---- yapıştırılması için kullanacağını bildirmişti ürünün ilk kullanımına ilişkin davacıya mail ile gerekli bildirmeyi yaptım ilk kullanımda talepte bulunmaları halinde fiziki olarak ta tarif edeceğimi bildirdim ancak ürünün acil kullanılması gerektiğinden ve ürünün nasıl kullanıldığına hakim olduklarını davacı yan tarafından bildirildiğinden ürünün ilk kullanımında davalı firma olarak bulunmadık ürünün satışından yaklaşık 2-3 ay sonra ürünle ilgili davacı şirkte tarafından şikayette bulunuldu ürüne ilişkin resimler gönderildi yapıştırılan ---- ku-tularının kapaklarının kırıldığı tespit edildi kırılan kapakların silikon ile temas etmeyen yerlerde olduğu ------ güneş enerji panellerinin bulunduğu tarlada tespit edildi karşılıklı numunelere alındı hatta davalı şirket----- ürünü test etti herhangi bir şekilde kapaklarda kırılma meydana gelmedi ayrıca davacının da yapmış olduğu teste kapağın kırılmadığı tarafımıza bildirildi aynı ürünü farklı kolda çalışan başka bir firmaya da sattık herhangi bir problem yaşamadık ----- tespit etmiş olduğumuz ---- kutularında ki kırılmalar yoğun olarak başka bir firma tarafından üretilen kutu başlıklarından vardı biz meydana gelen kırılmaların davalının üretmiş olduğu silikonlardan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır, Tanık cevaben biz numune olarak gri renk elimizde bulunmadığından gönderemedik ancak aynı ürünün beyaz rengini gönderdik bu süre zarfı içerisinde ziyaretleşmeler ve telefon görüşmeleri yoğunlaştığından davacı tarafından yapılan teste kullanılan silikon nedeni ile söz konusu üründe bir problem yaşanmadığının telefon ile teyit ettim test sonuçlarının mevcut olup olmadığını teknik personel daha detaylı bilecektir Davacı firma dört farklı markaya ilişkin ---- başlığı kullanıyordu bunlardan iki tanesi yerli iki tanesi yabancı idi kırılmalar yoğunlukla tekbir marka da gerçekleşmiş idi diğer markalarda kırılma yaşanmamıştı, Davacı firma ürünü temin ederken aceleleri olduğunu beyan ettiler biz ürünü test etmeleri gerektiği hususunda bilgilendirdik zira her zeminin ürünle bütünleşmesi farklılık arz etmektedir ancak davacı yan test yaptırmayacağını beyan etti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında; "Ben söz konusu ürünler satıldığı zaman davalı ---- teknik servis müdürü idim ancak şuan da satış pazarlama müdürü olarak görev yapmaktayım, söz konusu ürünlerle ilgili şikayeti satış müdürünün bir gece ----- üzerinden göndermiş olduğu 40 adet fotoğraf doğrultusunda öğrendim ertesi gün ya da bir gün sonra şikayete konu güneş panellerinin bulunduğu----güneş tarlasında keşif için bulunduk yanımızda davalı şirket temsilcisi veya ortağı bulunan -----isimli şahıs bulunmakta idi ayırca kullanılan 4 farklı kapakta kırılmaların yaşandığı ----firmasından da personel bulunuyor du dört farklı firmadan üç farklı markada herhangi bir kırılma yaşanmamıştı ancak -----firmasının üretmiş olduğu kapaklarda kırılmalar gözlemledik olay anında kırılmanın neden kaynaklandığını çözemedik daha sonra test yapmak için----- firmasına ait güneş panellerinden numune aldık hem Türkiye de hem---- test yaptık kapaklar da herhangi bir kırılma yaşanmadı davacıya da test yaptırması için numune gönderdik davacının da gönderilen numunelere ilişkin yapılan teste herhangi bir sorunu yaşamadığını telefon vasıtası ile öğrendik keşif esnasında görmüş olduğumuz kırılmalar silikon ile temas etmeyen yerlere ilişkindi söz konusu kırılmalara davalı şirket tarafından üretilen silikonun sebep olmadığı kanaatindeyim Ben yapılan teste kullanılan ürünlerin gri olduğunu hatırlıyorum ancak emin değilim yapılan teste hangi ürünün kullanıldığı yazılıdır ancak farklı renk kullanılmış olsa ide muhteviyatı aynıdır "şeklinde beyanda bulunmuştur.Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---- beyanında; Ben ---- Firmasında teknisyen olarak çalışmaktayım. Ben enerji kurulum ve bakım işleri yapıyorum. ----davacının üretmiş olduğu Güneş Panellerinin satmış olduğu panellerde bir problem olmuştu. Panelleri ---- sahasında kullanılan panellerdi. Silikon renkleri panellerde birbirinden farklıydı. Gözümle gördüm. Beyaz silikonlu panellerde sorun yokken. Gri silikonlu paneller çatlamış durumdaydı. ---- Bu panelleri kabul etmediği için davacı ------ geri aldı. Ve beyaz silikonluları -----verdi. Ben davalı iki şirketi tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesince dinlenilen tanık -----beyanında "----- genel müdür yardımcısı olarak çalışmaktayım, tam tarihini hatırlamamakla birlikte çalıştığım firmada güneş paneli üretmek için kullandığımız silikonların tarafımıza teslim edilememesi üzerine, ayrıntılı araştırmalarımız sonucunda yine güneş panellerinde kullanılmak üzere silikon üretimi yapan --- -yaklaşık 21.000-22.000 tane güneş paneli üretimi için silikon sipariş ettik, silikonlar tarafımıza teslim edildi, güneş panellerini üretip davaya konu silikonları kullanarak panellerin arkasına monte edilen bağlantı kutusu ile birlikte yaklaşık 20 farklı müşterimize teslimat sağladık, bu güneş panellerinden satın alan müşterilerimiz elektrik üretmektedirler, ancak teslimattan 15-20 gün kadar sonra müşterilerimizden şikayet gelmeye başladı, bağlantı kutularının kırıldığına dair bize bilgi verildi, bunun üzerine bağlantı kutularını temin ettiğimiz firma olan ----- İle şikayet olan sahalara gittik, bu sahalarda hem önceden kullandığımız ve rengi beyaz olan silikonlu güneş panelleri hem de davalı ----- temin ettiğimiz gri renkli silikonlu güneş panelleri mevcuttur, ----temin ettiğimiz silikonla üretimini tamamladığımız ve bağlantısını yaptığımız bağlantı kutularında kırılmalar olduğunu gördük, bağlantı kutularından değil kullanılan silikondan kaynaklı kırılmaların olduğunu anladık, kutuların teminini yapan firma da ayıbın kendileri ile ilgili olmadıklarını söyleyerek sahalardan ayrıldı, akabinde ----- ile durumu görüştük, birlikte 5-6 farklı hem kendilerinden satın aldığımız hem de önceden temin ettiğimiz silikonların kullanıldığı sahayı birlikte gezdik, başlarda zararımız neyse gidereceğine ilişkin söylemlerde bulunmakta iken yaklaşık 5-6 ay geçmesine rağmen herhangi bir tazminde bulunulmadığı gibi yapacakları bir şey olmadığını söyleyerek çalıştığım firmanın zararını karşılamadılar, ilk şikayetin yapıldığı -----sahada müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için tüm panelleri değiştirmek zorunda kaldık, diğer sahalardaki sıkıntılar ile ilgili bilirkişi raporu ile tespit yaptırdıktan sonra tamir edebildiklerimizi edip geri kalanının değişimini sağladık, tüm bunlar davacı şirkete maddi zarar olarak külfet getirmiştir, ayrıca bu paneller 10 yıl işçilik, 25 yıl performans garantilidir, ileride bu sebepten çıkacak bir zarar olma ihtimali de büyüktür, ben yaklaşık ne kadar maddi zarar oluştuğunu şu an için bilemiyorum ancak 50.000,00 dolar civarında en azında masraf yapıldığından haberdarım, ayrıca bu olayın sektörde duyulması nedeniyle birçok iş kaybedip manevi olarak da şirket zarara uğramıştır, ayrıca var olan müşterilerimizle de sıkıntı yaşadık, örneğin ---- firma bizleri çok zorladı ve bu nedenle tüm panelleri yeniden imal etmek zorunda kaldık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık-----beyanında "Ben davacı şirkette yaklaşık 7 yıldır teknik servis sorumlusu olarak çalışmaktayım, benim davaya konu olan silikon alım satım işi ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur ancak yaklaşık 2 yıldır satılan ürünlerde silikon kaynaklı şikayetler gelmeye başladı, müşterilerden şikayetler geldiği taktirde biz ürün başına giderek gerekli incelemeleri yaparak şikayeti çözmek üzere görev yaparız, şirkette önceki dönemde ---- marka beyaz silikon kullanılmaktaydı, daha sonra ----- marka gri renkli silikon kullanılmaya başlanıldı, önceki dönemde üretilen ürünler silikon malzemesi karışık bir şekilde üretilerek satılmış, şikayetler geldikten sonra yaptığımız incelemede ----- marka silikon kullanılan üretimlerde herhangi bir sorun olmadığı, ----marka silikon kullanılan ürünlerde ise bir çok şikayet bulunduğunu tespit ettik, örneğin üretilen ürünlerde ---- kartı isimli bir ürün bulunmaktadır, bu ürün silikon ile montaj yapılır,----- marka silikon sıcak havalarda gevşeme ve soğuk havalarda sertleşme yapıyordu, ayrıca içinde bulunan kimyasallardan kaynaklı olarak ---- kartında kapağında çatlama ve kırık meydana getiriyordu, şikayetlerden dolayı ben-----sahalarında tespit için gittim, -----ilindeki sahada ----- değiştirmek suretiyle müşterinin şikayetini giderdik, ancak diğer sahalarda iş sahibi panellerin tamamının değişmesini talep etti, bu talebi ile birlikte bizi sahadan kovdu, panellerin de maliyetleri yüksek olduğundan dolayı bunun karşılanması davacı şirket açısından oldukça külfetlidir, biz ----- sahasında yeniden taktığımız -----montajını önceden kullandığımız ----- marka silikon ile gerçekleştirdik, o dönemde üretimimiz fazla olduğundan dolayı ve ----- marka silikon yurt dışından tedarik edildiğinden dolayı muadili olarak ----- marka silikonlar alınmış, şikayetler sonrası yapılan masrafların tamamı davacı şirket tarafından karşılanmıştır, bu şikayetlerden dolayı piyasada davacı şirketin itibarı çok zedelenmiştir, bundan dolayı piyasada iş bulmakta zorlanmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında "Ben-----Merkezde ------ firmasında dava tarihi itibariyle kalite müdürü olarak çalışıyordum. Firma olarak -----üretimi yaparak davacı firmaya satıyorduk. Bizim sattığımız ürünü davacı firma ürettiği güneş panellerinin arkasına monte ediyordu. Daha sonra bu şekilde monte edilmiş güneş panelleri sahaya gönderilerek montajları yapılıyordu. 2020 yılının Mart ayında davacı firma bize ürettiğimiz ürünün kapaklarının kırıldığını, çatladığını bildirdi. Bunun üzerine sahada inceleme yaptık. Kapağın kırık ve çatlak olan ürünleri inceledik. Ürünlerin kapağını açtığımızda kapağın iç bölgesinde bir takım dairesel izlerin olduğunu gördük, bu şekilde izin olmaması gerekirken izin olması nedeniyle araştırma yaptık. Yaptığımız araştırmada ürettiğimiz ürünün güneş paneline yapıştırılması sırasında davacı firma tarafından davalı ----- firmasından temin ettiği gri renkli silikon kullanılan panellerde ortaya çıktığını tespit ettik. Beyaz silikon kullanılanlarda herhangi bir kapak kırığı ve çatlağı yoktu. Durumu davacı şirkete bildirdik. Davacı şirket tarafından silikon temin edilen davalı -----yapıya durum bildirilmiş ----- yapı ilk önce kendi sattıkları üründe herhangi bir hata olmadığını, hatanın bizim ürettiğimiz üründe olduğunu bildirmiş, bunun üzerine ----- yapı yetkilileri ile birlikte tekrar saha incelemesi yaptık. Bizim ürettiğimiz ürünü üreten rakip firmaların ürünleri de sahada incelendi. Onlarla da gri silikon kullanılanlarda da aynı şekilde ürünlerde sorun meydana geldiği tespit edildi. Davacı firma güneş panelleri monte ettiği, diğer sahalarda da kendileri inceleme yapmışlar oralarda da aynı sorununu ortaya çıktığını davacı firma yetkilerinden duyduk, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava ve cevap dilekçeleri , bilirkişi raporları, celp edilen deliller, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacı yanın basiretli bir tacir şeklinde haraket etmekle yükümlüğü olduğu ve satın alınan ürünlerin kulanılacağı bölgenin iklim koşullarına uygun olup olmadığını tespit yahut teyit edip akabinde ürürü satın alması gerektiği ayrıca davacı şirketin faaliyet konusu da gözetilerek ayıba konu durumun araştırılması halinde bilebilecek donanıma ve altyapıya sahip olduğu kanaatine varılarak bilirkişi raporu ile dava konusu ----- marka silikonlarda gizli veya açık ayıbın olmadığı, ürünün ayıpsız olduğu, dava konusu hasarın sebebinin -----marka ürünlerin kullanıldığı iklim şartlarına, kullanılma alanına ve kullanım amacına teknik özelliklerinin uygun olmamasından kaynaklandığı tespit edilmekle davacı yanın söz konusu bu durumu göz ardı ettiği bu nedenle alıcının ayıbın etkisini tam olarak bilebilecek konumda olduğu ve meydana gelen zarara katlanması gerektiği kanaatiyle mahkememize sunulan raporun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği anlaşılarak hükme esas alınarak açılan maddi ve manevi tazminat davanın ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispat edilemediğinden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.860,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.432,87‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini maddi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'nin 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini manevi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'nin 10/3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekiline ( e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.